Zaman öyle bir şeydir ki, bazılarına yıllar bile yetmez iz bırakmaya… Ama bazıları vardır, bir buçuk yıl gibi kısa bir sürede bir ömrün emeğini verir, adeta kendini feda eder. Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel de işte tam böyle bir lider.
Göreve geldiği günden bu yana, enkazdan devralınan bir şehirde umut inşa etmek kolay değildi. Ne yollar düzgündü, ne altyapılar ayakta kalmıştı. İnsanların umudu yıkılmış, şehir adeta sessizliğe bürünmüştü. Ama o, bu sessizliği duymadı. O, insanların içindeki feryadı duydu. Ve bir gecede değil ama her gece, her gündüz biraz daha çalışarak bu feryadı umuda çevirdi.
Sadece bir başkan gibi değil, bir işçi gibi, bir mühendis gibi, bir vatandaş gibi çalıştı. Şehrin suya muhtaç mahallelerinde, kimsenin gitmediği köy yollarında, gece yarısı fuar alanlarında hep onun izine rastlamak mümkündü. Su olmayan yerlere su gelsin diye gecesini gündüzüne kattı. Sadece masada imza atan bir yönetici olmadı; çamura da girdi, toza da, sıcağa da, soğuğa da.
Ağustos sıcağı bastırdığında, şehir biraz nefes alsın diye geleneksel Ağustos Fuarı’nı başlattı. Ama bu bir etkinlikten fazlasıydı. Halkın yüzüne umut, esnafa kazanç, çocuklara mutluluk getiren bir buluşmaydı. Görgel ve ekibi o fuarı sanki bir şenlik değil de bir yaşam projesi gibi sahiplendi. Günlerce uykusuz kaldılar, sadece bir geceyi değil, koca bir yazı halk için adamaya söz verdiler. Ve verdikleri sözü tuttular.
Belki kimse bilmiyor, belki de kimse fark etmiyor ama bir buçuk yılda Fırat Görgel yalnızca yorulmadı. Bir anlamda çöktü. Her şeyini, hatta bazen sağlığını, bazen sevdiklerine ayırması gereken vakti bile bu şehre verdi. Çünkü o, “önce halkım” dedi. Çünkü o, koltukta oturmak için değil; halkın kalbine dokunmak için seçilmişti.
Bugün şehrin sokaklarında bir çocuk gülüyorsa, bir yaşlı “su geldi” diyorsa, bir esnaf “Allah razı olsun” diye dua ediyorsa, bu Fırat Başkan’ın alın teridir. O, makam odalarında değil, halkın arasında, sorunların tam ortasında, çözümün tam içinde çalıştı.
Bir buçuk yıl sonunda yorgun bir adam görüyoruz belki ama aynı zamanda dimdik duran bir vicdan, kararlılıkla bakan bir göz, hizmet için çarpan bir yürek görüyoruz. İşte bu yüzden Fırat Görgel, sadece bir başkan değil; bu şehrin sesi, nefesi, umudu, yükünü omuzlayan evladıdır.
Kıymetini bilmek boynumuzun borcudur.