İktidar ve ana muhalefet parti lider ve mensuplarını karşı karşıya getiren ve tüm harareti ile devam eden “Dersim” tartışması siyasetin merkezine oturdu.

AKP Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan dün partisinin 81 il başkanları ile bir araya geldi. Bu toplantısında dersim ile ilgili belgelerin bir kısmını kamuoyuna açıkladı.

Dersim, dersine çalışmış olarak, il başkanlarının karşısına çıkan Başbakan burada bazı belgeleri gösterdi ve yaşanan olayların bilançosunu da verdi:

“1937-38- yıllarında Dersim’de maalesef büyük bir dram yaşanıyor. Havadan, karadan toplarla Dersim’de hareket eden her şey katlediliyor...”

Bu dönemde Dersim’de toplam 13 bin 806 kişinin katledildiğini söyleyen AKP Lideri eline aldığı o döneme ilişkin yazılan kitaplarla açıklama yaptı dün ve şunu söyledi:

“Eğer devlet adına özür dilenecekse, böyle bir literatür varsa ben özür dilerim...”

Maalesef 75 yıl önce yaşanan bu Dersim olayı Cumhuriyet tarihinin acı bir sayfasıdır. Aradan geçen 75 yılda açılan yara belki kabuk bağlamıştır, bu yarayı yenilemenin bir faydası olamayacaktır kimseye. Ama nesilden nesile aktarılan anılar benliklerde yerini koruyacaktır.

Bir Ülke Başbakanı’nın devlet adına özür dilemesi son derece önemlidir. Devlet yönetiminde devamlılık esastır. Bu gibi konularda iktidar Muhalefeti eleştirmek yerine, varsa geçmişe dönük devlet adına yapılan işler onu da kendisinin çözmesi gerekmektedir.

Bundan sonra ne olacak; Başbakan’ın özür dilemesi ile bu tartışma, bu kavga nereye gider?

Elbette ki bitmeyecek.   Tahminim Aksine bundan sonra daha da şekillenecek, dallanıp budaklanacak, daha da yaygınlaşacak ve büyüyecek bu tartışma.

Neden mi;  AKP Lideri ve Tunceli çıkışıyla belki cumhuriyet tarihinin acı, acıklı, dramatik bir sayfasını açıp, ülkenin, devletin tarihiyle yüzleşmesini hedeflemiyor sadece. Bunu yaparken aynı zamanda siyasi açıdan, siyasi rantlar hedefliyor olabilir…

1937-38 Tunceli sorumlusunu da tespit ediyor. Başbakan Tayyip Erdoğan. “CHP ve CHP zihniyeti” diyor ve bu nedenle de CHP’nin, Kemal Kılıçdaroğlu’nun da özür dilemesini istiyor.

Başbakan, CHP Genel Başkanı Kemal KIlıçdaroğlu’nu çok sert sözlerle eleştiriyor,  Erdoğan’a yanıt gecikmiyor…

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın topluma kin ve nefret tohumları ektiğini belirtiyor ve Başbakan için “kesinlikle bir psikologa görünmesi lazım” diyor…

İktidar ve Ana muhalefet arasındaki” dersim” tartışmasının ucu daha nereye kadar gidecek bekleyip birlikte göreceğiz…

Aslında bu tür tartışmalar ülke yararına bir fayda sağlamayacaktır, aksine zarar verecektir. İçeride ve dışarıda, saldıran ve saldırmayı bekleyen “sırtlanlar” varken… Siz değerli  Türk evlatları, geçmişe takılarak bir birinize düşmeyiniz…

Saygılarımla…