Zar oyununda zarı attığınızda düşeş gelir ise, şansınız yaverdir; dörtcahar gelirse kaybedersiniz.

“Futbol bir şans oyunudur” teşhisi de bana ait değildir. Ama futbolun tamamen şans oyunu olduğuna da inananlardanım.

Sizin üç topunuz direkten dönüyorsa, hücum oyuncularınızın ayak ve kafa şutları kaleyi bulmuyorsa ve dahası da zaman zaman amatörce top kayıpları da yapıyorsanız işte o gün ‘şans sizden yana olmayabilir’

Kahramanmaraşspor, ligdeki ilk maçında sahasında 0-0 berabere kaldı.

Maçın hakkı bu muydu; kesinlikle hayır. Oynanan futbola göre, Kırmızı-beyazlı ekibin en az 3-4 farklı galibiyeti gerekiyordu. Hakem maçın bitiren düdüğünü çaldığında, kaybedilen iki puan oldu.

Şöyle de düşünebilirsiniz: İki puan kaybetmedik, bir puan kazandık.

**

Ev sahibi ekip, sahaya 3-2-4-1 olarak yayıldı.

Önde basarak, topu rakip sahada tutarak ve dar alanlardan kenarlara çabuk çıkarak topu kaleye taşımayı düşündü. Düşündü ama bunu gerçekleştiremedi.

Berkan, Mehmet, Erhan Kurt’tan oluşan savunma bloğunun önünde, Mustafa ve Çağdaş vardı. Onların hemen önünde Erhan Çelenk, Tolga, Mert Er, Adem orta sahayı oluştururken, Taha da tek forvet olarak çalıştı.

Saha içi dizilişi dakikalar içerisinde farklılık gösterdi.

Üçlü savunmanın hemen önünde yer alan Mustafa ve Çağdaş, dönerli olarak orta sahaya destek oldu. Orta sahadaki dörtlünün içindeki Tolga biraz daha Taha’ya yakın oynadı.

Adem sağ kanattan çok iyi toplar götürdü. İçeri de iyi toplar attı ama, gelin görün ki Taha’nın ve Tolga’nın gününde olmayışı bu topların rakip kaleye girmesini engelledi.

Eğer Taha ve Tolga biraz daha sakin ve düşünen bir yapıda olsaydı, her ikisi de 2’şer kez gol sevinci yaşardı; bizim gördüğümüz, sahada izlediğimiz pozisyonlarda.

Bloklar arasında iyi bağ vardı. Gerçi ikinci yarının hemen başında Kahramanmaraşspor oyunu riske edip tüm hatlarıyla yüklenmeye başladığında; Ünyespor’un savunmanın arkasına attığı birkaç top tehlike oluşturdu. Ancak, ev sahibi ekip kenarın müdahalesi ile çok çabuk toparlandı.

**

Oyuncu seçimi konusunda bir eleştirimiz olamaz. Çünkü futbolcularla günün 10 saatini geçiren bir teknik heyet var.

“Şunun yerine neden bununla başlamadın?” diye sorma lüksünü kendimizde bulmuyoruz. Antrenmanlardaki performansı ve rakibe göre oyun şablonu neyi gerektiriyorsa, teknik heyet mutlak surette onu yapıyordur.

Kenar yönetimi ile ilgili tek eleştirim, oyuna müdahalede geç kalmışlığıdır.

Bana göre, ilk oyuncu değişikliğini 65’te değil; devreye başlarken yapmalıydı. Tolga’nın çabuk yorulması mantalitesini de değiştirdi ve bana göre oyunda 20 dakika fazla kaldı.

Bilal, devrenin başında oyuna girseydi ne olurdu? Belki sonuç değişmezdi ama en azından şansı biraz daha zorlamış olurduk.

Oyunda ev sahibi adına beğendiğim isimler savunmanın göbeğinde Mehmet, orta sahada Mert Er, ofansa yönelik oynayan Tolga ve çok pozisyon kaçırmasına rağmen Taha oldu.

Maç vasatın üstüne çok çıkmadığı için diğerlerine beğeni konusunda bir teşhis koymam mümkün değil. Ama hepsi de oyunun birer parçası oldular.

**

Bu takım ilk maçını oynadı.

Asmaya-kesmeye gerek yok. Peşin peşin hüküm vermekte ukalalık olur. Şimdilik iyi sinyaller veriyor. Birkaç hafta daha izleyelim. Rakiplerimizi bir görelim. Ona göre de gelecekle ilgili değerlendirmemizi yaparız.

Şunu söylemek istiyorum: Bravo taraftara. Her hafta sayılarını artırarak takıma destek olsunlar. Dün olduğu gibi küfürsüz, tahriklere kapılmadan.

Bir de sonuç ne olursa olsun, takımı maç sonrası tribüne çağırıp bağrımıza basalım.

Çünkü onlar Kahramanmaraş için mücadele ediyorlar.

Onları alkışlayalım.