Meteorolojiden Çifte Uyarı Meteorolojiden Çifte Uyarı

Arş. Gör. Erözgür, “Beslenme düzenimizin eski haline dönmesi için besin tüketimine dikkat etmek gerekir” dedi.

Beslenmeyi; sağlığı korumak, geliştirmek ve yaşam kalitesini yükseltmek için vücudun gereksinim duyacağı besin öğelerinin yeterli miktarda alınıp vücutta kullanılması olarak tanımlayan Arş. Gör. Erözgür, besinlerin bileşiminde bulunan ve farklı görevleri olan besin öğelerinin; karbonhidratlar, proteinler, yağlar, vitaminler, mineraller ve su şeklinde gruplandığına vurgu yaptı.

Sağlıklı ve üretken olarak uzun süre yaşamak için bu öğelerin her birinden günlük alınması gereken miktarın bilindiğini kaydeden Arş. Gör. Erözgür, şöyle konuştu:

“Besin öğelerinin yetersiz alımı durumunda vücut çalışmasında aksamalar olur. Ramazan ayı boyunca oruç tutan kişilerde günlük alınan enerjinin düşmesi ve sıvı tüketiminin de azalması sonucu metabolizma hızı yavaşlar. Açlık sırasında insülin salınımı azalır ve yenilen yemeğe, insülinin yanıtı yüksek olur. Uzun süreli açlık sonrası vücudumuz tüketilen besinden gelen besin ögelerini daha fazla depolamaya çalışır.

Vücut ağırlığında artış veya ağırlık kaybı olan kişilerin de öğünlerini kademeli olarak düzenlemeleri gerekir. Sağlığın devamlılığı için günlük enerji gereksinimini karşılayan, vitamin ve mineral içeriği yeterli, uygun oranda protein, yağ ve karbonhidrat içeren, zengin ve renkli beslenmeliyiz.”

 

RAMAZAN BAYRAMI’NDA BESLENME ÖNERİLERİ

Ramazan Bayramı’nda da dengeli ve yeterli beslenmek gerektiğine dikkat çeken Arş. Gör. Erözgür, bayramda aşırı yemek tüketmenin sindirim sistemi sorunlarına ve kan şekerinin hızlı yükselmesine, bunun da çeşitli rahatsızlıklara yol açabileceğini belirtti. 

Özellikle diyabet, kalp ve damar hastalıkları gibi kronik hastalığı olanlar ile özel beslenme tedavisi uygulanan kişilerin uyguladıkları beslenme düzenine bayram süresince de devam etmesi gerektiğinin altını çizen Arş. Gör. Erözgür, bayramda beslenme önerilerini şöyle sıraladı:

“-Bayram sabahı hafif bir kahvaltı ile güne başlanmalı, yağlı ve ağır besinler tüketilmemeli,

-Sindirim sisteminin düzenli çalışması ve kabızlıktan korunmak için lif içeriği yüksek sebze, meyve ve kuru baklagillerin tüketilmeli,

-Ramazan ayı boyunca kaybettiğimiz sıvıyı yerine koyabilmek için günde en az 2-2,5 litre su tüketilmeli, gazlı, asitli ve şeker içeriği yüksek içecekler yerine bitki çayları, sade maden suyu, ayran veya kefir tercih edilmeli,

-Hamurlu ve şerbetli tatlılar yerine sütlü veya meyve tatlılar tercih edilmelidir.”

Editör: Haber Merkezi