google-site-verification: googlea7c4f05a10078e93.html
banner1185

Abdulkadir Konukoğlu: Pandemiden Alacağımız Dersler Var

Türkiye’nin önde gelen en büyük Holdinglerinden biri olan Sanko Holding Onursal Başkanı Abdulkadir Konukoğlu pandemi süreci ve 2020 yılını değerlendirdi.

Abdulkadir Konukoğlu: Pandemiden Alacağımız Dersler Var

Konukoğlu ile yapılan söyleşinin ayrıntıları:

2020 ticari açıdan önceki yıllara göre sizce nasıl bir yıl oldu?

COVID-19 pandemisi, ticaret başta olmak üzere her alanda “yeni normal” diye yakın zamanda gündeme geleceğini hayal dahi edemeyeceğimiz bir kavramı yaşam biçimimiz haline getirdi.

Maske, mesafe ve hijyen ile sağlık, uzaktan erişim ile toplantı, e ticaret ile pazarlama, evden çalışma ile istihdam, eve kapanarak salgından korunma kültürünü günlük yaşamın tartışılmaz ve artık garipsenmez gerçeği haline getirdik. Sağlığın önemini çok acı bedeller ödeyerek anladık.

Pandemi dolayısıyla, gıda, sağlık, medikal, lojistik ve ambalaj sektörleri öne çıktı, Her şeye rağmen Türkiye bu süreci dünyada en başarılı yöneten ülkelerden birisi olurken, ülkemizde Gaziantep, yeni döneme yönelik alınan önlemler sayesinde kısa sürede toparlandı. Sanayide elektik tüketimi artış gösterdi.

SANKO olarak 2019 Kasım ayında belirlediğimiz yatırımları aksatmadan gerçekleştirdik. Bunu yaparken SANKO Ailesinin fertleri olan çalışanlarımızın sağlığını korumak için ne gerekiyorsa yaptık ve üst düzeyde önlemler aldık. Geleneksel sosyal sorumluluk anlayışımızla hareket ettik.

Küresel salgın kökenli ekonomik sıkıntıların çözümüne katkı sunmak amacıyla 17 Mart’ta aldığımız kararla Türkiye genelinde SANKO şirketlerinde istihdam edilen, taşeron ve stajyerler dahil 14 bini aşkın çalışanımıza 1,000’er TL ödeme yaptık, yine tüm çalışanlara gıda paketi ulaştırdık. Pandemi döneminde ortaya çıkabilecek yeni harcama kalemlerinin giderlerine katkı sunmayı amaçladık.

Gaziantep Valiliği’nin başlattığı Gönül Seferberliği kampanyasına, 5’er kilogramlık yağ, şeker, pirinç ve makarnadan oluşan 21 bin koli gıda yardımı yaptık. Bunu da yeterli görmedik, Gaziantep’in İslahiye, Nizip, Nurdağı, Araban, Yavuzeli, Karkamış ve Oğuzeli ilçelerine 9 bin koli, SANKO Holding’in Türkiye genelinde işletmelerinin bulunduğu il ve ilçelere 30 bin koli olmak üzere toplam 60 bin koli yardım gerçekleştirdik.

Çalışanların yanı sıra, aynı gün müşterilerimizin, Türkiye ve dış ticarette pazar konumunda olan ülkelerde yaşanan sağlık kökenli ekonomik sıkıntılarına çözüm olması amacıyla da bir dizi karar aldık. Müşterilere ve topluma karşı duyarlılığımızın gereği olarak, 31 Mart 2020 tarihine kadar SANKO şirketlerinden yapılan tüm satışların vadelerini, ‘vade farklı ilave edilmeksizin’ 60 gün erteledik.

Müşterilerin mevcut borçlarının tamamına vade farkı uygulamadan ilave 60 gün vade tanındık. Böyle durumlarda süreci yönetebilmek için herkesin bireysel önlemlerinin yanı sıra, kurumsal ve ekonomik katkıları da sunması gerektiğine inanıyoruz. Geçmişte de müşterilere destek olmak amacıyla benzer kararlar aldık ve sektörün dinamizmine katkı sunduk. Her zaman çalışanlarımızın, müşterilerimizin ve ülkemizin çıkarını ön planda tutarız. Ülkemiz ve milletimiz varsa biz de varız. Bu anlayışla var olduk, olmaya da devam edeceğiz. Kurucu felsefemiz, ülkemiz ve milletimiz varsa biz de varız olarak şekillenmiştir.

Covid ile gelen ekonomik daralma sizce bir fırsatlar doğurdu mu?

Her kriz yeni bir bakış açısıdır, çözüm arayana fırsattır. Teslim olmamaktır, arayıştır. Kartacalı ünlü komutan ve devlet adamı Hannibal, filler ile Alpler'i geçmenin imkânsız olduğunu söyleyen komutanlarına, tarihe kazınan şu sözü söylerken, bir anlamda sonraki kuşaklara ışık olmuştur; “Ya bir yol bulacağız ya da bir yol yapacağız." Bizler de bu anlayışla hareket ettik ve yeni normalin yol haritasını belirledik.  

Çin’in yaşadığı pandemi süreci ve uzaklığını Türk ihracatçısı iyi değerlendirdi mi?

İnsanlık tarihi bu olaylardan dersini alarak çıkacak ve Çin’in alternatif üretim üssü olarak Türkiye’ye daha fazla ticaret payı verecektir. Ancak, ülkemizin geleceği açısından son derece önem arz eden bu durum için ülke genelinde bir seferberlik ilan edip, bürokrasiyi, özel sektörü ve tüm sivil toplum örgütlerini ortak bir platformda birleştirip var gücümüzle asılmalıyız. Bu fırsatı fevkaladede iyi değerlendirip Çin’den eksilecek pastanın en büyük tedarikçisi olarak yerimizi almamız lazım.

AB ülkeleri Çin siparişlerini Türkiye’ye yönlendirdi mi?

Bir bölümünü diyebiliriz. Ancak tam anlamıyla olabilmesi için çaba göstermemiz, neden yönlendirmeleri gerektiğini çok iyi anlatmalıyız ve bununla ilgili altyapıyı oluşturmalıyız, donanımı sağlamalıyız. Beklemekle, yönlendirsinler demekle olmaz. El birliği ile çaba göstermeliyiz ve AB ülkelerinin tercihi olmamızı sağlamalıyız. 

Eğer yönlendirmedilerse, bu konuda Türkiye’nin pazarlama eksiği oldu mu?

Mutlaka daha çok çaba göstermemiz gerekliliğindendir. Türkiye’nin kalite, hızlı tedarik ve diğer üstünlüklerini demek ki iyi anlatamamışız anlayışı ile yaklaşmalıyız.

Türkiye açısından 2021 ekonomide toparlanma yılı olur mu?

Türkiye’de 2021 yılının ilk altı ayında koranavirüs pandemisinin etkileri dolayısıyla “az bir büyüme” olacağını düşünüyorum. Koranavirüsün belirsizliği nedeniyle yatırım yapmayanların pandeminin aşı ve diğer tedbirlerle kontrol altına alınması halinde 2021’in ortalarından itibaren koranavirüs sürecinin öne çıkardığı sektörlerin ve diğer yatırımları gerçekleştirmeye başlayacaklarını düşünüyorum. İnanıyorum ki, 2021 yılının dördüncü çeyreğinde daha iyi olacağız. Bütün yatırımcılar işe susamış durumda, 2021’nin dördüncü çeyreğinden sonra 2022’de bir yatırım patlaması olacağını düşünüyorum. İnşallah 2021’i güzel yaşayacağız. 2022 çok daha iyi olacaktır.

Cevabınız evet ise toparlanma yüzde olarak hangi oranda gerçekleşebilir?

Türkiye’de koranavirüs pandemisi görülmeye başlandığı hafta yönetim olarak toplandık ve öncelikle istihdamda mevcudu korumayı kararlaştırdık. Şu ana kadar bunu sağladık, koranavirüs pandemisinin doğrudan ya da dolaylı etkileri nedeniyle istihdamı azaltmadık. Koranavirüs aşılama ile kontrol altına alınırsa salgına bağlı belirsizlik ortadan kalkar ve yeni yatırımlarla istihdam da elbette artacaktır. Ama öncelikle koranavirüsün akıbetini görmeliyiz. İşte o zaman toparlanmanın ne kadar olacağını konuşabiliriz.

2021’de hangi sektörlerin öne çıkacağını öngörürsünüz?

Gıda, sağlık, medikal, lojistik ve ambalaj sektörlerinin öne çıkacağı görüşündeyim. Salgın riski dolayısıyla bireysel yaşam tarzının ve çekirdek aile yaşam tarzının tercih edileceği görülüyor. Üretim ve hizmet sektörlerinde salgın riskine karşı alınacak önlemler öne çıkacak sektörler konusunda belirleyici olacaktır.

2021’deki ekonomik beklentinizi tek cümle ile özetler misiniz?

Koranavirüs pandemisi dünya genelinde bir süre daha devam eder. 2022 yılından itibaren her anlamda yeni bakış ve yeni iş yapış şekilleri ışığında farklı bir ortamda yaşayacağımız görülüyor. Artık normalleşme denildiğinde pandemi öncesi dönemden çok farklı bir normal yaşayacağımızı bilmeliyiz ve eski günleri normalleşme denildiğinde aklımıza dahi getirmemeliyiz. Milattan Önce (MÖ) ve Milattan Sonra (MS) tarihlemesinin yerini sanırım bundan sonra Pandemiden Önce (PÖ) ve Pandemiden Sonra (PS) tarihlemesi alacak.

Güncelleme Tarihi: 29 Ocak 2021, 12:43
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER