BİLİYORUM belirtelim, yazının içeriğini anlamayan klavye kahramanları sosyal medyada hemen saldırıya geçecek ve “Bizde köylüyüz, n’olmuş yani?” diyecekler!

Belki ukalaca gelecek ama anlama özürlü olanlarla polemiğe girme niyetim hiç yok, zira onlara yanıt bile vermeyeceğim.

Köylülükten kastımız “zihniyet” ve “gelişmemişlik” anlamında…

Nevzat Bayhan Hoca diyor ki; “Korumak için sevmek, sevmek için tanımak, tanımak için ise zaman ayırmak gerekir.” Yaşadığımız kentin farklılığını fark ederek, kenti yönetenlerin bu farkındalığı oluşturmaları, o şehirde yaşamanın cazibesini arttırır.

Dünya son 30 yılda büyük değişimler yaşadı. Duvarlar yıkıldı, ülkeler dağıldı, sınırlar yeniden çizildi. Buna paralel olarak ülkemizde de son 30 yılda gözle görülür sosyal dönüşüm ve gelişmeler yaşanırken, bu sosyal gelişim bütün kesimlerde hızlı bir değişimi de beraberinde getirdi.

Bu çerçeveden Kahramanmaraş’a baktığımızda ise, köyden kente doğru gelişen göç, Gaziantep yolu üzerindeki fabrikaların arkasında, Orman Dairesinin ilerisinde ve Doğukent ile Sanayi arasındaki bölgede çarpık ve çirkin yapılaşmalara neden oldu.

Hal böyle olunca pek tabi oldukça karmaşık, renksiz, çirkin bir yapıya dönüşen bünyeye mevcut sosyo-kültürel elbise dar gelmeye başladı.

İşte belediyelerimiz bu noktada siyasi kaygılar gütmeden cesur kararlar alarak bu dar elbiseden bu memleketi bir an önce kurtararak Kahramanmaraşlı’ya daha yaşanılır ve güvenli ortamlar oluşturması gerekiyor.

Bir yerdeki nüfus yoğunluğu o bölgenin kent olması için yeterli değil, zira yerleşim yerlerini kent yapan, orada yaşayan insanların sahip olduğu kentli kültürüdür.

Kentli insanlar artık belediyelerden sadece yol, su, kanalizasyon istemiyor. Bunlar zaten rutin yapılması gereken mecburi işler. Şu kadar yol yaptık, bu kadar asfalt döktük haberlerini servis etmeniz artık ilkellik olarak kabul ediliyor.

Kentli insan için sosyal, kültürel, sportif ve sanatsal hizmetler, vazgeçilmez ihtiyaçlardır. Bunu görmezden gelmek, artık imkânsız bir hal olmuştur.

Yapılan etkinliklerle, açılan bilgi evleri, sevgi evleri, mahalle konakları, kültür merkezleri, tiyatro salonları ile yaşanılmaktan onur duyulan, aydınlık, huzurlu bir atmosferle kaplı barış ve sevgi dolu bir Kahramanmaraş’ta yaşamak hakkımız diye düşünüyorum.

Büyükşehir Belediye Başkanı Fatih Mehmet Erkoç, Onikişubat Belediye Başkanı Hanefi Mahçiçek ve Dulkadiroğlu Belediye Başkanı Necati Okay başta olmak üzere tüm ilçe belediye başkanlarımızdan bu konuya duyarlı olmalarını istiyoruz.

Ve inanıyoruz ki, başkanlarımız bu konuya duyarlı oldukları gün Kahramanmaraş köylülükten kurtulacaktır!

KAHRAMANMARAŞ’IN KENTLİ YÜZÜ!


GEÇTİĞİMİZ hafta Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası öncülüğünde iki organizasyon gerçekleştirildi.

Bu organizasyonlardan birisi; 2. Uluslararası Tekstil Zirvesi ve akabinde “World’s Textile City” Gala Gecesi idi…

Türkiye’nin ünlü modacılarından Hacer Günday’ın Kahramanmaraş’ta üretilen denim kumaşlardan hazırladığı modeller ve Medeniyetler Korosu konseri, KMTSO tarihine de damgasını vurdu.

Türkiye’nin en ünlü mankenleri ve modacılarının yanı sıra yine ülkemizin bir çok tanınmış işadamı, bu etkinlikler nedeniyle kentimize geldiler.

Bizzat şahit olduk, bu organizasyon nedeniyle Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası’nın yönetiminden, personeline her bir ferdi gecesini gündüzüne katarak çalıştı, çabaladı ve alınlarının akı ile işin içinden başarı ile çıktılar.


Organizasyonun tek eksiği ise, böylesi bir büyük organizasyona İstanbul medyasından köşe yazarları da davet edilseydi, çok daha güzel olurdu, bunu da belirtmiş olalım.

Bir Kahramanmaraşlı olarak KMTSO Başkanı Kemâl Karaküçük ve Meclis Başkanı Hanefi Öksüz nezdinde tüm yönetim kuruluna ve oda personeline teşekkür ediyorum.

Kahramanmaraş’ın, “kentli yüzü” oldunuz!

İyi ki varsınız…