<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Özgür Haber | Kahramanmaraş'ın Özgür Haber Sitesi</title>
    <link>https://www.marasozgurhaber.com</link>
    <description>Kahramanmaraş ve bölgesinin en güncel haberlerine özgür haber farkıyla ulaşın</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.marasozgurhaber.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 18 Jun 2026 15:39:29 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.marasozgurhaber.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Tarım İlaçları Parkinson Riskini Artırabilir]]></title>
      <link>https://www.marasozgurhaber.com/tarim-ilaclari-parkinson-riskini-artirabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasozgurhaber.com/tarim-ilaclari-parkinson-riskini-artirabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Sultan Tarlacı, Parkinson hastalığındaki artışın yalnızca yaşlanmayla açıklanamayacağını belirterek, tarım ilaçları, çevresel faktörler ve tekrarlayan kafa travmalarının hastalık riskini artırabileceğine dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nöroloji Uzmanı Sultan Tarlacı, Parkinson hastalığının ortaya çıkışında çevresel etkenlerin rolüne ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Parkinson vakalarındaki artışın yaşlı nüfusun artış hızını aştığını belirten Tarlacı, özellikle tarım ilaçlarının hastalığın gelişiminde etkili olabileceğine yönelik bilimsel bulgular bulunduğunu söyledi.</p>

<p>Parkinson hastalığının genellikle 50-55 yaşlarında ortaya çıktığını ifade eden Tarlacı, uzun yıllardır köylerde yaşayanlar, tarımla uğraşanlar ve kuyu suyu kullanan kişilerde hastalığın daha sık görüldüğünün bilindiğini kaydetti.</p>

<p><strong>'YAŞLANMA TEK BAŞINA AÇIKLAMIYOR'</strong></p>

<p>Parkinson vakalarındaki artışın yalnızca yaşlanmaya bağlanamayacağını vurgulayan Tarlacı, özellikle tarım ilaçlarıyla ilgili araştırmaların dikkat çekici sonuçlar ortaya koyduğunu belirtti.</p>

<p>California'da yürütülen çalışmalarda yaklaşık 21 farklı pestisitin, beyinde dopamin üreten hücrelere zarar verdiğinin gösterildiğini aktaran Tarlacı, bu hücrelerin söz konusu kimyasallara karşı oldukça hassas olduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bazı tarım ilaçlarının Parkinson hastalığında rol oynayan beyin bölgeleri üzerinde seçici ve toksik etkiler oluşturduğuna dikkat çeken Tarlacı, bu nedenle konunun bireysel değil toplumsal bir sağlık sorunu olarak ele alınması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img height="422" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/05/31/1779456281-sultan-tarlac-1780233200-636-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p>Bazı uzmanların yaşanan artışı 'Parkinson epidemisi' olarak nitelendirdiğini belirten Tarlacı, tarım ilaçlarının bilinçli ve kontrollü kullanılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı. Domates başta olmak üzere bazı sebze ve meyvelerin pestisit kalıntılarını bünyelerinde tutabildiğine işaret eden Tarlacı, tarımsal üretimde denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><strong>KUYU SULARI DA RİSK TAŞIYABİLİR</strong></p>

<p>Özellikle 'Paraquat' isimli tarım ilacının toprakta uzun süre kalabildiğini belirten Tarlacı, pestisitlerin yer altı sularına karışmasının da risk oluşturabileceğini söyledi. Geçmişte kuyu suyu kullanan kişilerde Parkinson hastalığının daha sık görülmesinin nedenlerinden birinin bu durum olabileceğini kaydetti.</p>

<p><strong>'BAKLA TEK BAŞINA TEDAVİ DEĞİL'</strong></p>

<p>Toplumda yaygın olarak bilinen 'bakla Parkinson'a iyi gelir' görüşüne de değinen Tarlacı, baklanın içerisinde dopaminle ilişkili bazı maddeler bulunduğunu ancak bunun ilaç tedavisinin yerini tutamayacağını ifade etti. Parkinson tedavisinde kullanılan 125 miligramlık bir L-Dopa kapsülüne eşdeğer etki için yaklaşık 5 kilogram taze bakla tüketilmesi gerektiğini belirten Tarlacı, bu nedenle ilaç tedavisinin çok daha etkili ve uygulanabilir bir yöntem olduğunu söyledi.</p>

<p>Parkinson riskini artıran faktörlerden birinin de tekrarlayan kafa travmaları olduğuna dikkat çeken Tarlacı, özellikle boks gibi spor dallarında alınan darbelerin beyinde zamanla biriken hasarlara yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>Bu tür mikrotravmaların Parkinson hastalığının yanı sıra bazı bunama türlerinin de daha erken ortaya çıkmasına katkıda bulunabileceğini ifade eden Tarlacı, efsanevi boksör Muhammad Ali'nin bu durumun en bilinen örneklerinden biri olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>PARKİNSON TİTREMESİ NASIL AYIRT EDİLİR?</strong></p>

<p>Parkinson hastalığının en belirgin belirtilerinden biri olan titremenin özelliklerine de değinen Tarlacı, Parkinson titremesinin genellikle istirahat hâlinde ortaya çıktığını anlattı. 'Para sayar' tarzında tanımlanan Parkinson titremesinin, kişi hareket etmeye başladığında çoğu zaman azaldığını veya kaybolduğunu belirten Tarlacı, buna karşılık esansiyel tremorun ise özellikle bir nesneye uzanırken veya kullanım sırasında arttığını ifade etti.</p>
<acp-dt></acp-dt></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasozgurhaber.com/tarim-ilaclari-parkinson-riskini-artirabilir</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 18:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasozgurhabercom.teimg.com/crop/1280x720/marasozgurhaber-com/uploads/2026/06/tarim-ilaclari-parkinson-riskini-artirabilir.webp" type="image/jpeg" length="33110"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocukların Geleceği Ekranlarda Bulanıklaşıyor... 2050'de 5 Milyarı Etkilemesi Bekleniyor!]]></title>
      <link>https://www.marasozgurhaber.com/cocuklarin-gelecegi-ekranlarda-bulaniklasiyor-2050de-5-milyari-etkilemesi-bekleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasozgurhaber.com/cocuklarin-gelecegi-ekranlarda-bulaniklasiyor-2050de-5-milyari-etkilemesi-bekleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dijital ekran kullanımının artması ve çocukların açık havada daha az vakit geçirmesi, miyopi vakalarında küresel çapta ciddi artışa yol açıyor. Uzmanlar, erken tanı ve müdahalenin çocukların gelecekteki görme sağlığını korumada kritik öneme sahip olduğunu vurgularken, yeni klinik araştırmalar miyopi kontrolünde umut verici sonuçlar ortaya koydu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong> </strong>Bir dönem yalnızca uzak görme kusuru olarak değerlendirilen miyopi, günümüzde çocukların görme sağlığını tehdit eden en önemli küresel sağlık sorunlarından biri olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, dijitalleşen yaşam tarzı nedeniyle çocukların giderek daha fazla ekran karşısında vakit geçirdiğini ve bunun miyopi vakalarını artırdığını belirtiyor.</p>

<p>Uluslararası araştırmalara göre, 2050 yılına kadar dünya nüfusunun yaklaşık yarısının, yani 5 milyar kişinin miyop olması beklenirken, bunların yaklaşık 1 milyarının yüksek miyopi seviyesine ulaşacağı öngörülüyor. Uzmanlar, çocukluk çağında kontrol altına alınmayan miyopinin ilerleyen yaşlarda retina dekolmanı, glokom, katarakt ve kalıcı görme kaybı gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda uyarıyor.</p>

<p><strong>EKRAN SÜRESİ ARTIYOR, RİSK BÜYÜYOR</strong></p>

<p>Uzmanlara göre son yıllarda çocukların günlük yaşam alışkanlıklarında yaşanan değişim, miyopi artışının başlıca nedenleri arasında yer alıyor. Tablet, akıllı telefon ve bilgisayar kullanımının yaygınlaşmasıyla çocuklar uzun süre yakın mesafeye odaklanırken, açık havada geçirilen sürenin azalması doğal ışığın göz gelişimi üzerindeki koruyucu etkisini sınırlandırıyor.</p>

<p>Bu durumun miyopinin daha erken yaşlarda ortaya çıkmasına ve daha hızlı ilerlemesine neden olduğu belirtiliyor.</p>

<p><strong>BELİRTİLER GÖZDEN KAÇABİLİYOR</strong></p>

<p>Miyopi çoğu zaman belirgin şikâyet oluşturmadan ilerleyebiliyor. Tahtayı net görememe, televizyona veya ekranlara yaklaşma, gözleri kısarak bakma, dikkat dağınıklığı ve okul başarısında düşüş gibi belirtilerin aileler tarafından fark edilmeyebileceğine dikkat çekiliyor.</p>

<p>Uzmanlar, herhangi bir belirti olmasa bile çocukların düzenli göz muayenesinden geçirilmesi gerektiğini vurguluyor. Çünkü miyopinin en hızlı ilerlediği çocukluk döneminde yapılacak erken müdahalelerin, ilerleyen yaşlarda ortaya çıkabilecek ciddi göz hastalıklarının riskini azaltabileceği ifade ediliyor.</p>

<p><img height="613" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/06/14/miyosmart-iq-1781448610-270-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p>Miyopi kontrolüne yönelik bilimsel çalışmalar da hız kazanmış durumda. HOYA Vision Care ile The Hong Kong Polytechnic University iş birliğinde yürütülen yeni bir klinik araştırmada, D.I.M.S. teknolojisinin geliştirilmiş versiyonunu kullanan MiYOSMART iQ gözlük camlarının çocuklarda miyopi ilerlemesini kontrol altına almada dikkat çekici sonuçlar verdiği açıklandı.</p>

<p>Denver'da düzenlenen ARVO 2026 Annual Meeting'de paylaşılan sonuçlara göre, 7-12 yaş grubundaki çocuklarda 12 aylık kullanım sonunda miyopi kontrol etkinliğinin ortalama yüzde 100'ün üzerinde gerçekleştiği bildirildi. Araştırmada aksiyel uzunluk artışında yüzde 94 oranında azalma gözlemlendi.</p>

<p>4-6 yaş grubundaki çocuklarda ise kırma kusurunda yüzde 65, aksiyel uzunlukta ise yüzde 44 oranında miyopi kontrol başarısı elde edildiği açıklandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>'ERKEN MÜDAHALE HAYATİ ÖNEME SAHİP'</strong></p>

<p>HOYA Türkiye Genel Müdürü Kader Yıldırım, miyopinin artık yalnızca bireysel değil toplumsal bir sağlık sorunu olarak ele alınması gerektiğini belirterek, 'Miyopi her yıl daha fazla çocuğu etkileyen küresel bir sağlık sorunu haline geliyor. Çocuklarımızın görme sağlığını korumak için bugün atılacak adımlar, gelecekteki yaşam kalitelerini doğrudan etkileyecek. Araştırma sonuçları, miyopi kontrolünde bilimsel olarak desteklenen yeni bir dönemin başladığını gösteriyor' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasozgurhaber.com/cocuklarin-gelecegi-ekranlarda-bulaniklasiyor-2050de-5-milyari-etkilemesi-bekleniyor</guid>
      <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 17:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasozgurhabercom.teimg.com/crop/1280x720/marasozgurhaber-com/uploads/2026/06/cocuklarin-gelecegi-ekranlarda-bulaniklasiyor-2050de-5-milyari-etkilemesi-bekleniyor.webp" type="image/jpeg" length="94849"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kanser Hastalarına Yaz Uyarısı: Sıvı Tüketimi ve Beslenme Önemli]]></title>
      <link>https://www.marasozgurhaber.com/kanser-hastalarina-yaz-uyarisi-sivi-tuketimi-ve-beslenme-onemli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasozgurhaber.com/kanser-hastalarina-yaz-uyarisi-sivi-tuketimi-ve-beslenme-onemli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Kanser Derneği Gönüllü Diyetisyeni ve Uzman Şef Yasemin Güzel, yaz aylarında artan sıcaklıkların kanser tedavisi gören hastalar için ek riskler oluşturduğunu belirterek yeterli sıvı tüketimi, dengeli beslenme ve gıda güvenliğine dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk Kanser Derneği Gönüllü Diyetisyeni ve Uzman Şef Yasemin Güzel, yaz aylarında artan sıcaklıkların kanser tedavisi gören bireylerin sağlık durumunu olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulundu.</p>

<p>Kanser tedavisi sürecinde iştahsızlık, mide bulantısı, halsizlik ve sıvı kaybı gibi sorunların sık görüldüğünü belirten Güzel, sıcak havalarda bu belirtilerin daha da belirginleşebildiğini ifade etti. Bu nedenle gün boyunca düzenli su tüketiminin önemine dikkat çeken Güzel, ayran, kefir, çorba ve su oranı yüksek meyvelerin de sıvı ihtiyacının karşılanmasına katkı sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Karpuz, kavun, çilek, şeftali ve kayısı gibi yaz meyvelerinin hem ferahlatıcı hem de sıvı desteği sağlayan besinler olduğunu belirten Güzel, bu ürünlerin yoğurt veya kefir gibi protein kaynaklarıyla birlikte tüketilmesinin daha dengeli bir beslenme sağlayacağını kaydetti.</p>

<p><strong>BESİN GÜVENLİĞİNE DİKKAT ÇEKTİ</strong></p>

<p>Yaz aylarında yüksek sıcaklık nedeniyle gıdaların daha hızlı bozulduğunu vurgulayan Güzel, özellikle bağışıklık sistemi tedavi nedeniyle zayıflayan hastaların besin güvenliğine daha fazla özen göstermesi gerektiğini belirtti. Açıkta satılan yiyecekler, uzun süre güneşte bekleyen ürünler ve hijyen koşullarından emin olunmayan gıdalardan uzak durulmasını öneren Güzel, meyve ve sebzelerin tüketilmeden önce mutlaka iyice yıkanması gerektiğini ifade etti.</p>

<p><strong>HAFİF VE SAĞLIKLI TATLILAR ÖNERİLDİ</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaz aylarında tatlı tüketmek isteyen hastalara da tavsiyelerde bulunan Güzel, ağır ve şerbetli tatlılar yerine ev yapımı meyveli yoğurtlar, kefirli karışımlar ve sütlü tatlıların daha sağlıklı alternatifler sunduğunu söyledi.</p>

<p>Her hastanın ihtiyaçlarının farklı olduğuna dikkat çeken Güzel, 'Beslenme planları mutlaka kişiye özel hazırlanmalıdır. Yaz aylarında alınacak basit ancak doğru önlemler, tedavi sürecinin daha konforlu geçmesine ve yaşam kalitesinin korunmasına katkı sağlayabilir.' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasozgurhaber.com/kanser-hastalarina-yaz-uyarisi-sivi-tuketimi-ve-beslenme-onemli</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasozgurhabercom.teimg.com/crop/1280x720/marasozgurhaber-com/uploads/2026/06/kanser-hastalarina-yaz-uyarisi-sivi-tuketimi-ve-beslenme-onemli.webp" type="image/jpeg" length="19385"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlıkta Koruyucu Model Güçleniyor... Türkiye'de 8.350 ASM ile Hizmet Ağı]]></title>
      <link>https://www.marasozgurhaber.com/saglikta-koruyucu-model-gucleniyor-turkiyede-8350-asm-ile-hizmet-agi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasozgurhaber.com/saglikta-koruyucu-model-gucleniyor-turkiyede-8350-asm-ile-hizmet-agi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, birinci basamak sağlık hizmetlerinde 'hastalanmadan sağlığı koruma' vizyonuyla yürütülen çalışmalar kapsamında Türkiye genelinde güçlü bir sağlık ağı kurulduğunu açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, birinci basamak sağlık hizmetlerinde koruyucu sağlık yaklaşımının güçlendirildiğini belirterek yürütülen çalışmalara ilişkin açıklamalarda bulundu.</p>

<p>'Koruyan sağlık' vizyonu çerçevesinde Türkiye genelinde 8 bin 350 Aile Sağlığı Merkezi (ASM), 973 Toplum Sağlığı Merkezi ve 348 Sağlıklı Hayat Merkezi ile geniş bir hizmet ağı oluşturulduğu ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sağlıklı Hayat Merkezlerinde beslenme danışmanlığı, fiziksel aktivite programları, kanser taramaları ve psikososyal destek gibi 17 farklı alanda hizmet verildiği, 2026 yılının ilk 4 ayında bu merkezlere 96 binden fazla başvuru yapıldığını bildiren Bakan Memişoğlu, paylaşımında, ASM'lerde gerçekleştirilen 158 milyondan fazla tarama ile kronik hastalıkların erken tespiti ve yönetimine yönelik proaktif bir süreç yürütüldüğü, 10,6 milyon vatandaşın obezite, diyabet ve hipertansiyon gibi risklerinin erken aşamada belirlendiğini kaydetti.</p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Birinci basamak sağlık hizmetlerimizde, 'hastalanmadan önce sağlığımızı korumak' vizyonuyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz.<br />
<br />
✅ 8.350 Aile Sağlığı Merkezi, 973 Toplum Sağlığı Merkezi ve 348 Sağlıklı Hayat Merkezi ile Türkiye'nin dört bir yanını kapsayan güçlü bir hizmet ağı: <a href="https://t.co/NyXkWD5NXu" rel="nofollow">pic.twitter.com/NyXkWD5NXu</a></p>
— Prof. Dr. Kemal Memişoğlu (@drmemisoglu) <a href="https://x.com/drmemisoglu/status/2064349837890298247?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">June 9, 2026</a></blockquote>
<script async src='https://platform.x.com/widgets.js' charset='utf-8'></script>

<p>Bakan Memişoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde 'Sağlıklı Türkiye Yüzyılı' vizyonu doğrultusunda çalışmaların sürdüğünü ifade ederek, sahada görev yapan 31 bini aşkın aile hekimi başta olmak üzere tüm sağlık çalışanlarına teşekkür etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasozgurhaber.com/saglikta-koruyucu-model-gucleniyor-turkiyede-8350-asm-ile-hizmet-agi</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 13:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasozgurhabercom.teimg.com/crop/1280x720/marasozgurhaber-com/uploads/2026/06/saglikta-koruyucu-model-gucleniyor-turkiyede-8350-asm-ile-hizmet-agi.webp" type="image/jpeg" length="58807"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'de Öz Bakım Bilinci Yetersiz! Eczacılar Güvenin Anahtarı]]></title>
      <link>https://www.marasozgurhaber.com/turkiyede-oz-bakim-bilinci-yetersiz-eczacilar-guvenin-anahtari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasozgurhaber.com/turkiyede-oz-bakim-bilinci-yetersiz-eczacilar-guvenin-anahtari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haleon ve Ipsos Türkiye iş birliğiyle hazırlanan Türkiye Öz Bakım Haritası Araştırması, bireylerin öz bakım farkındalığının sınırlı olduğunu ve acil servislerin 'hızlı çözüm noktası' olarak görülmesinin sağlık sistemine yük getirdiğini ortaya koydu. Araştırma, eczacıların tüketiciler için kritik bir danışmanlık rolü üstlendiğini de gösterdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tüketici sağlığı alanında dünya lideri Haleon, Türkiye Öz Bakım Haritası Araştırması sonuçlarını açıkladı. Araştırma, bireylerin öz bakım farkındalığının sınırlı olduğunu ve çoğunlukla yorgunluk veya rahatsızlık hissettiklerinde küçük tepkisel adımlar attıklarını ortaya koydu.</p>

<p>Öz bakımın en temel eylemleri arasında ağız ve diş bakımı, cilt bakımı ve psikolojik iyi hâli koruma yer alıyor. Son bir ayda en sık yapılan davranış ise günlük su tüketimine dikkat etmek oldu. Bunun yanı sıra dengeli beslenme, yürüyüş ve gıda takviyesi kullanımı öne çıktı. Ortalama uyku süresi 7 saat olarak ölçüldü. Araştırma, toplumun yüzde 50'sinin semptom ne olursa olsun doğrudan acil servise başvurabileceğini ortaya koydu. Bu yaklaşım, sağlık sistemi üzerinde ciddi bir baskı yaratıyor.</p>

<p>Sağlık konularında en çok güvenilen kaynaklar doktorlar (yüzde 84) ve eczacılar (yüzde 79) olurken, sosyal medya ve fenomenler düşük güvenle öne çıkıyor. Tüketicilerin yüzde 57'si internette sağlık bilgisi aradığında eczacısına danışıyor. Eczaneler, yüzde 61 oranıyla danışmanlık kalitesi temel alınarak tercih ediliyor ve reçetesiz ürün seçiminde belirleyici rol oynuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="421" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/06/09/1780999669-haleon-ozbakimharitasi-2-1781011187-595-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p>Son bir yılda en sık görülen rahatsızlıklar soğuk algınlığı, kas/eklem ağrıları ve baş ağrısı/migren olarak belirlendi. Ağrı kesiciler en sık kullanılan ürünler olurken, soğuk algınlığı ilaçları 'kriz' ürünleri olarak öne çıktı.</p>

<p>Takviyeler alanında tüketicilerin yüzde 52'si günlük enerji ve zindeliklerini desteklemek için vitamin ve minerallere başvuruyor. En çok tercih edilen içerikler D vitamini, B12, C vitamini ve magnezyum oldu. Pandemi sonrası dönemde gıda takviyelerine talep yüzde 90 seviyesine ulaştı, temel vitamin ve minerallerin satın alınmasında yüzde 64 artış gözlendi. Geleneksel ev çözümleri de korunma ve filtreleme amacıyla kullanılmaya devam ediyor.</p>

<p>Araştırma, toplumun sağlık farkındalığı ile davranışları arasında ciddi bir uçurum olduğunu ortaya koydu. Örneğin, toplumun yüzde 44'ü yüksek stres seviyesini 'normal' olarak görürken, ruhsal sağlık konusunda profesyonel destek alanlar sadece yüzde 26 oldu. Kilo problemi kadınlar için sosyal bir yargılanma, erkekler için fiziksel işlevsellik meselesi olarak algılanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasozgurhaber.com/turkiyede-oz-bakim-bilinci-yetersiz-eczacilar-guvenin-anahtari</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 16:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasozgurhabercom.teimg.com/crop/1280x720/marasozgurhaber-com/uploads/2026/06/turkiyede-oz-bakim-bilinci-yetersiz-eczacilar-guvenin-anahtari.webp" type="image/jpeg" length="98501"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Obeziteye Karşı 3 Temel Kural: Beslenme, Hareket ve Uyku]]></title>
      <link>https://www.marasozgurhaber.com/obeziteye-karsi-3-temel-kural-beslenme-hareket-ve-uyku</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasozgurhaber.com/obeziteye-karsi-3-temel-kural-beslenme-hareket-ve-uyku" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sakarya Büyükşehir Belediyesi Tıp Merkezi Uzman Diyetisyeni Betül Çiftçi, son yıllarda artış gösteren obezite oranlarına dikkat çekerek fazla kilonun birçok kronik hastalığın temel risk faktörlerinden biri olduğunu vurguladı. Çiftçi, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemine işaret etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sakarya Büyükşehir Belediyesi Tıp Merkezi Uzman Diyetisyeni Betül Çiftçi, son yıllarda artış gösteren obezite vakaları ve sağlıklı kilo verme yöntemleri hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Kadınlarda obezite oranlarının erkeklere göre daha yüksek olduğuna dikkat çeken Çiftçi, 'Bunun temelinde fizyolojik ve biyolojik nedenler bulunuyor. Erkeklerde kas kütlesinin daha fazla olması metabolizma hızını artırırken, kadınlarda yağ oranının daha yüksek olması kilo almaya yatkınlığı artırabiliyor. Gebelik, emzirme dönemi ve hormonal bozukluklar da kilo artışına neden olabiliyor. Bunun yanında hareketsiz yaşam ve yanlış beslenme alışkanlıkları da önemli risk faktörleri arasında yer alıyor' ifadelerini kullandı.</p>

<p><img height="499" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/06/09/uzman-diyetisyen-betul-ciftci-1781007541-905-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p>Fiziksel aktivite eksikliğinin obeziteyi tetikleyen en önemli nedenlerden biri olduğunu belirten Çiftçi, 'Günümüzde fiziksel aktivite yapmayanların oranı oldukça yüksek. Hareketsiz yaşam bazal metabolizma hızını yavaşlatıyor, kas kayıplarına neden oluyor ve alınan-harcanan enerji dengesini bozarak kilo artışını kolaylaştırıyor' diye konuştu.</p>

<p><strong>ŞOK DİYETLER YERİNE SÜRDÜRÜLEBİLİR BESLENME</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kilo verme sürecinde yapılan hatalara da değinen Çiftçi, 'Şok diyetler, tek tip beslenme programları ve öğün atlamak en sık karşılaştığımız yanlışlar arasında yer alıyor. Şok diyetlerde ise verilen kilonun önemli bir kısmı yağ değil, su ve kas kaybı olabiliyor. Bu nedenle kişinin yaşam tarzına uygun, sürdürülebilir ve dengeli bir beslenme programı uygulanması gerekiyor' dedi. Obeziteyle mücadelede kısa süreli çözümler yerine kalıcı yaşam alışkanlıklarının hedeflenmesi gerektiğini belirten Çiftçi, 'Amaç sadece kilo vermek değil, sağlıklı yaşam alışkanlıklarını hayatın bir parçası haline getirmektir. Kalıcı başarı ancak sürdürülebilir beslenme ve aktif yaşamla mümkündür' diyerek vatandaşlara sağlıklı yaşam çağrısında bulundu.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasozgurhaber.com/obeziteye-karsi-3-temel-kural-beslenme-hareket-ve-uyku</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasozgurhabercom.teimg.com/crop/1280x720/marasozgurhaber-com/uploads/2026/06/obeziteye-karsi-3-temel-kural-beslenme-hareket-ve-uyku.webp" type="image/jpeg" length="29506"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Süt, Sağlıklı Büyümenin En Doğal Destekçisi]]></title>
      <link>https://www.marasozgurhaber.com/sut-saglikli-buyumenin-en-dogal-destekcisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasozgurhaber.com/sut-saglikli-buyumenin-en-dogal-destekcisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süt, besleyici içeriği ve sağlığa katkısıyla doğumdan itibaren her yaşta tüketilmesi gereken temel gıdalar arasında yer alıyor. Türkiye'nin köklü süt ve süt ürünleri markalarından Teksüt, 1 Haziran Dünya Süt Günü dolayısıyla sütün sağlıklı yaşam açısından önemine dikkat çekti. 70 yıldır güvenle sofralara ulaştırdığı ürünlerle nesillerin gelişimine eşlik ettiğini vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Teksüt Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Arda Aksaray, sütün yaşamın her döneminde düzenli olarak tüketilmesi gereken en değerli besin kaynaklarından biri olduğunu belirterek 1 Haziran Dünya Süt Günü'nü kutladı. Sağlıklı bir toplumun temelinde dengeli ve yeterli beslenmenin yer aldığını ifade eden Aksaray, 'Süt; protein, kalsiyum, vitamin ve mineraller açısından çok zengin bir besin kaynağı. Çocukların büyüme ve gelişiminden yetişkinlerin sağlıklı yaşamına kadar her yaşta önemli bir role sahip. Fiziksel ve zihinsel gelişimin desteklenmesi için düzenli süt tüketimi büyük önem taşıyor' dedi.</p>

<p>Bu yıl 70'inci kuruluş yılını kutlayan Teksüt'ün, nesillerdir sofralarda yer aldığını vurgulayan Aksaray, '70 yıldır süt ve süt ürünleri alanındaki deneyimimizle tüketicilerimize güvenilir ve kaliteli ürünler sunuyoruz. Sütün bereketini ve doğallığını sofralara taşırken, sağlıklı nesillerin yetişmesine katkı sağlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz' diye konuştu.</p>

<p><strong>Süt kültürü nesilden nesile aktarılıyor</strong></p>

<p>Sütün yoğurt, ayran, peynir, kaymak ve tereyağı gibi birçok ürüne dönüşen büyük bir yolculuğa sahip olduğunu belirten Aksaray, 'Anadolu mutfağında süt ve süt ürünleri çok önemli bir yere sahip. Kahvaltıdan ana öğünlere, tatlılardan geleneksel lezzetlere kadar hayatımızın her alanında süt ürünlerini görüyoruz. Bu güçlü kültür, yüzyıllardır nesilden nesile aktarılıyor' ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Günde 2 bardak süt öneriliyor</strong></p>

<p>Karbonhidrat, protein ve yağ içeriğiyle enerji sağlayan süt, özellikle içerdiği kalsiyum sayesinde kemik sağlığının korunmasına katkı sağlıyor. Çocukların fiziksel ve zihinsel gelişimi için gerekli olan protein, kalsiyum, fosfor ile B2, B6, B1 ve A vitaminleri de süt aracılığıyla alınabiliyor. Uzmanlar, çocukluk döneminden itibaren düzenli süt tüketiminin sağlıklı yaşamın temel taşlarından biri olduğuna dikkat çekerken, Sağlık Bakanlığı'nın Türkiye Beslenme Rehberi'nde, çocukların ve gençlerin her gün düzenli olarak 2 ila 4 porsiyon süt ve süt ürünü tüketmesinin sağlıklı büyüme ve gelişim açısından önemli olduğu vurgulanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Teksüt'ün sade ve meyve aromalı süt çeşitleri ise çocukların süt tüketimini desteklerken, içerdiği yüksek protein ve kalsiyum oranlarıyla öne çıkıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasozgurhaber.com/sut-saglikli-buyumenin-en-dogal-destekcisi</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 09:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasozgurhabercom.teimg.com/crop/1280x720/marasozgurhaber-com/uploads/2026/05/sut-saglikli-buyumenin-en-dogal-destekcisi.webp" type="image/jpeg" length="95864"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tansiyonu Artıran 14 Şaşırtıcı Etken Açıklandı!]]></title>
      <link>https://www.marasozgurhaber.com/tansiyonu-artiran-14-sasirtici-etken-aciklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasozgurhaber.com/tansiyonu-artiran-14-sasirtici-etken-aciklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Modern yaşamın yoğun temposu, stres ve kötü beslenme hipertansiyonu tetikleyen başlıca nedenler arasında yer alıyor. Uzmanlar, bu nedenlerin hiçbiri yoksa ve tansiyon yine de yükseliyorsa altında daha alışılmadık nedenler olabileceğine dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, hipertansiyonun yalnızca tuz tüketimiyle ilişkilendirilmemesi gerektiğini belirterek, günlük yaşamda fark edilmeyen birçok etkenin tansiyonu yükseltebileceğini söyledi.</p>

<p>Nevrez Koylan, özellikle tansiyon hastalarına ilk önerilen adımlardan birinin tuz tüketiminin azaltılması olduğunu ancak hipertansiyonun çok daha geniş bir nedenler yelpazesine sahip bulunduğunu ifade etti. Prof. Dr. Koylan, stres, kaygı ve öfke gibi duygusal durumların yanı sıra günlük yaşam alışkanlıklarının da tansiyon üzerinde doğrudan etkili olabileceğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzman isim, uzun süre yüksek seyreden tansiyon değerlerinin mutlaka hekim kontrolünde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p><img height="767" src="https://www.igfhaber.com/static/2024/07/24/1721806800-asm-nevrezkoylan-gorseli-1721828860-378-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p><strong>TANSİYONU YÜKSELTEN 14 BEKLENMEDİK FAKTÖR</strong></p>

<p>Prof. Dr. Koylan, hipertansiyon üzerinde etkili olabilecek bazı alışılmadık faktörleri şöyle sıraladı:</p>

<ul>
 <li>Yalnızlık hissi</li>
 <li>'Beyaz önlük sendromu' (doktor ortamında tansiyon yükselmesi)</li>
 <li>Tuvalet ihtiyacını uzun süre ertelemek</li>
 <li>Duygusal ve stresli konuşmalar</li>
 <li>Susuzluk</li>
 <li>Aşırı şeker tüketimi</li>
 <li>Bitkisel takviyeler (ginkgo, ginseng, guarana vb.)</li>
 <li>Uyku apnesi</li>
 <li>Tiroid hastalıkları</li>
 <li>Doğum kontrol ilaçları</li>
 <li>Antidepresan kullanımı</li>
 <li>Ağrı kesici ilaçlar</li>
 <li>Potasyum eksikliği</li>
 <li>Ağrı ve ani fiziksel rahatsızlıklar</li>
 <li>'Sadece tuz değil, bütün yaşam tarzı önemli'</li>
</ul>

<p>Koylan, özellikle işlenmiş şekerlerin, bazı ilaçların ve uyku bozukluklarının da tansiyon üzerinde ciddi etkiler oluşturabileceğini belirterek, 'Tansiyon yalnızca tuzla açıklanamaz. Yaşam tarzı, stres yönetimi ve genel sağlık durumu birlikte değerlendirilmelidir' dedi.</p>
<style id="app_ajhbdcgfhlhhmocddefknjjkejcfpbnj_style" type="text/css">html,
body,
body:not(.web_whatsapp_com) *,
html body:not(.web_whatsapp_com) *,
html body.ds *,
html body:not(.web_whatsapp_com) div *,
html body:not(.web_whatsapp_com) span *,
html body p *,
html body h1 *,
html body h2 *,
html body h3 *,
html body h4 *,
html body h5 *,
html
  body:not(.web_whatsapp_com)
  *:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not(
    [contenteditable="true"]
  ),
html
  body:not(.web_whatsapp_com)
  *[class]:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not(
    [contenteditable="true"]
  ),
html
  body:not(.web_whatsapp_com)
  *[id]:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not(
    [contenteditable="true"]
  ) {
  user-select: text !important;
}

html body *:not(input):not(textarea)::selection,
body *:not(input):not(textarea)::selection,
html body div *:not(input):not(textarea)::selection,
html body span *:not(input):not(textarea)::selection,
html body p *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h1 *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h2 *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h3 *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h4 *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h5 *:not(input):not(textarea)::selection {
  background-color: #3297fd !important;
  color: #ffffff !important;
}

/* linkedin */
/* squize */
.www_linkedin_com
  .sa-assessment-flow__card.sa-assessment-quiz
  .sa-assessment-quiz__scroll-content
  .sa-assessment-quiz__response
  .sa-question-multichoice__item.sa-question-basic-multichoice__item
  .sa-question-multichoice__input.sa-question-basic-multichoice__input.ember-checkbox.ember-view {
  width: 40px;
}
/*linkedin*/

/*instagram*/
/*wall*/
.www_instagram_com ._aagw {
  display: none;
}

/*developer.box.com*/
.bp-doc .pdfViewer .page:not(.bp-is-invisible):before {
}

/*telegram*/
.web_telegram_org .emoji-animation-container {
  display: none;
}
html
  body.web_telegram_org
  .bubbles-group
  > .bubbles-group-avatar-container:not(input):not(textarea):not(
    [contenteditable=""]
  ):not([contenteditable="true"]),
html
  body.web_telegram_org
  .custom-emoji-renderer:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not(
    [contenteditable="true"]
  ) {
  pointer-events: none !important;
}

/*ladno_ru*/
.ladno_ru [style*="position: absolute; left: 0; right: 0; top: 0; bottom: 0;"] {
  display: none !important;
}

/*mycomfyshoes.fr */
.mycomfyshoes_fr #fader.fade-out {
  display: none !important;
}

/*www_mindmeister_com*/
.www_mindmeister_com .kr-view {
  z-index: -1 !important;
}

/*www_newvision_co_ug*/
.www_newvision_co_ug .v-snack:not(.v-snack--absolute) {
  z-index: -1 !important;
}

/*derstarih_com*/
.derstarih_com .bs-sks {
  z-index: -1;
}

html
  body
  .alc_unlock-pseudo-before.alc_unlock-pseudo-before.alc_unlock-pseudo-before::before {
  pointer-events: none !important;
}
html
  body
  .alc_unlock-pseudo-after.alc_unlock-pseudo-after.alc_unlock-pseudo-after::after {
  pointer-events: none !important;
}
</style></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasozgurhaber.com/tansiyonu-artiran-14-sasirtici-etken-aciklandi</guid>
      <pubDate>Wed, 27 May 2026 16:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasozgurhabercom.teimg.com/crop/1280x720/marasozgurhaber-com/uploads/2026/05/tansiyonu-artiran-14-sasirtici-etken-aciklandi.webp" type="image/jpeg" length="83444"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sadece Ne Yediğiniz Değil, Nasıl Tükettiğiniz de Önemli]]></title>
      <link>https://www.marasozgurhaber.com/sadece-ne-yediginiz-degil-nasil-tukettiginiz-de-onemli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasozgurhaber.com/sadece-ne-yediginiz-degil-nasil-tukettiginiz-de-onemli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kurban Bayramı'nda değişen beslenme düzeni ve artan et tüketiminin özellikle kalp, tansiyon ve diyabet hastaları için risk oluşturabileceği uyarısı yapıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Nevrez Koylan, bayram döneminde yalnızca tüketilen gıdaların değil, öğün sıklığı ve yeme düzeninin de sağlık açısından büyük önem taşıdığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. Koylan, ziyaretlerle birlikte gün içine yayılan sık ve yoğun tüketimin sağlıklı bireylerde bile geçici yük oluşturabileceğini belirterek, 'Özellikle kalp-damar hastalığı, hipertansiyon veya diyabeti olan kişilerde bu durum daha ciddi şikâyetlere yol açabilir' dedi.</p>

<p><img height="767" src="https://www.igfhaber.com/static/2024/07/24/1721806800-asm-nevrezkoylan-gorseli-1721828860-378-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p>Artan et tüketimiyle birlikte fazla tuz ve yağ alımının kan basıncı, kan şekeri ve kolesterol seviyelerinde ani dalgalanmalara neden olabileceğine dikkat çeken Koylan, kardiyovasküler hastalıkların dünya genelinde hâlâ en yaygın ölüm nedeni olduğunu ifade etti. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her üç ölümden birinin kalp-damar hastalıklarına bağlı gerçekleştiğini hatırlatan Koylan, Türkiye'de de benzer bir tablonun bulunduğunu söyledi.</p>

<p>Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, Kurban Bayramı'nda kalp sağlığını desteklemeye yardımcı olabilecek 15 maddeyi paylaştı:</p>

<ol>
 <li>Porsiyon kontrolüne dikkat edin, aşırı kalori alımından kaçının.</li>
 <li>Bayramda normal beslenme düzeninizi bozmayın, öğün atlamamaya özen gösterin.</li>
 <li>Sofralarda aşırı çeşit ve ağır yiyeceklerden kaçının, yeni ve yoğun besinleri tadımlık miktarlarda tercih edin.</li>
 <li>Tatlı tüketimini sınırlayın. Şerbetli seçenekler yerine sütlü tatlıları küçük porsiyonlarla tercih edin.</li>
 <li>Kavurma, sakatat ve kırmızı et tüketimini sınırlayın, aşırı tüketimin kolesterolü yükseltebileceğini unutmayın.</li>
 <li>Et yemeklerinde kavurma ve kızartma yerine haşlama, fırın veya ızgara yöntemlerini tercih edin.</li>
 <li>Pilav, makarna ve börek gibi karbonhidratları sınırlı tüketin.</li>
 <li>Kahvaltıda sucuklu yumurta, kızartma, börek ve tatlı gibi ağır seçeneklerden yalnızca birini, küçük porsiyonlarda tüketin.</li>
 <li>Yemeklerde ideal tuz miktarını aşmamaya özen gösterin. Günlük toplam tuz tüketiminin 5 gram yani yaklaşık 1 çay kaşığını geçmemesine dikkat edin. (Tansiyon hastaları için bu miktar daha da azaltılmalı)</li>
 <li>İçecek olarak su veya ev yapımı ayran tercih edin. Şekerli, gazlı ve hazır içeceklerden kaçının.</li>
 <li>Beyaz ekmek yerine tam tahıllı ekmek tercih edin.</li>
 <li>Sofraları sebze, salata ve meyve ile zenginleştirerek denge sağlayın.</li>
 <li>Yemekleri yavaş yiyin, sofrada geçirilen süreyi uzatarak tokluk hissini artırın.</li>
 <li>Gün içinde mümkün olduğunca hareket edin, kısa yürüyüşler kalp sağlığına katkı sağlar.</li>
 <li>Bayram yoğunluğu ve stresi yönetmeye, dinlenmeye zaman ayırmaya özen gösterin.</li>
</ol>
<acp-dt></acp-dt></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasozgurhaber.com/sadece-ne-yediginiz-degil-nasil-tukettiginiz-de-onemli</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 18:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasozgurhabercom.teimg.com/crop/1280x720/marasozgurhaber-com/uploads/2026/05/sadece-ne-yediginiz-degil-nasil-tukettiginiz-de-onemli.webp" type="image/jpeg" length="98209"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Göz Kaşımayı Hafife Almayın!]]></title>
      <link>https://www.marasozgurhaber.com/goz-kasimayi-hafife-almayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasozgurhaber.com/goz-kasimayi-hafife-almayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Oftalmoloji Derneği Kornea ve Oküler Yüzey Birimi Başkanı Prof. Dr. Özlem Evren Kemer, Türkiye'de genç nüfusta her 50 kişiden birinde görülen keratokonus göz hastalığı ile ilgili açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk Oftalmoloji Derneği Kornea ve Oküler Yüzey Birimi Başkanı Prof. Dr. Özlem Evren Kemer, keratokonus hastalığına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Prof. Dr. Kemer, gelişen tanı yöntemleriyle birlikte eskiden nadir kabul edilen keratokonusun aslında daha sık görüldüğünün ortaya çıktığını belirterek, dünya genelinde her 2 bin kişiden birinde görülen hastalığın Türkiye'de genç nüfusta her 100 kişiden 2'sinde tespit edilebildiğini ifade etti.</p>

<p>Hastalığın en önemli ve önlenebilir risk faktörlerinden birinin göz kaşıma alışkanlığı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Kemer, gözlerin sık ve sert şekilde ovuşturulmasının korneanın yapısını zayıflattığını ve hastalığın ilerlemesini hızlandırdığını söyledi.</p>

<p><img height="500" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/05/13/1778650281-prof-dr-ozlem-evren-1778666129-69-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p>Özellikle alerjik bünyeye sahip kişilerde göz kaşıntısının daha sık görüldüğünü belirten Kemer, bu durumun farkında olmadan hastalık riskini artırdığını ve keratokonusun ilerleyişini hızlandırabildiğini kaydederek, risk gruplarına da değindi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. Özlem Evren Kemer, gözünü sık kaşıyan çocuklar ve gençler, alerjik göz hastalığı olanlar, sık gözlük numarası değişimi yaşayanlar ve ailesinde keratokonus öyküsü bulunan kişilerin daha dikkatli olması gerektiğini ifade etti. Keratokonusun genellikle ergenlik döneminde başladığını ve erken yaşlarda ilerleme eğilimi gösterdiğini belirten Kemer, hastalığın erken dönemde tespit edilmesi halinde ilerlemenin büyük ölçüde durdurulabildiğini, bu nedenle düzenli göz muayenesinin kritik önem taşıdığını vurguladı. Giderek artan bulanık görme, gözlükle tam düzelmeyen görme, gece görüşünde zorlanma ve ışık saçılması gibi belirtilere dikkat çeken Kemer, bu şikayetlerin görülmesi halinde mutlaka göz doktoruna başvurulması gerektiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasozgurhaber.com/goz-kasimayi-hafife-almayin</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 13:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasozgurhabercom.teimg.com/crop/1280x720/marasozgurhaber-com/uploads/2026/05/goz-kasimayi-hafife-almayin.webp" type="image/jpeg" length="12474"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocuklarda Kalp Hastalığı Yaygınlaşıyor]]></title>
      <link>https://www.marasozgurhaber.com/cocuklarda-kalp-hastaligi-yayginlasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasozgurhaber.com/cocuklarda-kalp-hastaligi-yayginlasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Dr. Murat Şahin, çocuklarda artan kalp hastalıklarına karşı uyarıda bulundu. Hatalı beslenme, hareketsizlik ve obezite gibi risklere dikkat çeken Uzm. Dr. Şahin; nefes darlığı ve çarpıntı gibi belirtilerde vakit kaybetmeden uzmana başvurulması gerektiğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'de son yıllarda çocuklarda kalp hastalıklarının görülme sıklığı hızla artıyor. Geçmişte sadece ileri yaş hastalığı olarak bilinen kalp hastalıkları, artık gençlerde de kapıyı çalıyor hatta çocuk yaşta kalp krizi vakalarıyla da karşılaşılabiliyor.</p>

<p>Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Dr. Murat Şahin genetik etkenlerin yanı sıra günlük yaşamda yapılan bazı hataların da kalbe ciddi zararlar verebildiğini belirterek 'Çocuklarda kalp hastalıkları çoğu zaman sinsi ilerlemektedir. Özellikle çabuk yorulma, nefes darlığı, çarpıntı, göğüs ağrısı, bayılma ve spor yaparken zorlanma gibi kalp hastalığının belirtileri olabilecek şikayetler varsa mutlaka Çocuk Kardiyolojisi uzmanına başvurulmalı, 'büyüme döneminde olur' gibi yanlış bir algıya kapılıp zaman kaybedilmemelidir' dedi.</p>

<p>Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Dr. Murat Şahin, günümüzde çocuk kalbini tehdit eden 9 etkeni, hatalı davranışları ve erken tanı için ailelerin dikkat etmeleri gerekenleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.</p>

<p><img height="945" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/05/11/1778482314-murat-ahin-1778516611-142-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p><strong>HAZIR VE PAKETLİ GIDALARIN AŞIRI TÜKETİMİ</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hazır gıdalar; yüksek tuz, şeker ve trans yağ içerdiklerinden çocukların damar yapısını olumsuz etkiler, zamanla damar sertliğine zemin hazırlayarak kalp hastalıklarının erken yaşta başlamasına neden olabilir. Bu tarz paketli ürünler, aşırı tuz içeriğinden dolayı çocukluk çağında da tansiyon yüksekliğine yol açabilmektedir. Bu nedenle çocuğa ev yapımı, doğal ve dengeli beslenme alışkanlığı kazandırılmalı, paketli ürünler sınırlandırılmalıdır.</p>

<p>Tablet, telefon ve bilgisayar başında uzun süre hareketsizlik kalbin yeterince çalışmamasına, dolaşım sisteminin zayıflamasına yol açar, obezite riskini artırır. Ayrıca hareketsiz yaşam tarzı nedeniyle kardiyovasküler sistem ayarı kendini hep istirahatte gibi algıladığı için, ani hareketlerde baş dönmesi, göz kararması ve bayılma da görülebilmektedir. Çocukların açık havada her gün 60 dakika aktif hareket etmesi ve düzenli spor yapmaları desteklenmelidir.</p>

<p>Fazla kilo, kalbin üzerine ekstra yük bindirir. Obez çocuklarda yüksek tansiyon, kolesterol ve insülin direnci gibi kalp hastalıklarını tetikleyen riskler daha erken ortaya çıkar.</p>

<p>Çocukların sağlıklı ve dengeli beslenmesi, ekran süresinin azaltılması ve spora yönlendirilmeleriyle kilolarının olması gereken ideal seviyeye ulaşmaları sağlanmalıdır.</p>

<p><strong>AŞIRI TUZ TÜKETİMİ</strong></p>

<p>Yapılan bilimsel çalışmalar; fazla tuz tüketiminin çocuklarda da yüksek tansiyona neden olabileceğini, bu durumun uzun vadede kalp ve damar sağlığını ciddi şekilde tehdit ettiğini gösteriyor. Yemeklere ekstra tuz eklenmemesi, hazır atıştırmalıkların tuz oranına dikkat edilmesi ve başta cips olmak üzere aşırı tuzlu atıştırmalıklardan uzak durulması konusunda bilinçlendirilmeleri çok önemlidir.</p>

<p>Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Dr. Murat Şahin 'Çabuk yorulma, nefes darlığı, çarpıntı, göğüs ağrısı veya bayılma gibi belirtiler çoğu zaman 'büyüme dönemi' denilerek göz ardı edilebiliyor. Oysa bu belirtiler kalp hastalıklarının erken sinyalleri olabileceğinden, bu tür şikayetler mutlaka ciddiye alınmalı ve vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulmalıdır' diyor.</p>

<p>Yeterli ve kaliteli uyku çocukların kalp sağlığı için de kritik öneme sahiptir. Yetersiz uyku; stres hormonlarını artırarak kalp ritmini ve tansiyonu olumsuz etkileyebilir. Ayrıca çok geç uyuma alışkanlığı olan çocuklarda, vücudun biyolojik ritmi bozulabilmektedir. Bu nedenle mutlaka çocuğun yaşına uygun düzenli uyku saatleri oluşturulmalı ve uyku hijyenine dikkat edilmelidir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasozgurhaber.com/cocuklarda-kalp-hastaligi-yayginlasiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 18:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasozgurhabercom.teimg.com/crop/1280x720/marasozgurhaber-com/uploads/2026/05/cocuklarda-kalp-hastaligi-yayginlasiyor.webp" type="image/jpeg" length="82400"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aile Hekimliği Yönetmeliği'nde Önemli Değişiklik... Online Muayene Dönemi!]]></title>
      <link>https://www.marasozgurhaber.com/aile-hekimligi-yonetmeliginde-onemli-degisiklik-online-muayene-donemi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasozgurhaber.com/aile-hekimligi-yonetmeliginde-onemli-degisiklik-online-muayene-donemi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliğinde kapsamlı değişiklikler yaptı; uzaktan sağlık hizmeti, şiddet durumlarında işlem prosedürleri ve aile hekimliği sözleşmelerinde yeni düzenlemeler yürürlüğe girdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı, bugün yayımlanan Resmî Gazete ile Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliğinde kapsamlı değişiklikler yaptı.</p>

<p>Yönetmelikte yapılan düzenlemelerle, aile hekimliği uygulamasında hem hizmet sunumu hem de sözleşme ve yerleştirme süreçleri güncellendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Buna göre yönetmeliğe eklenen önemli değişiklikler arasında, aile hekimlerinin <strong>evde ve uzaktan sağlık hizmeti sunabilmesi, </strong>vekalet veya görevlendirme durumunda birimin tüm işlemlerini yapabilmesi yer alırken, sağlık hizmeti sırasında yaşanan şiddet olaylarında, şiddet uygulayan kişilerin aile hekiminden farklı aile sağlığı merkezine yönlendirilmesi düzenlendi.</p>

<p>Sözleşmeli aile hekimliği ve aile sağlığı çalışanlarına ilişkin hükümler de güncellendi.</p>

<p>Bedelli askerlik yapan ve ücretsiz izne ayrılan aile hekimlerine sözleşme önceliği sağlanırken, münhal pozisyonlara Devlet hizmeti yükümlülüğü kurasıyla atama yapılabilecek.</p>

<p>Yönetmelikte ayrıca, aile sağlığı merkezlerinde kullanılan tıbbi cihaz ve malzemelerle ilgili yükümlülükler netleştirildi; teknik ve tıbbi cihazların, bilgisayar ve yazılımın esas olarak aile hekimleri tarafından temin edilmesi kararlaştırıldı. Ortak kullanım alanlarındaki malzemelerin devredilemeyeceği ve kullanımının engellenemeyeceği hükme bağlandı. Bunlara ek olarak, aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanlarının hizmet sundukları tüm verilerin Bakanlıkça belirlenen sistemler dışında kayıt edilemeyeceği, uyum eğitiminin en geç 3 ay içinde tamamlanacağı ve güvenlik kamera sistemi standartlarının uygulanacağı düzenlemeleri getirildi.</p>

<p>Yönetmelikteki değişiklikler, aile hekimliği birimlerinde 1 Eylül 2026 tarihine kadar uygulanacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasozgurhaber.com/aile-hekimligi-yonetmeliginde-onemli-degisiklik-online-muayene-donemi</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 23:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasozgurhabercom.teimg.com/crop/1280x720/marasozgurhaber-com/uploads/2026/04/aile-hekimligi-yonetmeliginde-onemli-degisiklik-online-muayene-donemi.webp" type="image/jpeg" length="60209"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bel Sağlığını Korumak için Yapılması Gerekenler]]></title>
      <link>https://www.marasozgurhaber.com/bel-sagligini-korumak-icin-yapilmasi-gerekenler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasozgurhaber.com/bel-sagligini-korumak-icin-yapilmasi-gerekenler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doç.Dr.Ahmet İnanır, bel ağrılarının nedenlerini ve korunma yollarını açıkladı. Ağrının bir belirti olduğunu, asıl tedavinin nedenini ortadan kaldırmak olduğunu belirten Doç. Dr. İnanır, fazla kilo, yanlış duruş ve stresin bel sorunlarına yol açabileceğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İnsanların çoğu hayatının herhangi bir döneminde mutlak surette bir defa da olsa bel ağrısı yaşar.</p>

<p>Peki bel sağlığını korumak ve gelecek yıllarda gelişebilecek bel ağrılarından kurtulmak için yapılabileceklerle ilgili Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç.Dr.Ahmet İnanır önemli bilgiler verdi.</p>

<p><strong>BEL AĞRILARI NEDEN OLUR ?</strong></p>

<p>Ağrı bir bulgudur. Hastalık değildir. Tedavi edilmesi gereken şey de ağrı değil; ağrının asıl nedeni olan hastalığın ortadan kaldırılması veya arızanın tamir edilmesidir.</p>

<p>6 haftadan kısa süreli var olan ağrılara Akut Bel Ağrısı denir. Belirli bir aktivite veya travma sonrası gelişebileceği gibi, travmasızda olabilir. Genellikle ağrı, kendiliğinden azalır veya tamamen geçebilir. Bir defa ciddi bel ağrısı yaşayan insanların yaklaşık yüzde 30'u tekrar bir atak geçirebilir. Ancak kontrol ve bakım altında olur ise bu tekrarlama riski en aza indirilebilir. Üç aydan uzun süreli varlığını devam ettiren bel ağrılarına ise Kronik Bel Ağrısı adı verilmektedir. Var olan doku bozukluğu, ortamdaki sinir uçlarını etkileyerek ağrı ortaya çıkarır. En çok gördüğümüz şey ise akut ağrı döneminde kolayca halledebileceğimiz hastalıkların ehil olmayan ellerdeoyalanarak kronik hale gelmesidir.</p>

<p><img height="999" src="https://www.igfhaber.com/static/2025/02/17/doc-dr-ahmet-inanir-1739796835-416-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p><strong>BEL AĞRILARINI TETİKLEYEN SEBEPLER NELERDİR ?</strong></p>

<p>Gerçek bir tedavi yapabilmek için gerçek ağrı kaynakları ciddi bir uzman hekim muayenesi ve tetkiklerle araştırılmalıdır. Fazla kilolu olmak, fıtık yapacak kadar veya bel yapılarını zorlayacak kadar ağır kaldırma, eğilerek çalışıyor olmak, uzun süreli oturmak veya otururken öne eğilerek iş yapmak veya durmak veya aynı pozisyonda uzun süre kalmak, stresli dönemlerin uzun sürmesi, çok doğum yapmak, ev işlerini uygunsuz pozisyonda ve uzun süre yani ara vermeden yapmak, cinsel yaşamda beli korumamak bel sorunları yaşamaya neden olmaktadır.</p>

<p><strong>BEL AĞRILARINDAN KORUNMAK VE BEL SAĞLIĞINI KORUMAK İÇİN NELER YAPILMALIDIR?</strong></p>

<p>En önemli olan şeyi kaçırmaktayız. Asıl olan belde ağrı çıkmadan tedbir almaktır.</p>

<p>Bel ağrısı oluşumuna neden olacak şeyler belli olduğuna göre işe bunlara riayet etmekle başlamak mecburiyetindeyiz. Gerekli bakımları yapılmayan araba bizi yolda bırakcağı gibi gerekli bakımları ve korumaları yapılmayan bel de bir gün bize bu acıyı yaşatacaktır. Öncelikli olarak kesinlikle obezite yani fazla kilo fıtığın veya bel ağrılarının en önde gelen nedenlerindendir. Kilo almadan yaşamayı bir hayat tarzı haline getirmeye mecburuz.Bel ağrısı yaşadığımız zaman ne yapacağız sorusu akla gelmektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öncelikli olarak bu konuda gerçekten tecrübeli olan uzman bir doktora başvurmalı; geçiştirici işlemlerle arızayı kronik hale getirmekten kaçınmalıdır. Altta yatan neden bir tümör, çok ciddi bir fıtık, omur kırığı veya bel kayması da olabileceği için konuyu iyi bilmeyen insanların öneri veya tedavi adı altındaki uygulamaları ile zaman kaybedilmemelidir. Genellikle hastaların ağrılarının geçmesi altta yatan nedenin ortadan kalkmış olduğu şeklinde algılanıp rahat davranılmakta ve kolayca çözülebilecek bir hastalık daha zor çözülür veya çözümsüz hale gelebilmektedir.</p>

<p>Şu bir gerçektir ki, bel ağrısı yeteri kadar önemsenmemektedir. Başımıza çok ciddi sorunlar açabileceğinin bilincinde olunamamaktadır. İnsanlarımız ağrısız yaşatmak ve bel fıtığı gelişmesini önceden engellemek imkan dahilindedir.</p>

<p>Sorunun altında yatan nedenin kesin ortadan kaldırılmasına değil de ağrının ortadan kaldırılmasına yönelinmektedir. Bu ciddi bir hatadır ve hastalarımızı ileri de başına çok büyük sorunlar açabilecek hale getirmektedir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasozgurhaber.com/bel-sagligini-korumak-icin-yapilmasi-gerekenler</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 17:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasozgurhabercom.teimg.com/crop/1280x720/marasozgurhaber-com/uploads/2026/04/bel-sagligini-korumak-icin-yapilmasi-gerekenler.webp" type="image/jpeg" length="89687"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['HPV Aşı Uygulaması'nda Yeni Dönem]]></title>
      <link>https://www.marasozgurhaber.com/hpv-asi-uygulamasinda-yeni-donem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasozgurhaber.com/hpv-asi-uygulamasinda-yeni-donem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin birçok yerel yönetime örnek projelerinden 'HPV Aşı Uygulaması'nda yeni dönem başvuruları başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Büyükşehir Belediyesi, birçok yerel yönetime örnek olan <strong>'HPV Aşı Uygulaması'</strong>nı bu yıl da sürdürüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ankara Büyükşehir Belediyesi, Gazi Üniversitesi iş birliğiyle yürüttüğü proje ile Başkentlilerin koruyucu sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştırmaya devam ediyor.</p>

<p>Human Papilloma Virüsü'ne (HPV) karşı toplumun korunmasını amaçlayan uygulama, yerel yönetim düzeyinde hayata geçirilen örnek halk sağlığı projeleri arasında yer alıyor.</p>

<p><strong>BUGÜNE KADAR TAM 5 BİN HPV AŞISI BAŞKENTLİLERLE BULUŞTU</strong></p>

<p>ABB, 2024 yılının Ekim ayında başlayan uygulama kapsamında; bugüne kadar 5 bin doz aşıyla Başkentli kadınların hayatına dokundu. Proje çerçevesinde ayrıca 0-15 yaş arası kız çocuklarına 617 doz aşı uygulaması gerçekleştirildi.</p>

<p>Proje kapsamında uygulanan 9'lu HPV aşısı; HPV'nin 9 farklı alt tipine karşı koruma sağlayarak rahim ağzı kanseri ve ilişkili hastalıkların önlenmesinde yüksek etkinlik sunuyor.</p>

<p><strong>YENİ BAŞVURU DÖNEMİ BAŞLADI</strong></p>

<p>Uygulamadan; belediyeden sosyal yardım alan 9-30 yaş arasındaki kadınlar ve kız çocukları yararlanabiliyor. 30 Nisan 2026 tarihine kadar başvuruların alınacağı uygulamaya; https://forms.ankara.bel.tr/hpv-asi-uygulamasi adresi üzerinden başvuru yapılabiliyor.</p>

<p><strong>TÜRKİYE'YE ÖRNEK MODEL</strong></p>

<p>Koruyucu sağlık hizmetlerini yaygınlaştırmayı hedefleyen HPV Aşı Uygulaması, yerel yönetimlerin halk sağlığı alanında üstlenebileceği rolü gösteren güçlü bir model olarak öne çıkıyor.</p>

<p><strong>'Sağlıkta Eşitlik ve Güvence Programı'</strong> başlığıyla yürütülen proje, KalDer tarafından <strong>'İlham Veren Kamu Yönetimi Proje Ödülü'</strong>ne layık görülerek ulusal ölçekte de örnek uygulamalar arasında gösterildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasozgurhaber.com/hpv-asi-uygulamasinda-yeni-donem</guid>
      <pubDate>Sat, 28 Mar 2026 22:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasozgurhabercom.teimg.com/crop/1280x720/marasozgurhaber-com/uploads/2026/03/hpv-asi-uygulamasinda-yeni-donem.webp" type="image/jpeg" length="71092"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bayramda Tatlı Uyarısı]]></title>
      <link>https://www.marasozgurhaber.com/bayramda-tatli-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasozgurhaber.com/bayramda-tatli-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Anne Şehir Merkezi Diyetisyeni Nefise Erdem, Ramazan Bayramı öncesinde sağlıklı ve dengeli beslenme konusunda önemli tavsiyelerde bulundu. Erdem, 'Ramazan Bayramı'nda artan tatlı ve hamur işi tüketimine dikkat etmeliyiz. İkram porsiyonlarını mümkün olduğunca küçük tutmalıyız' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ramazan Bayramı'nda beslenme düzeninde ani değişikliklerin sindirim sistemini zorlayabileceğine dikkat çeken Büyükşehir Belediyesi Diyetisyeni Nefise Erdem, Ramazan boyunca azalan öğün sayısını bir anda artırmamak gerektiğini belirtti. Erdem, 'Güne hafif ve dengeli bir kahvaltıyla başlamanın sindirim sistemine yardımcı olacaktır. Uzun süreli açlık sonrası metabolizmayı yormamamız gerekiyor. Öğünlerimizde ise kızartmalar yerine haşlama ve fırın yemeklerini tercih etmeliyiz. Öğünlerimizde ayrıca dengeli ve yeterli olacak şekilde taze sebze, meyve, sağlıklı yağlara, kaliteli proteinlere yer vermeliyiz' dedi.</p>

<p><strong>'İKRAM PORSİYONLARINI KÜÇÜK TUTMALIYIZ'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sahur alışkanlığının gece yeme alışkanlığına dönüşmemesi gerektiğini belirten Erdem, 'Vücudumuz sahurdan dolayı bir alışkanlık kazanabilir. Bu alışkanlığımız gece yeme alışkanlığına dönüşmemeli. Uyumadan en az 3-4 saat önce besin alımını sınırlandırmalıyız. Bayramda ayrıca artan tatlı ve hamur işi tüketimine dikkat etmeliyiz. İkram porsiyonlarını mümkün olduğunca küçük tutmalıyız' açıklamasında bulundu.</p>

<p><strong>'GÜNDE 2-3 LİTRE SU TÜKETİLMELİ'</strong></p>

<p>Ramazan boyunca değişen öğün saatlerinin bayramla birlikte normale dönmesi gerektiğini belirten Erdem, 'Kahvaltı atlanmamalı, gün içinde 3 ana öğün ve ara öğünler tercih edilmelidir. Ramazan sonrası vücudun yeniden su dengesini sağlaması için günlük en az 2- 3 litre su içilmesi gerekiyor. Bunun yanında bayram ziyaretleri sırasında kısa yürüyüşler yapmak, sindirimi destekler ve kilo kontrolüne yardımcı olur. Kan şekerimizi hızlı yükselten gazlı içeceklerden uzak durmalıyız' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasozgurhaber.com/bayramda-tatli-uyarisi</guid>
      <pubDate>Sat, 21 Mar 2026 00:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasozgurhabercom.teimg.com/crop/1280x720/marasozgurhaber-com/uploads/2026/03/bayramda-tatli-uyarisi.webp" type="image/jpeg" length="40837"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ofis Çalışanlarına Uyarı! Hareketsiz Yaşam Omurga Sağlığını Tehdit Ediyor]]></title>
      <link>https://www.marasozgurhaber.com/ofis-calisanlarina-uyari-hareketsiz-yasam-omurga-sagligini-tehdit-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasozgurhaber.com/ofis-calisanlarina-uyari-hareketsiz-yasam-omurga-sagligini-tehdit-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, masa başında uzun süre hareketsiz çalışmanın bel, boyun ve sırt ağrılarına yol açtığını belirterek ergonomik çalışma düzeni ve düzenli hareketin omurga sağlığı için hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzun süre masa başında ve hareketsiz şekilde çalışmak, günümüzde birçok ofis çalışanının karşı karşıya kaldığı ciddi sağlık sorunlarını beraberinde getiriyor.</p>

<p>Uzmanlara göre bu durum yalnızca duruş bozukluklarına değil, kalp hastalıklarından diyabete, kronik ağrılardan metabolik yavaşlamaya kadar pek çok sağlık problemine zemin hazırlayabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Göçmen, özellikle bel, boyun ve sırt ağrılarının ofis çalışanlarında en sık görülen şikayetler arasında yer aldığını belirterek, bu ağrıların aslında vücudun 'hareket et' mesajı olduğunu söyledi.</p>

<p><img height="500" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/03/10/kapak-1773134113-793-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p>Çalışma ortamının ergonomik düzenlenmesinin omurga sağlığı açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Göçmen, masa ve sandalyenin doğru şekilde ayarlanması gerektiğini ifade etti. Sandalyenin bel desteğine sahip olması ve yüksekliğinin ayarlanabilir olmasının önemli olduğunu belirten Göçmen, dirseklerin masaya paralel şekilde yaklaşık 90 derece açıyla durması ve monitörün göz hizasında, 50-70 santimetre mesafede konumlandırılması gerektiğini kaydetti.</p>

<p>Görme bozuklukları ve yetersiz aydınlatmanın da boyun sağlığını olumsuz etkileyebileceğine dikkat çeken Göçmen, ekrandaki yazıları net görebilmek için farkında olmadan boynun öne doğru eğilmesinin 'kaplumbağa duruşu' olarak adlandırıldığını ve bunun boyun omurlarına binen yükü artırdığını söyledi.</p>

<p>Telefonun boyun ile omuz arasına sıkıştırılarak kullanılmasının da ciddi sinir hasarlarına yol açabileceğini belirten Göçmen, telefon görüşmelerinde kulaklık kullanılmasını önerdi. Ayrıca klimanın doğrudan vücuda temas etmesinin kas spazmlarını ve fıtık ağrılarını tetikleyebileceğini ifade etti.</p>

<p>Uzun süre hareketsiz kalmanın omurlar arasındaki disklerin sıvı dolaşımını olumsuz etkilediğini belirten Göçmen, gün içinde hareket etmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>Yarım saatte bir kısa yürüyüşler yapılmasını ve iki saatte bir germe egzersizleri uygulanmasını tavsiye eden Göçmen, merdiven kullanmak veya kısa mesafelerde yürümek gibi küçük alışkanlıkların da büyük fayda sağlayabileceğini söyledi. Stresin de kas gerginliğini artırarak omurga sağlığını olumsuz etkilediğini belirten Göçmen, düzenli nefes egzersizleri, meditasyon ve yoga gibi aktivitelerin kas gerginliğini azaltabileceğini ifade etti.</p>

<p>Omurga sağlığını korumak için ideal kilonun korunması ve sigaradan uzak durulmasının da önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Selçuk Göçmen, dengeli beslenme ve doktor kontrolünde alınacak vitamin desteklerinin kemik sağlığını güçlendirebileceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasozgurhaber.com/ofis-calisanlarina-uyari-hareketsiz-yasam-omurga-sagligini-tehdit-ediyor</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 12:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasozgurhabercom.teimg.com/crop/1280x720/marasozgurhaber-com/uploads/2026/03/ofis-calisanlarina-uyari-hareketsiz-yasam-omurga-sagligini-tehdit-ediyor.webp" type="image/jpeg" length="23040"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlıkta Şiddet Endişe Verici Boyutta! Her 30 Dakikada Bir 'Beyaz Kod' Vakası]]></title>
      <link>https://www.marasozgurhaber.com/saglikta-siddet-endise-verici-boyutta-her-30-dakikada-bir-beyaz-kod-vakasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasozgurhaber.com/saglikta-siddet-endise-verici-boyutta-her-30-dakikada-bir-beyaz-kod-vakasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Birlik ve Dayanışma Sendikası Genel Başkanı Dr. Ahmet Mehlepçi, Türkiye'de sağlık çalışanlarının yaklaşık her 30 dakikada bir şiddet, hakaret veya tehdide maruz kaldığını açıkladı. 17 bin 594 Beyaz Kod vakasının yaşandığını belirten Mehlepçi, 14 Mart Tıp Bayramı öncesinde güvenli çalışma ortamının önemine dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aile Sağlığı Merkezlerinde görev yapan doktor, ebe ve hemşireleri temsil eden Birlik ve Dayanışma Sendikası Genel Başkanı Dr. Ahmet Mehlepçi, Türkiye'de sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin ciddi bir sorun haline geldiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Son yıllarda yaşanan Beyaz Kod vakalarının endişe verici boyutlara ulaştığını vurgulayan Mehlepçi, 'Sağlık çalışanları olarak güvenli ortamlarda çalışmak ve mesleğimizi tehdit altında olmadan icra etmek istiyoruz' dedi.</p>

<p>Dr. Mehlepçi, bugüne kadar yaşanan Beyaz Kod vakalarının sayısının 17 bin 594 olduğunu açıklayarak, çalışanların maruz kaldığı şiddet olaylarında psikolojik destek sağlanmasının ve hukuki süreçlerin etkin yürütülmesinin büyük önem taşıdığını kaydetti. Sendika olarak üyelerine bu süreçlerde destek sağladıklarını ifade eden Mehlepçi, Bakanlığın vakaların bir önceki yıla göre yüzde 4 düştüğüne dair açıklamasını ise yetersiz bulduğunu belirterek, 'Bu açıklama, Beyaz Kod vakalarının kanıksandığını gösteriyor. Durum çok daha vahim.' dedi.</p>

<p>Sağlık çalışanlarının toplumun yaşam döngüsünde kritik görevler üstlendiğine dikkat çeken Mehlepçi, 'Bizler bir annenin gebeliğinden çocuğun doğumuna, büyümesine ve yaşlılığa kadar toplumun yanında olan sağlık çalışanlarıyız. Fedakârca çalışıyoruz ama işimizi yaparken şiddet görmek, hakaret duymak veya tehdit edilmek istemiyoruz' ifadelerini kullandı. Dr. Mehlepçi, sağlıkta şiddetin yalnızca bireysel bir sorun değil, sistemsel bir problem olduğunu vurgulayarak daha güçlü önlemler alınması gerektiğini söyledi. Mehlepçi ayrıca, aşı karşıtlığı, bürokratik baskılar ve iş yükü gibi faktörlerin sağlık çalışanlarının değerini düşürdüğünü belirterek, 'Ersin Arslan bir annenin evladıydı, Ekrem Karakaya çocuklarının babasıydı, Ömür Erez hemşire birilerinin kız kardeşiydi. Sağlık çalışanlarını bu şekilde değersizleştiren sistem, işimizi zorlaştırıyor. Formaliteler, hasta yoğunluğu ve yapay zekâ üzerinden yapılan denetimler moralimizi olumsuz etkiliyor.' diye konuştu.</p>

<p>Dr. Mehlepçi, 14 Mart Tıp Bayramı öncesinde sağlık çalışanlarının güvenli ve destekleyici bir ortamda görev yapmasının kritik önem taşıdığını belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasozgurhaber.com/saglikta-siddet-endise-verici-boyutta-her-30-dakikada-bir-beyaz-kod-vakasi</guid>
      <pubDate>Sun, 08 Mar 2026 13:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasozgurhabercom.teimg.com/crop/1280x720/marasozgurhaber-com/uploads/2026/03/saglikta-siddet-endise-verici-boyutta-her-30-dakikada-bir-beyaz-kod-vakasi.webp" type="image/jpeg" length="54279"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dünya Obezite Günü'nde Türkiye'de Çarpıcı Bulgular]]></title>
      <link>https://www.marasozgurhaber.com/dunya-obezite-gununde-turkiyede-carpici-bulgular</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasozgurhaber.com/dunya-obezite-gununde-turkiyede-carpici-bulgular" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[IPSOS'un 14 ülkede yaptığı araştırma, obezitenin tıbbi bir hastalık olduğu bilincine rağmen Türkiye'de obeziteli kişilerin çoğunun sorumluluğu yalnızca kendilerine yüklediğini ortaya koydu. Bu durum, tıbbi çözümlere erişimi ve tedaviyi zorlaştırıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Obezite Günü kapsamında açıklanan IPSOS 'Obezite Algısı Araştırması', obezitenin tıbbi gerçekliği ile kişilerin kendi deneyimleri arasında derin bir fark olduğunu gözler önüne serdi. Araştırma, 14 ülkede obeziteli bireylerin görüşlerini mercek altına aldı.</p>

<p>Araştırmaya göre, obeziteli katılımcıların yüzde 71'i obezitenin sürekli tedavi gerektiren bir sağlık sorunu olduğunu kabul ediyor. Ancak aynı kişilerden yüzde 66'sı, obezitenin kişisel tercihlerle önlenebilir olduğunu ve yüzde 63'ü diyet ile egzersizle çoğu insanın obezite sorununu çözebileceğine inanıyor. Yani bireyler hem hastalığın kronik doğasını kabul ediyor hem de bunu kendi davranışlarının sonucu olarak görüyor.</p>

<p>Türkiye özelinde ise algı ve eylem arasındaki fark daha belirgin. Obeziteli kişilerin yüzde 80'i kilolarını kontrol etmeyi düşündüklerini veya bu konuda tavsiye aldıklarını söylerken, sadece yüzde 35'i son bir yıl içinde bir doktora başvurmuş. Katılımcıların yüzde 45'i 'Kilomu kendi başıma kontrol etmeyi tercih ederim' yanıtını vererek, kişisel sorumluluk algısının tedavi önünde ciddi bir engel oluşturduğunu gösteriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="562" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/03/04/karan-bozkurt-1772637070-46-x750.png" width="750" /></p>

<p>Lilly Türkiye Medikal Direktörü Dr. Karan Bozkurt, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmesinde; 'Obezite; biyolojik, genetik ve çevresel faktörlerin etkileşimiyle ortaya çıkan kronik, tekrarlayıcı ve ilerleyici bir hastalıktır. Türkiye'de yaygın algılar, kişilerin tıbbi destek arayışını geciktiriyor ve tedaviye erişimi zorlaştırıyor. Obezite, diğer kronik hastalıklar gibi ciddi şekilde ele alınmalıdır.' dedi.</p>

<p>Araştırma ve uzman görüşleri, obezitenin yalnızca bireysel irade ile çözülecek bir sorun olmadığını, etkili tedavi ve sağlık sistemine erişimin önemini bir kez daha ortaya koydu.</p>
<style id="app_ajhbdcgfhlhhmocddefknjjkejcfpbnj_style" type="text/css">html,
body,
body:not(.web_whatsapp_com) *,
html body:not(.web_whatsapp_com) *,
html body.ds *,
html body:not(.web_whatsapp_com) div *,
html body:not(.web_whatsapp_com) span *,
html body p *,
html body h1 *,
html body h2 *,
html body h3 *,
html body h4 *,
html body h5 *,
html
  body:not(.web_whatsapp_com)
  *:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not(
    [contenteditable="true"]
  ),
html
  body:not(.web_whatsapp_com)
  *[class]:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not(
    [contenteditable="true"]
  ),
html
  body:not(.web_whatsapp_com)
  *[id]:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not(
    [contenteditable="true"]
  ) {
  user-select: text !important;
}

html body *:not(input):not(textarea)::selection,
body *:not(input):not(textarea)::selection,
html body div *:not(input):not(textarea)::selection,
html body span *:not(input):not(textarea)::selection,
html body p *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h1 *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h2 *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h3 *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h4 *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h5 *:not(input):not(textarea)::selection {
  background-color: #3297fd !important;
  color: #ffffff !important;
}

/* linkedin */
/* squize */
.www_linkedin_com
  .sa-assessment-flow__card.sa-assessment-quiz
  .sa-assessment-quiz__scroll-content
  .sa-assessment-quiz__response
  .sa-question-multichoice__item.sa-question-basic-multichoice__item
  .sa-question-multichoice__input.sa-question-basic-multichoice__input.ember-checkbox.ember-view {
  width: 40px;
}
/*linkedin*/

/*instagram*/
/*wall*/
.www_instagram_com ._aagw {
  display: none;
}

/*developer.box.com*/
.bp-doc .pdfViewer .page:not(.bp-is-invisible):before {
}

/*telegram*/
.web_telegram_org .emoji-animation-container {
  display: none;
}
html
  body.web_telegram_org
  .bubbles-group
  > .bubbles-group-avatar-container:not(input):not(textarea):not(
    [contenteditable=""]
  ):not([contenteditable="true"]),
html
  body.web_telegram_org
  .custom-emoji-renderer:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not(
    [contenteditable="true"]
  ) {
  pointer-events: none !important;
}

/*ladno_ru*/
.ladno_ru [style*="position: absolute; left: 0; right: 0; top: 0; bottom: 0;"] {
  display: none !important;
}

/*mycomfyshoes.fr */
.mycomfyshoes_fr #fader.fade-out {
  display: none !important;
}

/*www_mindmeister_com*/
.www_mindmeister_com .kr-view {
  z-index: -1 !important;
}

/*www_newvision_co_ug*/
.www_newvision_co_ug .v-snack:not(.v-snack--absolute) {
  z-index: -1 !important;
}

/*derstarih_com*/
.derstarih_com .bs-sks {
  z-index: -1;
}

html
  body
  .alc_unlock-pseudo-before.alc_unlock-pseudo-before.alc_unlock-pseudo-before::before {
  pointer-events: none !important;
}
html
  body
  .alc_unlock-pseudo-after.alc_unlock-pseudo-after.alc_unlock-pseudo-after::after {
  pointer-events: none !important;
}
</style></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasozgurhaber.com/dunya-obezite-gununde-turkiyede-carpici-bulgular</guid>
      <pubDate>Wed, 04 Mar 2026 22:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasozgurhabercom.teimg.com/crop/1280x720/marasozgurhaber-com/uploads/2026/03/dunya-obezite-gununde-turkiyede-carpici-bulgular.webp" type="image/jpeg" length="77989"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[X Hastalığının Covid-19’dan Daha Ölümcül Olması Bekleniyor]]></title>
      <link>https://www.marasozgurhaber.com/x-hastaliginin-covid-19dan-daha-olumcul-olmasi-bekleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasozgurhaber.com/x-hastaliginin-covid-19dan-daha-olumcul-olmasi-bekleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Enfeksiyon uzmanı Prof. Dr. Esin Davutoğlu Şenol, Covid-19’dan daha ölümcül olması beklenen X hastalığına ilişkin açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya, önümüzdeki 10 yıl içerisinde Covid-19 salgınından 20 kat daha ölümcül olacağı düşünülen ‘X hastalığı’ ile karşı karşıya kalabilir. Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ), henüz kaynağı bilinmeyen potansiyel salgın risklerini temsil eden ciddi bir uluslararası salgın olarak tanımladığı X hastalığı ile ilgili olarak enfeksiyon uzmanı Prof. Dr. Esin Davutoğlu Şenol, “Öyle bir hastalık düşünün ki Covid-19’dan daha ölümcül olabilir” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><b>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Esin Davutoğlu Şenol</b>, tüm dünyanın konuştuğu&nbsp;<a href="https://www.elipshaber.com/dunya-x-hastaligi-riskiyle-karsi-karsiya-covid-19dan-daha-olumcul-olmasi-bekleniyor" rel="nofollow" target="_blank">X hastalığını Elips Haber’den Deniz Dalgıç’a anlattı</a>. Davutoğlu Şenol, “X hastalığı, Covid-19 döneminde yaşadığımız o korkunç kapanmalar ve toplumsal kırılmalar yaşanmasın diye elimizdeki mevcut verilerle gelme olasılığı yüksek bir salgına hazır olma senaryosunun adıdır. Bu kağıt üzerinde bir senaryo” dedi.</p>

<p>X hastalığının Covid-19’dan daha ölümcül olabilecek bir hastalığa en kısa sürede nasıl cevap verilebileceği ile ilgili bir çalışma ve hazırlık süreci olduğunu söyleyen Prof. Dr. Davutoğlu Şenol, “Böylece en ölümcül ve en tehlikeli olana hazır hale gelebilmek amaçlanıyor” dedi. X hastalığının önümüzdeki 10 yıl içinde gelebileceği kuvvetle muhtemel görülen bir hastalık olduğunu belirten Şenol, “Bunun sebepleri zaten çok açık. İklim krizi, artan yoksulluk, sağlık sisteminin çökmesi. X hastalığı, gelebilecek her şeye hazır hale gelmek demek. X hastalığı, ‘Bilinmeyen bir hastalık karşımıza gelebilir. O zaman ne yapalım?’ demek” diye konuştu.</p>

<p>X hastalığı için nasıl bir hazırlık yapılması gerektiğini anlatan Şenol, “Dünya Sağlık Örgütü nasıl bir hazırlık yapılacağına dair çalışmalara davet ediyor. Birinci basamak sağlık sisteminin güçlendirilmesi, iklim krizine hazır olunması, afetlere karşı hazırlıklı olunması, aşı teknolojilerinin ülkelerde hazır bulunması ve ülkeler arası iletişim ağının güçlendirilmesi gerekiyor. Bu hastalığa karşı hazırlıksız olursak Covid-19’dan daha büyük bir yıkım yapar” ifadelerini kullandı.</p>

<p><b>Yeniden kapanma olacak mı?</b></p>

<p>Şenol, dünya genelinde yeniden bir kapanma yaşanıp yaşanmayacağına ilişkin şunları söyledi: “X hastalığı çıktığı zaman kapanmanın işe yarayacağı bir durumsa kapanma yaşayacağız. Fakat kapanmanın işe yarayamayacağı bir durum da olabilir. Sinek böcek aracılığıyla bulaşan vektörel bir hastalık da olabilir. Mide bağırsak yoluyla bulaşan bir hastalık da olabilir. Her şey olabilir. Onun için bir şey söyleyemiyoruz.”</p>

<p><b>Kaynak:</b>&nbsp;<a href="https://www.elipshaber.com/dunya-x-hastaligi-riskiyle-karsi-karsiya-covid-19dan-daha-olumcul-olmasi-bekleniyor" rel="nofollow" target="_blank">https://www.elipshaber.com/dunya-x-hastaligi-riskiyle-karsi-karsiya-covid-19dan-daha-olumcul-olmasi-bekleniyor</a></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasozgurhaber.com/x-hastaliginin-covid-19dan-daha-olumcul-olmasi-bekleniyor</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jan 2024 15:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasozgurhabercom.teimg.com/crop/1280x720/marasozgurhaber-com/uploads/2024/01/x-hastaligi.jpg" type="image/jpeg" length="38154"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Afşin Yeni Hastanesine Kavuşuyor]]></title>
      <link>https://www.marasozgurhaber.com/afsin-yeni-hastanesine-kavusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasozgurhaber.com/afsin-yeni-hastanesine-kavusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Afşin Belediye Başkanı  Mehmet Fatih Güven, Afşin yeni Devlet Hastanesi inşaat alanında incelemelerde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Afşin Belediye Başkanı Mehmet Fatih Güven, incelemelerin ardından yaptığı açıklamasında; “Müjdesini geçtiğimiz ay verdiğimiz 150 Yataklı Afşin Devlet Hastanesi inşaat çalışmaları Afşin'in yeni yerleşim alanında başlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" src="https://marasozgurhabercom.teimg.com/marasozgurhaber-com/uploads/2024/01/m-29.jpg" style="width: 800px; height: 416px;" /></p>

<p>Tarım ve Orman Bakanımız Sayın Vahit Kirişci, Ak Parti MKYK Üyemiz, 64 Hükümet Kültür ve Turizm Bakanımız Mahir Ünal, Kahramanmaraş Milletvekillerimiz; Ömer Oruç Bilal Debgici, Mevlüt Kurt, Tuba Köksal, Mehmet Şahin, Kahramanmaraş Önceki Dönem Milletvekilimiz Sayınn İlker Çitil, AK Parti İl Başkanımız Fırat Görgel, Ak Parti İlçe Başkanımız Burhan Karabulut ve Hastanemizin şehrimize kazandırılmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyor, şükranlarımı sunuyorum...” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasozgurhaber.com/afsin-yeni-hastanesine-kavusuyor</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jan 2024 18:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasozgurhabercom.teimg.com/crop/1280x720/marasozgurhaber-com/uploads/2024/01/fatih-mehmet-guven-1.jpg" type="image/jpeg" length="46957"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
