google-site-verification: googlea7c4f05a10078e93.html

Çamak: Laiklik Bile Tartışılır Hale Geldi

CHP Mersin Milletvekili Hüseyin Çamak, son günlerde laikliğin anayasadan çıkarılmasına yönelik ifadelerin konuşulduğunu “İmam Hatiplerin tamamen önünü açan 4+4+4 eğitim sistemi getirildi. İmam Hatip okullarının sayıları hızla arttı ve bu okullara yapılan rastgele atamalara Sünni inancı dışındaki ailelerin çocukları da kaydedildi. Şu an gelinen noktada, laiklik bile maalesef tartışılır bir haldedir” dedi.

Çamak: Laiklik Bile Tartışılır Hale Geldi
 Kahramanmaraş’a gelen CHP Mersin Milletvekili Hüseyin Çamak, CHP İl Binasında düzenlediği toplantıda, Türkiye Cumhuriyeti’nin, laik temeller üzerine kurulduğunu ve Cumhuriyetin, çağdaş değerler üzerine kurulabilmesi için laikliğin, çok işlevsel bir role sahip olduğunu belirten CHP Mersin Milletvekili Hüseyin Çamak, “Muasır medeniyet hedefindeki Mustafa Kemal Atatürk öncülüğünde sistem bunun üzerine inşa edildi. Bu anlamda Cumhuriyet’in kurucu iradesi yasama, yürütme ve yargı nezdinde güçler ayrılığına önem verdi. Yasama ve yürütmenin bu değerlerden sapma ihtimaline karşın yargının denetim görevini yerine getirebilmesine müsait bir sistem vardı. Bu nedenle yargının bağımsızlığını koruyacak bir mekanizma söz konusuydu. 1980 darbesi sonrası ülkenin muhafazakârlaşmasına uygun bir zemin yaratıldı. Bu süreçte daha önce seçmeli olan din dersleri, zorunlu hale geldi” dedi. 1980 sonrası camilerin sayısındaki olağanüstü artışla beraber özellikle kırsal alanlardaki birçok bölgeye öğretmenlerden daha fazla imam atamaları gerçekleştirildiğini ifade eden Çamak, 1980 darbesi öncesinde eğitimde bir kırılma noktası olan Köy Enstitüleri’nin kaldırılmasıyla gerici akımların besleneceği bir ortam yaratıldığını ileri sürerek şöyle konuştu: “2002 sonrası iktidara gelen AKP, bu anlayışın bir sonucu olarak ortaya çıktı. İktidara geldiğinin ilk yıllarında temkinli bir politika yürüten AKP iktidarı, 2010 anayasa değişikliği referandumunun kabul edilmesi ile yargıyı tamamen siyasal iradenin güdümüne alarak gittikçe otoriterleşen bir seyir aldı. Bu süreçteki demokrasi ve özgürlükler etkisini aratır bir hale gelirken; Sünniliği merkeze alan bir muhafazakârlaşmada ciddi bir artış oldu. Sünni inanç dışında kalan başta Aleviler, gayrimüslimler ve inançsızlar yok sayılarak zorunlu din derslerinin yoğunluğu artırıldı. İmam Hatiplerin tamamen önünü açan 4+4+4 eğitim sistemi getirildi. İmam Hatip okullarının sayıları hızla arttı ve bu okullara yapılan rastgele atamalara Sünni inancı dışındaki ailelerin çocukları da kaydedildi. Şu an gelinen noktada, laiklik bile maalesef tartışılır bir haldedir.”

İLK KEZ MARAŞ’TAN VEKİL ÇIKARAMADIK

Yıllar sonra ilk kez Maraş’tan vekil çıkaramadıklarını kaydeden CHP’li Vekil Çamak, şu açıklamalarda bulundu: “Bunda tabi 27 Haziran öncesi esen, HDP rüzgarının da kısmen etkisi oldu. Maraş katliamından bu yana gittikçe azalan sol nüfusunun her geçen gün daha da azalması ve yoğun göçler, bir başka neden olarak görülebilir. Fakat her şeye rağmen bizi asıl ilgilendiren mevcut halde kazanamadığımız vatandaşlar nedeniyle son iki seçimde de az farkla Maraş’tan vekil çıkaramadık. Maraş genelinde solun 8’de 0 çekmesi, maalesef bizler için son derece üzücü bir durumdur. Maraş CHP örgütü olarak artık her ilçeye hatta her mahalleye ve köye göre ayrı ayrı örgütlenme stratejileri belirleyip; bir sonraki seçimini hazırlıklarına daha şimdiden başlamalıyız. İnanın azimle çalışınca tüm hesapları alt üst etmek mümkün. Şimdiden iktidarın tüm ezberlerini bozan belirli bir örgütlenme stratejisiyle önümüzdeki seçimlere hazırlandığımızda bir önceki seçimlerde çıkaramadığımız milletvekilleri faizi ile beraber kazanmanın mümkün olduğunu göreceksiniz. Başta Suriye konusu ve keyfi olarak belirlenen kamplar, iktidarın bu şehirdeki yumuşak karnıdır. Özellikle bu konuda yarattığı mağduriyetlerin üzerine gidildikçe işleri sandıkları kadar kolay olmayacaktır. Sadece Maraş yerel için değil; tüm ülke geneli için de artık bir dönüm noktasında olduğumuzu anlamalıyız. Sadece buna inanmamız lazım. Sonra da tüm enerjimizi buna harcamak için gönülden çalışma iradesini göstermeliyiz. İşte o zaman Alp dağlarına sıkışan ordusunu Roma’nın üzerine sürmeye çalışan Hannibal Barca’nın en zor zamanında başarısının anahtarı olan şu sözünde dediği gibi: ya bir yol bulacağız ya da bir yol açacağız.”

ŞENGÜL: LAİKLİK, MİLLİ EGEMENLİK İLKESİNİN TEMELİDİR!

TBMM Başkanı İsmail Kahraman’ın laiklik ilkesinin Anayasadan çıkartılması gerektiği yönündeki ifadesi’ne gönderme yapan CHP Kahramanmaraş İl Başkanı Esat Şengül ise Laikliğin, Milli Egemenlik ilkesinin temeli olduğunu söyledi.

Başkan’ın Laiklik açıklamasının yalnızca kendi görüşleri olmadığını ifade eden Şengül, “AKP’nin demokrasiye eşitliğe ve bir arada yaşama kültürünün nasıl baktığının göstergesidir. Bu sözlerle amaçlanan hedef; bu ülkede yaşayan bütün vatandaşların, hak ve özgürlüklerine müdahale, yaşama biçimlerine, baskı girişimidir. Laiklik ilkesi yalnızca Din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması, bu yolla din ve vicdan özgürlüğünün sağlanması değildir. Laiklik, Milli Egemenlik ilkesinin de temelidir. Laiklik ilkesi ile millet zamanın değişen şartlarına göre kendi kaderini belirleyecek hukuk kurallarını, kendi egemenlik gücüyle koyma hakkını eline almıştır. Bu Halk Meclisi tarafından kullanılır, hükümet tarafından uygulanır, yargı tarafından korunur. Anayasanın değişmez, değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek maddesi olan laiklik ilkesini kaldırmaya yönelik her teşebbüs, milli egemenliği kaldırmaya ve anayasayı zorla ilga etmeye yönelik bir suç girişimidir” şeklinde konuştu. Laiklik ilkesi ile kendi kaderini eline alan milletimizin, egemenlik yetkisini anayasada belirtilen kurallar çerçevesinde kullandığını ve iktidarın seçimle iş başına geldiğini aktaran CHP İl Başkanı Şengül, açıklamasını şu ifadelerle sürdürdü: “TBMM, görevini milletten aldığı yetkiyle yerine getirir. Çok partili hayatımız, demokrasimiz ve demokrasimizin parçası olan bütün haklarımızın temeli, laiklik ilkesidir. Laiklik ilkesini kaldırmak, demokrasiyi yok etmek demektir. Laiklik aynı zamanda cinsiyet ayrımı gözetmeksizin hangi mezhepten hangi inançtan hangi düşünceden olursa olsun Bütün vatandaşların eşit haklara sahip olmasının garantisidir. Bu ülkede hiç kimse cinsiyeti, mezhebi, inancı veya düşüncesi sebebiyle bir diğerinden üstün değildir. Bütün vatandaşlar, kanun önünde eşit haklara sahiptir. Laiklik ilkesi ile devlet; bütün inançlara, bütün mezheplere, eşit mesafede olur. Bu anlamda laiklik, bu ülkedeki bütün vatandaşların eşit vatandaş olmasının, devleti yönetme ve idaresinde görev alma hakkının teminatıdır. Laiklik ilkesi sayesinde bu ülkenin bütün vatandaşları kendi yetenek ve çalışmalarıyla, bu ülkede, her makama gelebilir; her işi yapabilir. Toplumsal barışımız, birlik ve bütünlüğümüz, bu temel üzerine kuruludur.” Laiklik ilkesini ortadan kaldırmaya yönelik her çabanın aynı zamanda birlik ve bütünlüğümüzü yok etmeye yönelik bölücü bir girişim olduğunu dile getiren Başkan Esat Şengül, sözlerine şunları ekledi: “Bilinmelidir ki cumhuriyet ile demokrasiyi yok ederek; gayrimeşru bir baskı rejimi kurmaya çalışanlar, asla amacına ulaşamayacaktır. Ülkemizin temel değerlerine yürekten inanmış milyonlarca vatandaşımız ve Cumhuriyet Halk Partisi; Cumhuriyetimizin temel değerlerine, demokrasiye, özgürlüklerimize ve toplumsal barışımıza görülen her saldırganı hüsrana uğratacak güce sahiptir. İsmail Kahraman, yaptığı açıklamalarla milli egemenliğin, demokrasinin ve cumhuriyet değerlerini sembolü olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne temsil etme yeteneğini kaybetmiştir. Oturduğu yüksek makam, kendisine büyük gelmektedir. Görevi bir an önce bırakmalı ve istifa etmelidir.”

Güncelleme Tarihi: 30 Nisan 2016, 12:01
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER