Hafta sonunda Ak Partili milletvekilleri Mahir Ünal, Sıtkı Güvenç ve Yıldırım Ramazanoğlu, MADO Evinde basınla bir araya geldi.
Her zaman olduğu gibi deyim yerindeyse toplantının moderatörü, Ak Parti Grup Başkanı Mahir Ünal’dı.
Şimdi öncelikle şunun altını çizelim: İstisnalar kaideyi bozmaz ama genel olarak bu kentte görev yapan basın mensupları, Mahir Ünal’a karşı çok mesafeli ve soğuktu ya da bunu tersten okursak aslında Ünal kentin basınına karşı böyleydi.
Biraz daha geriye gidersek aynı şey Yıldırım Ramazanoğlu içinde geçerliydi ama o bu olayı daha kısa bir zamanda toparladı ve geçtiğimiz yıldan bu yana ikişer üçer kişilik gruplar halinde eli kalem tutanlarla akşam yemeklerinde bir araya gelerek kısa zamanda negatifi pozitife çevirmeyi başardı.
Yani doğru politika ile Ramazanoğlu’da anlaşılır hale geldi.
Geçtiğimiz ramazan ayına kadar bizim tanıdığımız veya aslında tanımadığımız Mahir Ünal, bir “ice father” görünümündeydi ve bize öyle lanse edilmişti. Sonrasında basınla bir araya gelmeye, önemsemeye başlayınca, önemsenmeye de başlandı.
İşte en son yapılan toplantı…
Medyada çıkan ve özellikle de başta Mustafa Şirin ve Akif Arslan’ın yazılarını okumanızı dilerim. Bu her iki arkadaşta Ünal’a karşı çok çok mesafeliydi ve beni mazur görsün arkadaşlarım ama biraz da sevgisizlikte vardı. Şimdi bu toplantının ardından yazdıkları yazıları okursanız nasıl pozitifleştiklerini çok rahat görebilirsiniz.
Olay şu: Siyaset sanatını, insan kazanımı, yürek ve hizmet kazanımı diye tanımlarsak doğru bir tanımlama yapmış oluruz. Siyaseti, akılcı politikalarla iletişimin en ince kurallarıyla şekillendirebilirsiniz. Her şeyden önce insana ulaşacaksanız. İnsana dokunmalısınız. Onun gözbebeklerine bakmalısınız. Onun yüreğine inmelisiniz. Bu bakış açısıyla siyaset bir sanat işidir. Hassasiyet ister, zarafet ister, feraset ister.
İşte bu toplantıda Ünal bunu yaptı ve herkesin gönlünü kazandı.
EKSTRA BİR ŞEYLER BİR ŞEYLER BEKLİYOR SEÇMEN
MİLLETVEKİLLİĞİ Belediye Başkanlığına hiç mi hiç benzemez. Bunu defaeten www.marastimes.com daki Politika Caddesi köşemizde yazdık. Milletvekili aday olurken belediye başkan adayı gibi projelerle de aday olmaz. Milletvekili, kentin sivil toplum örgütlerinden, odalardan ve en başta da partisinin il teşkilatından gelen projelerin takipçisi olurlar, onları çözüme kavuştururlar.
Peki Kahramanmaraş’ta bu misyonu üstlenenler var mı?
Maalesef Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Kemâl Karaküçük dışında kucağında proje ile vekillerin kapısına dayananı biz görmedik.
Oysa Tayyip Erdoğan gibi dünyaya “rol model” bir liderin olduğu partinin taşra teşkilatları da ona ayak uydurmaya çalışabilen insanlarla dolu olması gerekmez mi?
Sorarım, mesela partinin herhangi bir yönetim kurulu üyesi kendi şahsi işleri dışında yaşadığı kenti için bir proje üretip vekillerin yanına gitmiş midir?
Ya da bu kentin Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı ufak tefek kişisel işlerin takibi dışında bir ARGE çalışması yaptırıp bunu vekillere sunmuş mudur?
Ne yazık ki bu iki sorunun karşısına da kocaman bir “HAYIR” yazabilirsiniz!
Kızmayın, vekilleri suçlayalım ama iğneyi de kendimize batıralım!
Şimdi buradan vekillerimize ve en başta da Ünal ve Ramazanoğlu’na seslenmek istiyorum. Çünkü birisi Grup Başkan Vekilliği gibi partinin genel başkandan sonra TBMM’deki en güçlü ismi, diğeri de Başbakanın Danışmanı vekil.
Biz, Kahramanmaraş’a bir hizmet gelmiyor demiyoruz. Elbette sağlıkta, eğitimde, ulaştırmada vs. önemli çalışmalar yapılıyor, buna eyvallah ancak Kahramanmaraşlı seçmen böylesine güçlü milletvekillerinin olduğu bir kentte ekstra bir şeyler bir şeyler görmek istiyor. Kabul edersiniz ki, rutinin dışında bir şeyler yapacak güçtesiniz.
Teşkilattan ya da STK’lardan tayin, terfi, işe alım talepleri dışında bir şey gelmiyorsa da bunu böyle kabullenerek siz harekete geçmelisiniz.
Belki ukalalık sayacaksınız, belki “cahil” diyeceksiniz ama yol, su, elektrik gibi rutin hizmetleri vekil Ahmet olsa da yapar, Mehmet olsa da yapar.
Elbette size “Boğaziçi köprüsü yapın”, “deniz getirin” demiyoruz ama işte 24 ile dünya standartlarının bile üstünde yapılan stadyum gibi…
Kent merkezine öyle bir devlet projesi uygulayın ki, “İşte güçlü vekillerin olduğu kent” ayrıcalığını yaşatın bize…
Yaşatın ki, aradan 40 yılda geçse “İşte bunu falanca milletvekillerimiz yaptıydı” dedirtecek şekilde adınız da yaşasın.
Sizlere proje sunmak haddimiz değil ama isterseniz onu da yaparız!
TOPLANTIDAN NOTLAR
*Toplantıya İl Başkanı Fatih Erkoç ve Merkez İlçe Başkanı Necati Okay'ın yanı sıra Gençlik Kolları İl Başkanı Av. Fırat Görgel, İl Genel Meclisi Başkanı Mustafa Özsoy, Türkoğlu Belediye Başkanı Mustafa Taşhan, Elbistan Belediye Başkanı Av. Durmuş Küçük, bazı parti yöneticileri ve Mahir Ünal'ın olduğu her yerde "olmazsa olmaz" durumundaki müteahhit İdris Tezcan'da katıldı. *İdris Tezcan, daha önceki bir köşe yazımızda yazdığımız, "Daha önce Nevzat Pakdil'le yakındı, hep onun yanındaydı, şimdi Ünal nerede Tezcan orada” yorumumuza ve "İdris Bey durakta otobüs beklemez, gelen ilk otobüse biner gider" sözümüze çok alınmış. *İl Başkanı Fatih Erkoç'u ilk kez bu kadar özenli giyinmiş gördük. Nedeni acaba vekillerinin şıklığı mıdır? *Adı, yeni kurulacak iki ilçeden birine belediye başkan adayı olarak geçen Merkez İlçe Başkanı Necati Okay, her nedense çok fazla düşünceli ve durgundu. *Mahir Ünal ve Yıldırım Ramazanoğlu hep ön planda görünse de herkesin abisi, dostu kardeşi rolündeki kişi yine de Sıtkı Güvenç'ti. *İl Kongresi yapıldığından bu yana bilmem kaçıncı kez basın sorumlusu değişti. Partinin yeni basın sorumlusu, adı Büyük Birlik Partisi ile özdeşleşen, eğitimci Muharrem Erantepli Hoca olmuş. *Bazen düşman gibi bir tavır alsa da Uğur Dilipak sanki biraz daha ılımanlaşmış ve Şirinler'deki sevimlilerden biri gibiydi. *Gençlik Kolları İl Başkanı Av. Fırat Görgel, aslında toplantının dikkat çekmeyen yıldızıydı. Gerek üniversitede ve gerekse parti içindeki gençlik içerisinde itibarın zirvesinde. Sokakta, çarşıda pazarda, Gençlik Kolları, il ve ilçe teşkilatından daha çok tanınıyor. İnşallah ayağının altına sabun konulmaz!
DİPNOT: Milletvekili Yıldırım Ramazanoğlu’nun dile getirdiği ve bizim de sık sık köşemize aldığımız “Maraş Silikon Vadisi” konusuyla alakalı olarak ALARKO Holding Başkanı İshak Alaton’dan çok güzel bir mektup aldım. Sonrasında Yıldırım Beyle birlikte İstanbul’da kendisini ziyaret etmek için tarih de belirledik ancak ben kalkmayan uçağın azizliğine uğradım, gidemedim. Yıldırım Bey gitti, görüştü.
Hem Alaton’dan gelen mektubu hem de Yıldırım Beyin ziyaret bilgilerini de birkaç güne kadar yazacağım. Y.A.