Şehrin Kaderini Kim Ya da Kimler Çiziyor?

Şehrin halkı mı,  siyasetçileri mi, sanayici iş adamları mı yoksa en tepede ki yönetenler mi?

İşin içinden çıkmak mümkün değil. Ya da ben çıkamadım.

Türkiye’nin en büyük 14. Ekonomisine sahip, nüfus un  %26 ‘sı yeşil kartlı (Suriyeli misafirlerimiz dahil değil) ezik, sahipsiz  şehrim  Kahramanmaraş.

Halkı kahraman, halkı yiğit, her zaman devletine bağlı olmuş, milli mücadele de kahramanlığı TBMM tarafından onaylanmış sahipsiz şehrim.

İktidara ilk dönem 7 milletvekili vermiş, 2. Dönem 6 ve 3. Dönem yine 6 vekil vermiş gariban şehrim.

Halkı iktidarlara hep taraf olmuş.  Milletvekilleri sayısı itibarı ile hep iktidarların yanında durmuş.

Çok mu şey istiyor?  Yıllardır bir bakan dedik bir dönem Başbakan çıktı ‘’bu şehrin bakanı benim’’ dedi, inandık alkışladık. İşte o gün başladı. AKP kimi milletvekili adayı yapsa oy vermeler.  Tam o günden beri kimi belediye başkanı adayı yapsa oy verdik.  Bizler halkın içindeyiz. Her sabah aynı yerden simit alır her akşam aynı kahvede çay içeriz. Hepimiz biliriz herkes buna şahit olmuştur. Adayın isminin önemi yok bu şehir de bu şehir ‘’ Tayyip Erdoğan’’ a oy veriyorum diyenlerle dolu.

Gün geldi zaman döndü Başbakan Cumhurbaşkanı oldu, yeni Başbakan yeni Bakanlar Kurulunu kurdu ve yine aynı naçiz kadere mahkûm olduk. Yine bakanımız yok. Tayip Erdoğan için oy verdiklerimizin biri bakan olmaya layık değilmiş!!!  Niye oy verdik? Niye aday gösterildiler? Kim gösterdi? Kim oy verdi?

Otoban Gaziantep’te, hızlı tren Gaziantep’te,  Kayseri yolu bitmedi Şehir bir taraftan Suriyelilerden rahatsız bir taraftan yenileri geliyor. Kente devlet yatırımı yok.  En son yapılan Yenişehir Devlet Hastanesi arazisi davalık; bu yüzden çevresinde ne bir eczane var ne yemek yeyip içmeye bir yer. Bu şehirde mezarlık yapmak için orman kesildi; mesire alanlarında ağaç yetiştirilmeye çalışılıyor.

Halk yeşil kartlı, işsiz,  gelirsiz, fabrikalar eleman arıyor nitelikli eleman yok basit işlere asgari ücrete tenezzül eden yok.  Ev kiraları Suriyeli misafirlerden sonra iki katı oldu ev almak bir o kadar zor. Bu şehre ne oldu.

Bu şehrin kaderini kim çiziyor? Bütün bunların mimarı kim? İktidara sadakatle bağlı halkım mı? İstediğini alıp bu şehri umursamayan iktidar mı? Şehre faydası olmayan milletvekilleri mi? Bütün bunları göz göre göre kabullenen iktidarla karşı karşıya gelmekten çekindiği için görmezden gelen zadeler, sanayiciler, iş adamları mı?

Gelin oturalım bir araya gelelim, meclis oluşturup konuşalım tartışalım. İstişarelerde bulunalım. Bu şehrin naçiz kaderini yenelim doğrunun yanında yanlışın karşısında olalım.

Not: Sevgili okurlarım;  şehrin kaderini kim çiziyor, sorumlular kim, yorumlarınızı bekliyorum.