Çağlayancerit’te Otomobil Demir Yığınına Döndü Çağlayancerit’te Otomobil Demir Yığınına Döndü
Kahramanmaraş’ta yaklaşık 30 yıldır gazetecilik yapan Mesut Tuğrul Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ile İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya seslendi. Aracına yapılan saldırının ve kendisine yapılan saldırı girişiminin faillerinin ve azmettiricilerinin hala emniyet tarafından yakalanamadığını belirterek adaletin sadece güçsüzlere değil güçlülere de uygulanması gerektiğini ifade etti.
İşte Tuğrul’un o yazısı
“Sayın Adalet Bakanımız Yılmaz Tunç ve İçişleri Bakanımız Ali Yerlikaya…
Kahramanmaraş'ta şerefiyle 30 yıldır gazetecilik yapan biriyim.
Kendimi anlatmayacağım, benim nasıl biri olduğumu son 30 yıldır görev yapan tüm valilerimiz, belediye başkanlarımız, milletvekillerimiz bilir.
En önemlisi de hemşerilerimin beni tanıyanların hepsi bilir.
30 yıldır gazeteciyim, şerefimle, onurumla bu şehre hizmet ediyorum.
Ben artık bu sütunlardan; Cumhurbaşkanımıza, bakanlarımıza hitaben makale yazarak ADALET ARIYORUM.
Vatandaş ne yapsın… Bu haramzadelere karşı nasıl bir yol izlesin…
Gelelim ana hatlara;
Bir belediye işçisi belediye başkanının talimatı, müdürünün emriyle benim darp edilmem için 40 gün beni takip ediyor. Bu adam maaşını devletten alıyor ve müdürü tarafından beni takip ettiği sürece çalışıyor gibi gösteriliyor.
Sonra arabama kasti olarak çarpıyorlar, hır gür çıkartıp arada kim vurduya getirecekler, tabiki onların planı varsa Allah'ımın da planı var, tüm bu planlar kafalarına geçiyor.
Bu durumu Milletvekillerine, dönemin İl başkanına ilettim;  bana seçime kadar sabırlı olmam konusunda ricada bulundular, her şeyin ortaya çıkacağı sözünü verdiler.
Aradan 3-4 gün geçtikten sonra arabama asitli saldırı oldu. Emniyet Müdürlüğü aracılığıyla elimdeki delilleri Başsavcılığa ilettim ve tek bir tane ifade alımı yok.
Aracıma saldırının olduğunun ertesi gün Namık Kemal Mahallesinde biri yanıma yaklaşıyor; "Kardeş aracına A. efendinin talimatıyla iki çakal saldırıyı yaptı. Saldırıdan yarım saat sonra haberim oldu, önce olsaydı, engellerdim. Senin gibi cesur kalemler bu memlekete lazım" dedi. Benim rahat olmamı, emniyetin bu isimleri bildiğini ve gerekenin mutlaka bir gün yapılacağını söyledi.
Saldırının üzerinden 10 ay geçti, tık yok.
Namık Kemal Mahallesinde tanımadığım biri geliyor ve bunu bana söylüyor, devletin istihbaratı, asayiş müdürü ve ekiplerinin nasıl haberi olmuyor.
Asit saldırısıyla ilgili devletin mülki erkanından, milletvekillerimizden, meslektaşlarımızdan ve en önemlisi de halkımızdan aldığım destek benim ne kadar doğru yolda olduğumu bir kez daha gösterdi
Bu faili meçhul olayın ucu kimlere dokunuyorki; bu isimler ortaya çıkmıyor.
Devletin emniyeti kıçı kırık bir olayı aydınlatmaktan bu kadar aciz mi?
Dosya Başsavcılıkta; MHP Milletvekilimiz Zuhal Karakoç Dora hanımefendi Başsavcılığa gidiyor dosyanın akıbetini soruyor ve aydınlatılması gerektiği konusunda ricada bulunuyor.
Ofisime gelerek bana bu konunun aydınlatılması için ellerinden gelen gayreti göstereceklerini söyleyen Ak Partili milletvekilimizden de maalesef şuana kadar bir haber yok.
Bu faili meçhul olay sadece bir aracı kundaklama değildir, bu memleketin gelişimi ve yetimin hakkını savunan bir gazetecinin susturulmak istenmesidir.
Emniyete verdiğim delilde; Villaları hangi belediye işçilerinin yaptığı, malları kimler tarafından getirildiği, ihale sonrası eşlere, çocuklara hediye edilen ultra lüks jeepler kimler tarafından verildiği, para trafiği hangi personeller üzerinden döndüğü, doğrudan teminle kimin kardeşine ne kadar ihale aktarıldığı hepsi mevcut…
Bu adamların 10 yıl önceki mal varlıklarıyla şimdiki mal varlıkları arasındaki olağanüstü artışın nedeni ne olabilir?
Look kayıtlarından kimler üzerindeki tapular kimlere devrildi, bu kadar devletin heba edilecek parası mı vardı?
Bir müdür 10 yılda yemese içmese bırak kendi ve birinci derece akrabaları adına onlarca gayri menkulü, ultra lüks jeepleri, sadece aldığa maaşla o villayı yaptırabilir mi? Bu sorunun cevabını bu devletin savcıları vermeli..
Ey devletin en önemli beyni olan İSTİHBARAT SERVİSİ artık iş sizde…
Bunu tüm şehir konuşuyor ama maalesef sümen altı ediliyor.
Devletin, tüyü bitmemiş yetimin hakkını yiyenler bunun üzerine oturacak mı?
Bunlardan korkan bunlar gibi olsun, devletimiz bu çakalları bu kadar cesur yapıyorsa….. Gerisini de sonraya bıraktım.”
.
Editör: Melek Özgür