Mesleği boyunca birçok kariyer günlerine katılan ve izleyenlere yaşamından kesitlere yanında gazeteciliğe dair hatıralarını da anlatan Fiskeci’nin bu kez adresi Okul Müdürlüğünü Mehmet Eroğlu’nun yaptığı Dulkadiroğlu İlçemizdeki TOKİ Duran Karabuğaş Anadolu Lisesinde öğrencilerle bir araya gelen yılların tecrübesi Mehmet Fiskeci, öğrencilere yaşamından kesitler yanında, gazeteciliğe dair yaşadığı hatıralarını anlattı.
İlkokula Maraş’ta başlayıp İslahiye’de tamamlayan, Ortaokulu İt Tepesi’nde bitiren, akabinde Ticaret Lisesinden 1969 yılında ‘orta’ derece ile mezun olan, mezun olur olmaz Uzunoluk’ta, Sütçü İmam Çeşmesi arkasındaki Engizek Gazetesinde (Memleket Gazetesi-Bu meslekte ilk patronum merhum Nadire Tolun idi) yazmaya başlayıp, Çorum ve Muş askerliği sonrası girdiği Sümerbank Sanayi Müessesene işçi olarak girdi, bilahare memur olarak yaşamını sürdüren, bu arada gazetecilikten kopmayan, ülke genelinde birçok dergide yazıları çıkıp, o dergilerin temsilciliğini de yapan, yine uzun süre TRT Muhabirliği görevini ifa eden Mehmet Fiskeci, ısrarlı ve istikrarlı çizgide yaşam mücadelesini sürdüren nadir gazetecilerden biriydi.
ADIYAMAN’DA HAKYOL GAZETECİ VE SÜMERBANK’A GİRİŞ
Babasının mesleği gereği Adıyaman Sümerbank’a giriş hikayesini anlatırken şunları söyledi; “Sıratut Mahallesinde, merhum terzi Mahmut Allahverdi’nin sahibi olduğu HAKYOL gazetesinde yazmaya başladım. Bu arada, futbola olan yakınlığım sebebiyle Ardıyaman futbol sahasında bireysel çalışırken, yanıma kelli felli birisi yaklaştı. Adımı, ne iş yaptığımı sorunca korktum. Herhalde dedim, yazılarımdan dolayı beni içeri atacaklar, bu adam mutlaka emniyetten biri’ diye düşündüm. Titreyerek adımı ve nereli olduğumu söyledim. Bana; Ayak bileklerine hakimsin, futbolu biliyorsun, bizim takımda oynamak ister misin?’ değinde rahatlamış, o şaşkınlıkla ‘tabi ki, oynarım’ demiştim.
Kabul ettim ve beni Adıyaman Sümerspor’a dahil ettiler, antrenman bitince de daktiloyu 10 parmak yazmam sebebiyle Ticaret Servisi’ne emanet ettiler. Masa başında, memur gibiydim. Ama işçi kadrosunda.
MARAŞ 1. NOTERLİĞİ, GAZETECİLİK VE SÜMERBANK
TOKU Duran Karabuğaş Anadolu Lisesinde öğrencilerin de sorularını cevaplayan yılların deneyimi ismi Fiskeci, gazeteciliğe dair anılarını da paylaşmadan yapamadı.
Askerlik dönüşü 1,5 yıl da Maraş 1. Noterliğinde (Sahibi merhum İhsan Hüdayioğlu idi) katip olarak da bir hizmete sahip Fiskeci, çalıştığı kurumlar yanında gazetecilik mesleğinden hiç kopmadı.
Fiskeci, işçi olarak girdiği Sümerbank’ta önce memur, sonra muhasebe şefi, nihayetinde de muhasebe müdürü olarak memuriyetini devam ettir, sırasıyla Adıyaman – Kahramanmaraş – Van (Müessese Müdürü İsmet Dağlı’yı pinponda yendiği için lojman verilmemiş, o sinirle tayinini istemişti) – İstanbul – Nevşehir ve Erzincan’dan sonra tekrar memleketine dönmüş, 1995 yılında emekli olmuştu.

ERZİNCAN’DA RECEP YAZICIOĞLU EFSANESİ
1993 yılı Erzincan depreminin hemen ardından doğunun en güzel illerinden Erzincan’a tayini çıkan Fiskeci, (lojmanda geçen 3 yıl ve yaşadığım deprem) efsane vali Recep Yazıcıoğlu ile tanışma, çok ama çok sohbet etme imkânı bulmuştu. O efsane ve dürüstlük abidesi Vali’nin, dönemin parti il başkanına, ‘Başkan, Başkan, Erzincan’ı yönetmeyi bize bırak, sen git siyasetini dışarıda yap’ dediği unutulmaz hatırayı öğrencileri ile paylaşmayı unutmadı.
Merhum Vali, korumasız gezer, pazar alışverişini eşi ile yapar, bisikleti tercih edip, Müessesedeki lokalimize de bisiklet ile gelirdi. Hoş sohbet biriydi. Ama dik konuşurdu, siyasilere çok dokunması ile ünlü olduğunu bilmeyen yoktu. Gözünü budaktan sözünü dudaktan esirgemezdi. Eyvallahsız adamdı.
Nur içinde yatsın!

EMEKLİLİK SONRASI AKTİF OLARAK GAZETECİLİK
1995’teki emekliliği ardından kendini tamamen yazılı basına veren duayen isim Mehmet Fiskeci, uzun süre TRT muhabirliği yaptı. Hısımı Fatih Nalbantbaşı (depremde hayatını kaybetmişti) ile birlikte çıkarttığı Cemiyetin Sesi Gazetesi ardından, Cesur Sürücü Kursuna ait kendine ait Cesur Haber haftalık gazetesini basın camiası ile tanıştırdı. 19 hafta çıktı bu gazete.
Sonra, bugün dahi yaşamını sürdüren kentin en verimli, en çok okunan gazetesi MANŞET’i çıkarttı. 80 hafta haftalık, sonra da günlük olarak çıkarttığı gazeteyi DEKA’ya devrederek kendi gazetesi olan KİMLİK’i yazılı basın camiasına girdirdi.
DEPREM SONRASI BİTEN YAZILI BASIN VE İNTERNET GAZETECİLİĞİ
6 Şubat depreminde çok kimse gibi yıkım yaşayan, depremde birçok hatıra eserlerini ve anılarını kaybeden Fiskeci, deprem sonrası şehri terk eden grafikerlerin ayrılması, gazete basacak matbaa kalmaması sebebiyle, ki ekonomik nedenler de bunda en büyük etken, birçok meslektaşı gibi kendini internet gazeteciliğine bıraktı.
Duayen gazeteci, öğrencilerle ‘İçimizden biri’ sosyal sorumluluk projesi olan buluşmaya maraskimlik.com yazarlarından Elife Ayva ve Mustafa Arguz ile katılmış, öğrenciler ve öğretmenler bu buluşmadan keyif almış ve memnun olmuşlardı.
Halen yaşamından kesitlerin de aktarıldığı ülkede, Maraş’ta yaşanan ilginç hadiseleri 3 cilt halinde yazmayı sürdüren Fiskeci, öğrencilerle sohbetin ve hatıra fotoğrafı çektirmenin ardından Okul Müdürü sayın Mehmet Eroğlu ve okul öğretmenleri ile bir de hatıra fotoğrafı çektirmeyi ihmal etmedi.
Bizleri kabul eden okul yönetimine ve sıkılmadan dinleyen sevgili öğrencilere teşekkür ediyoruz.





