Hasta Memnuniyeti ve Şehir Hastaneleri

Her hizmet sektöründe olduğu gibi sağlık kurumlarında da hasta memnuniyeti büyük önem arz etmekte.

Bir hastanın beklentisi, hastalığının doğru tanısı ve doğru tedavisi ile sınırlı değil. Hastaneye adım attığı ilk andan itibaren güler yüzlü hizmet ve yönlendirme bekler. Fiziksel hastalığının tedavi edilmesini beklerken yıpranmış olan ruh sağlığı da biraz fazla ilgiye muhtaçtır. Sağlığın korunması kadar hastalığın tedavisi ve hastanın moral motivasyonunun yüksekliği de o denli önemlidir.

Üç beş yıl öncesine kadar insanlar tedavi için özel hastaneleri tercih ediyorlardı. Tabi maddi durumu iyi olanlar. Ancak şimdi kamuoyunda genel bir algı var, devlet hastanelerinde de özel hastaneler gibi hizmet sunuluyor.  Alo 182’den ya da internetten Merkezi Hekim Randevu Sisteminden (MHRS) tercih ettiğiniz hekimden randevunuzu alıp, beklemeden muayene olabiliyorsunuz.

Yaşlı annem ve babam olduğu için çok sık hastaneye giden biriyim. Gerek rutin kontrolleri gerekse de acil ihtiyaç durumlarından dolayı. Şehir merkezindeki özel hastaneler dahil KSÜ Tıp Fakültesi ve Necip Fazıl Şehir Hastanelerinin tamamına gittim ve hizmet aldım. Özel hastaneleri ayrı tutmak gerek, elbette hasta memnuniyeti olacak. Ancak Necip Fazıl Şehir Hastanesi gerçekten özel hastanelerden daha da iyi hizmet veriyor. Acil servis hizmetinden tutun, poliklinik ve yataklı hasta servisleri mükemmel hizmet veriyor. Diğer yandan film, röntgen, tahlil işlemleriniz de zamanında yapılıyor. Yığılma yok, stres yok.

Doktorlar, hemşireler, tüm çalışanlar çok nezaketli ve güler yüzlü hizmet sunuyorlar. Bilgili, nitelikli ve becerikli çalışanlar var. Temiz bir ortam. Refakatçının da rahat edebileceği imkan. Çünkü hasta kadar refakatçi de yoruluyor.

Eskiden serviste yatan hasta yakını hastane yemeğini yiyemezdi ama şimdi tam tersi. Hastanın diyet durumuna göre ayrı yemek, refakatçıya ayrı yemek. Tatlısı ve meyvesine kadar. Üstelik lezzetli ve hijyen.

Hep eskilerle kıyaslıyorum ama mecburen. Önceleri hemşirelere insanlar soru soramazdı. Sorsalar da ya cevap alamazlardı ya da azarlanarak cevabı alırlardı. Şimdi gözlemleyin, hemşirelerin hastalara yaklaşımı sanki kendi yakınlarına bakıyorlarmış gibi. Tatlı dil güler yüz.

Tabi bu mükemmel hizmetin arkasında iyi bir yönetim var. İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Ali Nuri Öksüz ve Necip Fazıl Şehir Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Vehbi Şirikçi’nin haklarını teslim etmek gerek.  Hastaların beklentilerini araştırmışlar ve memnuniyeti artırmak için büyük özveri ile çalışmışlar.

Gözlemliyorum vatandaşlar hastaneden; “Yok böyle hizmet, Allah devlete zeval vermesin” diyerek ayrılıyorlar. Bu memnuniyeti sağlamak inanın hiç kolay değil. İşte vatandaşın bu tavrı, Sayın Öksüz ve Sayın Şirikçi’nin gecesini gündüzüne katarak devlete ve millete aşkla hizmet ettiğinin en iyi göstergesidir.  Her ikisini de yürekten tebrik ediyorum. Bir vatandaş olarak teşekkür ediyorum. Her türlü övgüyü hak ediyorlar. 

Bir hakkı daha teslim etmek isterim. Yörükselim ek binası eski bir bina. Donanımlı bir hastane değil. Ancak o kıt imkanlara rağmen, acil servisi mükemmel hizmet sunuyor. Tüm çalışanlarını yürekten kutluyorum.

Sadece hastanede sınırlı değil hizmetler. Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığı da çok güzel çalışıyor. Bu hizmetleri başka bir yazımda paylaşacağım. Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Dr. Ahmet Yener’e de selam ediyorum. Çok başarılı bir yönetici.

Muhalefet partiler şehir hastanelerinin zarar ettiğini tartışsalar da insana verilen hizmet her şeye değer. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan da bu konuda;  "Şehir hastanelerimize bakın. Zarar ettiğini söylüyorlar. Halkımıza hizmet etmek için zarar ediyorsak varsın zarar edelim" demişti. Çok da güzel söyledi.

Sağlık yatırımlarını çok önemsiyorum. Yapılacak olan yeni yaratımları da gündeme getireceğim. Eğer hastanelerimizin eksikliği ya da yaşadığınız sorunlar varsa, mutlaka olacaktır, çünkü sağlık sektörünün sürekli kendisini yenilemesi gerekiyor, bizimle paylaşın gündeme getirelim, hep birlikte çözümüne katkı sağlayalım.

Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, Olmaya devlet cihanda, bir nefes sıhhat gibi.

Allah devlete zeval vermesin. Sağlıcakla kalın.

YORUM EKLE
YORUMLAR
mehmet fiskeci
mehmet fiskeci - 2 hafta Önce

Türkiye'de 84 Tıp Fakültesi var. Her ilçeye açılan üniversite gibi. Sırf siyasi nedenlerle açılmıştır çoğu. Oysa ne teçhizat, ne ilaç, ne malzeme, ne de hizmet kalitesi yok. Üstelik de başarısız ve verimsiz yönetimleri sebebiyle zarardalar. Şehir Hastaneleri bu meselede Tıp Fakültelerine on basar. Değerli meslektaşım konuyu harika özetlemiş, tahlil etmiş. Yüreğine sağlık Neşe Hanım...