google-site-verification: googlea7c4f05a10078e93.html

Maraş Sokaklarında Salınan Bir Konak

Kadının elinin değip de güzelleşmediği yer yoktur. 120 Yıllık Kocabaş Konağı da başarılı örnek iş kadını Kadriye Mezir’in işletmeci ruhu ile tekrar hayat buldu. Mezir, tarihe yolculuk yapılan mekanda, Maraş Mutfağının da eşsiz lezzetleri ile misafirlerini ağırlıyor.

Maraş Sokaklarında Salınan Bir Konak

Tarihi Maraş evlerinden olan konak, Kuruşçu Ali Paşa tarafından 1900'lü yılların başında yaptırılmış ve uzun süre Kuruşçu ailesi evi olarak kullanılmış. Konak daha sonra Kocabaş ailesine geçmiş. 1985 yılında koruma kurulunun kararıyla "Kocabaş Konağı" adıyla tescillenerek korunması gerekli kültür varlığı olmuştur.

Kahramanmaraş'ın kültür birikimini yansıtan konak, 2011 yılında tefriş edilmiş ve 2012 yılında Kadriye Mezir tarafından "Maraş Kültür Evi" olarak hizmete sunuldu.

Kocabaş Konağı, yalnızca Kahramanmaraşlıların değil, il dışından gelen misafirlerin de, hem yöresel lezzetleri tatmak, hem de güzel zaman geçirmek için seçtikleri adres oldu.

TARİHİ KONAKTA MARAŞ LEZZETLERİ

Kendisi Karadenizli olsa da tam bir Kahramanmaraş aşığı olan Kadriye Mezir ile Kocabaş Konağı’nı ve konağın mutfağından çıkıp misafirlere ikram edilen eşsiz lezzetlerin sırrını konuştuk.

Kendisi aynı zamanda turizm İşlemeciliği Mezunu olan Kadriye Mezir, Kahramanmaraş’ın tanıtımı için öneriler sunarken, henüz konağı görmeyen Kahramanmaraşlılara sitem ediyor ve çağrıda bulunarak: “Lütfen gelin bir bardak çayımızı için bu eşsiz mekanda tarihe bir yolculuk yapın” diyor.

Adeta bir kültür elçisi gibi çalışan Maraş Kültür Evi İşletmecisi Kadriye Mezir’le, zamanın su gibi akıp geçtiği saatler süren keyifli sohbetten satır başlarını siz değerli okuyucularımızla paylaşıyoruz. 

Restoran açmak için neden bir konağı tercih ettiniz? Böyle bir fikir aklınıza nasıl geldi?

Kadriye Mezir: Ben aslen Karadenizliyim. Tarihi evler bizim oralarda çok fazla. Özellikle Safranbolu evlerini hemen hemen herkes bilir. Eskiden beri tarihi mekanlara ilgimi çekmiştir. Aslında en büyük hayalim bir butik otel açmaktı. Daha sonra konağın restoran için daha uygun bir mekan olduğunu düşünerek restoran açmaya karar verdim.

120 yıllık bir konak, Kuruşçu Ali Paşa tarafından 1900'lü yılların başında yaptırılmış. Aynı zamanda konakta birde çıkışı Maraş Kalesinde olan tünel bulunmakta.

Bu konak o yıllarda da hep kalabalıkmış ve yemekler pişirilip ikram edilirmiş. Kurtuluş Savaşında önemli toplantılar yapılır ve en önemli kararlar burada alınırmış. Bana göre insanları doyurmak bu konağın ruhunda var. Şimdi ise bu geleneği biz devam ettiriyoruz.

Sadece Maraş Mutfağı mı yoksa farklı lezzetler de sunuluyor mu?

Kadriye Mezir: Misafirlerimizi genelde Maraş Mutfağı ile buluşturuyoruz. Bunun yanı sıra mangal çeşitlerimiz ve başka mutfaklardan da lezzetlerimiz var. Ancak bizim en büyük hedefimiz Maraş Mutfağını yaşatmak ve tanıtmak. Bu konuda da çok başarılı olduğumuza inanıyorum. Maraş Mutfağı gerçekten çok zengin ve lezzetli. Nesilden nesile aktarmak ve dünyaya tanıtmak gerektiğine inanıyorum. Bizlerde eşsiz bir tarihi mekanda, bu anlamda elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz.

Diğer yandan Dünya Mutfağından lezzetler sunmaya da hazırlanıyoruz. Salata çeşitlerimizi de artıracağız. Bunu yaparken de amacımız gençleri bu tarihi mekana çekmek ve tarihe olan meraklarını uyandırmak.

Tabi ki vazgeçilmezimiz Maraş Mutfağı. Çünkü böyle bir lezzeti başka yerde bulamazsınız.

Maraş Mutfağını çok seviyorsunuz ve çok da iddialısınız. Peki, Maraş Mutfağından hangi yemekleri burada bulabiliriz?

Kadriye Mezir: Olmazsa olmazlarımızdan, İçli köfte, mumbar dolması. Bunlar başka şehirlerde de var ama Maraş Mutfağında daha farklı ve lezzetli yapılıyor. Eşgiliaye sulumuz, ekşili kebap, yoğurtlu sömelek köfte, yan yana (eli böğründe) var. Maraş’a özgü olmasa da tandır kebabında çok iddialıyız. Kahramanmaraşlıların damak zevkine uygun çok farklı yapıyoruz. Patlıcan kebabımız mükemmel. Aslında anlatmakla olmaz tatmanız lazım.

Aynı zamanda Konağımızın kahvaltısı da çok ünlüdür. Misafirlerimiz özellikle burada kahvaltı yapmaya bayılıyorlar. Serpme kahvaltı ve çayımızı bakır çaydanlıkla ikram ediyoruz. Dışardan gelenlere bakır işçiliğimizde tanılıyor.

İnsanların burayı tercih etmeleri için ne gibi sebepler var,  sizi farklı kılan ne?

Kadriye Mezir: Öncelikle huzurlu bir ortam. Aslına uygun restore edilmiş, gerçek tarihi yaşatan bir ortam. Geçmişte burada yaşayan insanların ruhunun buraya sindiğine inanıyorum. Gerçekten çok huzurlu bir ortam. Özellikle akşam saatleri çok keyif alınarak vakit geçiriliyor, ruhunuz dinleniyor.

Yemeklerimiz çok lezzetli. Bu konuda kesinlikle çok iddialıyız. Etinden - yağına kadar en kaliteli malzemeleri kullanıyoruz. Kesinlikle kaliteden ödün vermiyoruz. Hatta alışverişleri ben kendim yapıyorum. Sebze haline bile kendim gidip en taze malzemeleri seçiyorum.

Ustamız çok mükemmel ve yöresel mutfağımızda lezzetleri yemekleri yapan yine kadınlarımız. Kadın eli değiyor. Kadın elinin değdiği her yer güzelleşir. Ve hijyen bizim için çok önemli. 

Belirtmeden geçemeyeceğim, biz burada sadece insanları doyurmuyoruz, burada Kahramanmaraş’ın tarihini anlatan kitaplarımızda var. İnsanları biz buraya illaki sadece yemek yemek için davet etmiyoruz, gelsinler bu havayı bir solusunlar, tarihe yolculuk yapsınlar, kültürü zengin bu şehri bir tanısınlar.

Damak zevkinin yanı sıra sunumda da insanları cezbetmek önemli. Sofra sunumunda konseptiniz nedir?

Kadriye Mezir: Biz bir anlamda Maraş’ın kültür elçiliğini yapıyoruz. Maraş Mutfağını yine Maraş’ımızın ünlü bakır işlemeli mutfak ürünleriyle masalarımızı donatıyoruz. Bakır tabak, çaydanlık, maşrapa vs. masa örtülerimizde ise asla kumaştan vazgeçmiyoruz. Aynı zamanda burada personelimiz de Maraş’ımızın yöresel kıyafetini giyerek hizmet veriyor. Özellikle dışardan gelen misafirlerimiz eşsiz lezzetlerimizi tattıktan sonra bol bol fotoğraf çekmeyi de ihmal etmiyorlar. Çok beğeniyorlar.

Özel günlerde insanlar burayı tercih edebilirler mi, bir de özel odanız çok ünlü nedir bu özel odanın hikayesi?

Kadriye Mezir: Aslında konağımız birçok alanda hizmet veriyor. Yaklaşık otuz kişilik bir sunum odamız var. Genelde firmalar hem yemeklerini yiyip hem de sunumlarını yapabiliyorlar. Diğer yandan hanımlarımız üst katta tercih ettikleri odada günlerini yapıyorlar.

Özel odamız sizin de değiniz gibi çok ünlü. Özellikle evlenme teklifi yapmak isteyenler, evlilik yıldönümlerini kutlamak isteyenler için romantik bir oda. Hemen hemen her gün rezervasyon yaptırılan bir odamız. Mutlu anlara şahitlik eden bir oda. Bizler de onların mutluluklarına ortak oluyoruz.

Nişan, söz merasimleri yapıyoruz. Kına organizasyonlarında tercih edilen bir mekanız. Küçük çaplı olursa düğün organizasyonları da yapıyoruz. Bahçemizde ise iki yüz kişiye kadar toplu yemekler veriyoruz. Sizlerde şahit oldunuz, Ramazan boyunca en çok tercih edilen mekan olduk ve hemen hemen her gün bahçemiz doluydu.

Birçok ünlüyü de ağırladınız burada. İl dışından gelen misafirlerin izlenimleri neler?

Kadriye Mezir: Hafta sonları Gaziantep’ten ve çevre illerden çok çok fazla misafir alıyorum. Burayı çok beğeniyorlar. İstanbul’dan gruplar geliyor. Yerli ve yabancı turistler geliyor. Kurumlar yabancı misafirlerini mutlaka getiriyorlar. Birçok ünlü sanatçıyı da ağırladık. Mesela; Işın karaca, burcu Güneş, Kenan Işık, Serdar Gökhan, Yedi Güzel Adam Oyuncuları vs. Serdar Gökhan’ın Başrolünü oynadığı İstiklalden İstikbale kısa filminin birkaç sahnesi burada çekildi. Yedi Güzel Adam Filminin çekimleri de yapıldı ve filmin galasına gelen ünlü siyasetçi, işadamları ve sanatçılar hep birlikte konağımıza geldiler ve hayran kaldılar. Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı merhum Mustafa Koç’u da ağırlamıştık. Bir kez daha rahmetle anıyoruz. Aslında Kahramanmaraş’a gelen herkes mutlaka konağa uğruyor. Burada yöresel yemeklerini yiyip, daha sonra dondurma yemeye gidiyorlar.

Maraş Mutfağını tanıtıyorsunuz ve hayransınız. Peki, siz yemek yemeyi seven biri misiniz?

Kadriye Mezir: Güzel yemek yapıldığı zaman memnuniyetlerini ifade edip elinize sağlık dedikleri zaman benim için en büyük mutluluk. Para inanın ikinci planda. Bundan müthiş keyif alıyorum. Kahramanmaraş’ı tanıtmak benim için çok önemli. Zonguldaklıyım ama kendi memleketimden daha fazla bu şehirde kaldım. Artık Kahramanmaraşlıyım ben. Özel sebeplerden dolayı gitmem gerekmişti ancak yine de gitmedim. Buranın tarihi ve kültürü gerçekten çok güzel ve tanıtmak adına da elimden geleni yapıyorum. Para kazanmak için yapıyorsun diyorlar ama elbette para kazanmak için de yapıyorum ancak bu işi sevmesem başka bir iş yaparak da para kazanabilirdim. Yemek sektörü çok riskli bir sektör, sevmesem bu riski göze almazdım. Daha öncede söylediğim gibi tarihi bir mekanı işletmek hep hayalimdi. İl dışına çıktığımda da bir Maraşlı gibi anlatıyorum.

Sorunuzun cevabına gelince yemek yemekten ziyade yedirmeyi seviyorum. Ancak burada hazırlanan yemeklerin hepsinin tek tek tadına bakarım.

Ustanız tecrübeli biri olsa gerek, biraz bahseder misiniz?

Kadriye Mezir: Elbette ki ustamız Kahramanmaraş’ın en eski ve ünlü ustalarından biri. Ocakçı Cahit derler, Cahit Yeniavcı. Müthiş bir patlıcan kebabı ustası. Kendisinin ününü bilenler başka yerde patlıcan kebabı yemezler. Diğer yemekleri de mükemmel. Maharetli, el lezzeti çok güzel. Sevgiyle yapıyor, özeniyor ve yaparken keyif alıyor.

Bir işletmenin ayakta kalması için sürekli kendisini yenilemesi gerekiyor. Siz bu anlamda neler yapıyorsunuz?

Kadriye Mezir: Yemek yapmak sunmak ayrı bir sanat. Bu anlamda sürekli araştırmalar yapar incelerim. Başka mekanları da gezerim. Birçok gurmeyi ağırladık burada ve tam not aldık. Yakın zamanda da İstanbul’da bir grup gurmeyi ağırladık. Özellikle Maraş yemekleri için geliyorlar. Sayfalarında paylaşıyorlar. Bu da ayrı bir gururu yaşatıyor bize.

Bir konağı işletmenin zorlukları neler?

Kadriye Mezir: Bir konağı işletmek sıradan bir mekanı işletmekten çok daha zor. Diğer yerlerde, istediğiniz zaman mekanda değişiklikler yapabiliyorsunuz. Ancak tarihi bir mekanda bir çivi bile çakamıyorsunuz. Yapmaktan ziyade korumanız gerekiyor. Bakımı çok zahmetli temizliği bile çok büyük titizlikle yapılıyor. İçeriye aldığımız insan sayısına dikkat etmemiz gerekiyor, ahşaplara çok dikkat etmemiz gerekiyor. Kısacası çocuk gibi sevmek, bakıp üzerine titremek gerekiyor.

Her zaman her ortamda Kahramanmaraş’ı tanıttığınızdan bahsediyorsunuz? Bu anlamda Konak dışında ne gibi çalışmalarınız oldu?

Kadriye Mezir: Evet tanıtım çabam sadece konakla sınırlı kalmıyor. Kahramanmaraş’ın tarihini ve kültürünü tanıtmak adına öncelikle bu sektöre girdiğimden bu yana her yıl bütün ulusal TV kanallarına çıktık. Konakta ağırladık, yemek yaptık, bir yandan da kentin tarihini anlattık. Röportajlar verdik. Kahramanmaraş Tanıtım günlerinde Ankara ve İstanbul’da tanıtım günleri etkinliklerinde yer aldık. Yine en son Skylife Dergisine röportaj verdim ve bizim yer aldığımız sayı sadece yurtiçi uçuşlarında değil, uluslararası uçuşlarda dağıtıldı. Biz, tanıtım için olmamız gereken her yerde varız, var olmaya da devam edeceğiz.

Sektörde bayan olmanın avantajları veya dezavantajları neler? Sektöre yeni girdiğinizde neler yaşadınız?

Kadriye Mezir: Mutlaka her sektörde olduğu gibi bizde de bayan olmanın avantajları ve dezavantajları var. Öncelikle bir kurtlar sofrası. Erkek egemen bir sektör. Bayan olunca sanki çabuk kandırılabilir, işi bilmez, çabuk pes eder gibi yaklaşıldı. İlk açtığım zamanlarda garson bile bulamıyordum. Ama aştım bunları. Sektörde artık hemen hemen herkesi tanıyorum.

Avantajı ise; gelen misafirler bir bayanın olduğunu görünce gönül rahatlığı ile yemek yiyorlar. Hem hijyen hem de lezzet bakımından daha mükemmel olacağını düşünüyorlar. Biz de bu güveni hiçbir zaman boşa çıkarmadık.

Buraya sürekli gelenler dışardan misafirleri geldiği zaman arıyorlar kişi sayısı belirtip en güzel şekilde ağırlamamızı istiyorlar. Yemek adı bile söylemiyorlar. Bizde en güzel şekilde ağırlıyoruz.

Ayrıca ben işime çok önem veriyorum, her zaman işimin başında durur, müşterilerimizle tek tek ilgilenirim. Bu da insanlara ayrı bir güven veriyor.

İşletme olarak büyük organizasyonlara imza attınız mı?

Kadriye Mezir: İlk büyük organizasyonumuz birkaç yıl önce Büyükşehir Belediyesinin bir programında 2 bin kişilik bir yemek verdik. Ondan sonra da devamı geldi birçok organizasyon gerçekleştirdik. Yakın tarihte de Kahramanmaraş Valiliğinin Şehit ve Gazi Ailelerine düzenlediği bin kişilik yemek organizasyonunu biz yaptık. Herkes çok memnun kaldı.

Fiyat politikanız nasıl?

Kadriye Mezir: Olması gerektiği gibi. Yemek yiyip hesabı istediğinizde şok olacağınız şişme rakamlar yok. Ancak kaliteyi de çok ucuza yiyemezsiniz. Uçuk fiyatlarımız yok, insanımızın bütçesini zorlamayacak, Maraş standartlarında fiyatlar.

Kahramanmaraş’ta size göre restoran sektörü gelişti mi?

Kadriye Mezir: Ben Zonguldaklı olduğum için dışardan çok misafirim gelirdi. Ancak onları Maraş’ı tanıtabilecek ve ikramlarda bulunabileceğim yer bulamazdım. Bunu birçok kişi de yaşıyordu. Hala bu konuda eksiğiz. Bu anlamda hem yöresel yemekleri hem de Maraş’ın tarihini tanıtabilecekleri yer sadece Kocabaş Konağı.

Burası konaklar cenneti bir yer. Belediyelerimiz konakları alıyor, restore ediyor ama kapalı bir kutu gibi kalıyor. Sadece kendi bünyelerinde çalıştırıyorlar. Keşke halka açsak, tanıtsak.  Ben istiyorum ki rakibimiz olsun. Keşke sayımız artsa. Konaklarımızın olduğu sokak tamamen restore edilse, restoren, cafe vs, yöresel ürünlerin satışları olsa.

En büyük hayalim bir de butik otel açmak inşallah onu da yapacağım.

Bize vakit ayırıp sorularımızı cevapladığınız için teşekkür ediyoruz. Okurlarımıza iletmek istediğiniz bir mesajınız var mı?

Kadriye Mezir: Ben konağımızı görmeyenlere seslenmek istiyorum. Lütfen gelin konağımızı bir görün. İllaki yemek yemek şart değil, buyurun bir çayımızı kahvemizi için. Hala burada yaşayıp da konağı görmeyenler var ve ben duruma üzülüyorum. Lütfen gelin, bir görün, tarihe yolculuk yapın. 

Ben de size çok teşekkür ediyorum. Ve son olarak kimliğimde Zonguldak yazsa da ben Kahramanmaraşlıyım. Bu tarihi ve kültürü tanıtmaya devam edeceğim.

 

 

 

Güncelleme Tarihi: 26 Temmuz 2017, 09:16
YORUM EKLE
YORUMLAR
kibar özdemir
kibar özdemir - 5 yıl Önce

yüreğine sağlık çok güzel olmus

SIRADAKİ HABER