<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Özgür Haber | Kahramanmaraş'ın Özgür Haber Sitesi</title>
    <link>https://www.marasozgurhaber.com</link>
    <description>Kahramanmaraş ve bölgesinin en güncel haberlerine özgür haber farkıyla ulaşın</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.marasozgurhaber.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 17 Sep 2026 13:32:59 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.marasozgurhaber.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Kalp Krizinde En Önemli İlk Adım 112'yi Aramak]]></title>
      <link>https://www.marasozgurhaber.com/kalp-krizinde-en-onemli-ilk-adim-112yi-aramak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasozgurhaber.com/kalp-krizinde-en-onemli-ilk-adim-112yi-aramak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Baltalı, kalp krizinin belirtileri, gençlerde artan risk faktörleri ve kriz anında yapılması gereken ilk müdahale hakkında önemli uyarılarda bulundu. Baltalı, özellikle yanlış müdahalenin hayati risk oluşturabileceğini belirterek, 'En önemli şey 112 acil ambulansı aramaktır' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kalp krizinin, kalbi besleyen damarların ani tıkanması sonucu ortaya çıktığını söyleyen Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Baltalı, bu durumun kalbin bir bölümüne oksijen gitmemesine ve ilgili bölgenin kasılamamasına yol açtığını ifade etti. Erkeklerde ve yaşlılarda daha sık görülen kalp krizinin, kadınlarda ise menopoz sonrası dönemde arttığını belirtti.</p>

<p><strong>GENÇLERDE SİGARA RİSKİ ARTIRIYOR</strong></p>

<p>Son dönemde 45 yaş altı kadın ve erkeklerde kalp krizi oranının arttığına dikkat çeken Baltalı, bunun nedenleri arasında farkındalığın artmasıyla birlikte sigara, yüksek kolesterol, tansiyon, şeker hastalığı ve genetik yatkınlığın öne çıktığını söyledi.</p>

<p>Sigaranın kalp krizi riskini 3-4 kat artırdığını vurgulayan Baltalı, ailesinde erken yaşta kalp krizi öyküsü bulunan kişilerin daha erken yaşlardan itibaren risk faktörlerini kontrol ettirmesi gerektiğini kaydetti. Kalp krizinin bazen hiçbir belirti vermeyebildiğini belirten Baltalı, en sık görülen şikâyetin göğüs ağrısı ve sol kol ağrısı olduğunu söyledi. Sağ koroner damar tıkanıklıklarında ise karın ağrısı, mide bulantısı ve ciddi ritim bozukluklarının görülebileceğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>İLK MÜDAHALE HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR</strong></p>

<p>Kalp krizi geçiren kişiye yapılacak ilk müdahalenin istirahat ettirmek ve 112'yi aramak olduğunu söyleyen Baltalı, hastanın sırt üstü yatırılması ve hareket ettirilmemesi gerektiğini belirtti. Uzman olmayan kişilerin müdahalesinin tehlikeli olabileceğini vurgulayan Baltalı, kalp masajının bilinçsizce yapılmasının çalışan kalbi durdurabileceğini ifade etti. Bu nedenle ilk aşamada kişinin nefes alıp almadığının ve nabzının kontrol edilmesi, ardından profesyonel sağlık ekiplerinin beklenmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>SAĞLIKLI YAŞAM KALP KRİZİNİ ÖNLEYEBİLİR</strong></p>

<p>Baltalı, kalp krizi riskini azaltmak için sigaranın bırakılması, kolesterolün kontrol altına alınması, sağlıklı beslenme ve düzenli egzersizin önemine de dikkat çekti. Zeytinyağı, sebze, meyve ağırlıklı beslenme ile yürüyüş ve yüzme gibi aktivitelerin koruyucu etki sağladığını ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasozgurhaber.com/kalp-krizinde-en-onemli-ilk-adim-112yi-aramak</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 00:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasozgurhabercom.teimg.com/crop/1280x720/marasozgurhaber-com/uploads/2026/09/kalp-krizinde-en-onemli-ilk-adim-112yi-aramak.webp" type="image/jpeg" length="49130"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Üç İlaç Daha Geri Ödeme Kapsamına Alındı]]></title>
      <link>https://www.marasozgurhaber.com/uc-ilac-daha-geri-odeme-kapsamina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasozgurhaber.com/uc-ilac-daha-geri-odeme-kapsamina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Sağlık Uygulama Tebliği'nde yapılan yeni düzenlemelerle 3 ilacın geri ödeme kapsamına alındığını duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, sosyal medya paylaşımında vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırmaya devam ettiklerini belirterek, güncel düzenlemeleri kamuoyuyla paylaştı.</p>

<p>Geri ödeme kapsamına alınan ilaçlar arasında 2 adet Hemofili B ilacı, 1'i yerli üretim olmak üzere 1 kanser ilacı geri ödeme kapsamına alındı.</p>

<p><strong>MAJİSTRAL İLAÇLARDA ÖDEME TUTARI ARTIRILDI</strong></p>

<p>Bakan Işıkhan, eczanelerde hazırlanan majistral ilaçlarda kurum tarafından ödenen tutarın yüzde 40 oranında artırıldığını açıkladı.</p>

<p><img height="750" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/08/29/hq36a1vwcaauf3h-1787992609-558-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p><strong>ÇOCUK CERRAHİSİ VE KEMİK İLİĞİ NAKLİ SÜREÇLERİNDE YENİ DÜZENLEME</strong></p>

<p>Öte yandan Sağlık Uygulama Tebliği'ndeki değişikliklerle; çocuk cerrahisinde uygulanan işlemlerin kapsamının genişletildiğini kaydeden Bakan Işıkhan, kemik iliği nakli süreçlerinde önemli iyileştirmeler yapıldığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakan Işıkhan, kemik iliği nakli bekleyen hastalar için uygun verici bulunmasına yönelik tarama süreçlerinin güncellendiğini, tedavi ve ilaç uygulamalarına ilişkin düzenlemelerin de yeniden ele alındığını belirttiği paylaşımında hastalara acil şifalar dileyerek düzenlemelerin hayırlı olmasını temenni etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasozgurhaber.com/uc-ilac-daha-geri-odeme-kapsamina-alindi</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 02:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasozgurhabercom.teimg.com/crop/1280x720/marasozgurhaber-com/uploads/2026/08/uc-ilac-daha-geri-odeme-kapsamina-alindi.webp" type="image/jpeg" length="34871"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakanı Memişoğlu: İyilik Paylaştıkça Çoğalır]]></title>
      <link>https://www.marasozgurhaber.com/bakani-memisoglu-iyilik-paylastikca-cogalir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasozgurhaber.com/bakani-memisoglu-iyilik-paylastikca-cogalir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, organ bağışında dijitalleşmeyle birlikte ulaşılan rakamları paylaştı. Memişoğlu, 143 bin 887 kişinin dijital vasiyet oluşturarak organ bağışı sürecine katıldığını, 2 milyon 510 bin 18 organ ve dokunun bağışlandığını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, organ bağışına ilişkin sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu.</p>

<p>Organ bağışı süreçlerinin e-Devlet ve e-Nabız üzerinden dijitalleştirilerek vatandaşlar için daha kolay hale getirildiğini belirten Memişoğlu, bu uygulamayla birlikte bağış sürecine katılımın arttığına dikkat çekti.</p>

<p><strong>143 BİN 887 KİŞİ DİJİTAL VASİYET OLUŞTURDU</strong></p>

<p>Memişoğlu, dijital vasiyet oluşturarak organ bağışı hareketine katılan vatandaşların sayısının 143 bin 887'ye ulaştığını bildirdi. Paylaşımında organ ve doku bağışı rakamlarını da açıklayan Memişoğlu, bugüne kadar 2 milyon 510 bin 18 organ ve dokunun bağışlandığını belirtti.</p>

<p>Organ bağışının hayatlara umut olduğunu vurgulayan Memişoğlu, paylaşımında Zübeyde Hanım ve Özgür Bey'e sağlık ve mutluluk dilerken, 'İyilik paylaştıkça çoğalır' ifadelerini kullanarak tüm vatandaşları organ bağışında bulunmaya davet etti.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">İyilik paylaştıkça çoğalır. ????<br />
<br />
Organ bağışı süreçlerini e-Devlet ve e-Nabız üzerinden dijitalleştirerek vatandaşlarımız için çok daha kolay hâle getirdik.<br />
<br />
O günden bugüne:<br />
<br />
✅ 143 bin 887 vatandaşımız dijital vasiyetini oluşturarak bu iyilik hareketine katıldı.<br />
✅ 2 milyon 510: <a href="https://t.co/0LhP3zG9FE" rel="nofollow">https://t.co/0LhP3zG9FE</a></p>
— Prof. Dr. Kemal Memişoğlu (@drmemisoglu) <a href="https://x.com/drmemisoglu/status/2087480176737214833?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 12, 2026</a></blockquote>
<script async src='https://platform.x.com/widgets.js' charset='utf-8'></script>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasozgurhaber.com/bakani-memisoglu-iyilik-paylastikca-cogalir</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 01:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasozgurhabercom.teimg.com/crop/1280x720/marasozgurhaber-com/uploads/2026/08/bakani-memisoglu-iyilik-paylastikca-cogalir.webp" type="image/jpeg" length="89474"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İlaç Denetiminde Uluslararası Standart Dönemi]]></title>
      <link>https://www.marasozgurhaber.com/ilac-denetiminde-uluslararasi-standart-donemi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasozgurhaber.com/ilac-denetiminde-uluslararasi-standart-donemi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bugünkü Resmi Gazete'de yayımlanan yönetmelik değişikliğiyle Türkiye İlaç ve Tıbbî Cihaz Kurumu (TİTCK), analiz ve kontrol süreçlerinde uluslararası ilaç otoriteleri ile laboratuvarların rapor ve kılavuzlarını belirli şartlarla dikkate alabilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İlaç ve Tıbbî Cihaz Kurumu (TİTCK) Ulusal Kontrol Laboratuvarı'nın çalışma esaslarını düzenleyen yönetmelikte önemli değişiklik yapıldı. Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren düzenleme, ilaç analiz ve değerlendirme süreçlerinde uluslararası iş birliğinin önünü açtı.</p>

<p>Yeni düzenlemeye göre TİTCK, güven uygulamaları kapsamında karşılaştırılabilir standartlara sahip yabancı ilaç otoriteleri, ulusal kontrol laboratuvarları ile bölgesel ve uluslararası kuruluşlar tarafından hazırlanan analiz, değerlendirme ve seri serbest bırakma süreçlerine ilişkin bilgi ve belgeleri, kendi yayımlayacağı kılavuza uygun olması halinde dikkate alabilecek.</p>

<p>Yönetmelikle ayrıca, Kurumun konuya ilişkin bir kılavuzunun bulunmadığı durumlarda, resmî internet sitesinde duyurmak kaydıyla diğer ülkelerin resmî sağlık otoriteleri veya uluslararası kuruluşların yayımladığı kılavuzları da kabul edebilmesine imkan tanındı. Düzenleme, ilaç kontrol süreçlerinde uluslararası standartlarla uyumun artırılması ve değerlendirme mekanizmalarının daha etkin yürütülmesini amaçlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="497" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/08/07/screenshot-2026-08-07-at-16-59-03-7-agustos-2026-cuma-1786111148-644-x750.png" width="750" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasozgurhaber.com/ilac-denetiminde-uluslararasi-standart-donemi</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 01:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasozgurhabercom.teimg.com/crop/1280x720/marasozgurhaber-com/uploads/2026/08/ilac-denetiminde-uluslararasi-standart-donemi.webp" type="image/jpeg" length="12157"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Danıştay'dan TTB'nin Başvurusunda Kısmi Durdurma!]]></title>
      <link>https://www.marasozgurhaber.com/danistaydan-ttbnin-basvurusunda-kismi-durdurma</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasozgurhaber.com/danistaydan-ttbnin-basvurusunda-kismi-durdurma" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Tabipleri Birliği'nin (TTB), Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik'in bazı hükümlerinin iptali istemiyle açtığı davada Danıştay 10. Dairesi, yürütmenin durdurulması talebini kısmen kabul etti. Kararda, tıp merkezlerine getirilen 3 bin metrekare şartı ile bazı düzenlemeler hukuka aykırı bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk Tabipleri Birliği (TTB), 19 Nisan 2025 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik hakkında açtığı davada önemli bir yargı kararı alındığını duyurdu.</p>

<p>TTB'nin açıklamasına göre Danıştay 10. Dairesi, 4 Mayıs 2026 tarihli kararında yürütmenin durdurulması talebini kısmen kabul etti. Mahkeme, tıp merkezlerine getirilen en az 3 bin metrekare kapalı alana sahip olma zorunluluğunun hukuka aykırı olduğuna hükmetti. Kararda, söz konusu şartın hekimlerin serbest çalışma hakkını orantısız biçimde sınırlandırdığı, aynı zamanda hastaların sağlık hizmetlerine erişimini zorlaştırdığı ifade edildi.</p>

<p>Danıştay, hekimlere getirilen sözleşme zorunluluğuna ilişkin düzenlemenin de planlama ve gerekçelendirme eksikliği nedeniyle hukuka uygun olmadığına karar verdi. Mahkeme, idarenin takdir yetkisinin kamu yararı, sağlık hizmetinin gerekleri ve hukukun genel ilkeleri doğrultusunda kullanılmadığını değerlendirdi.</p>

<p>Kararda ayrıca, bir hekimin hastasına başka bir tıp merkezinde işlem yapabilmesi için öngörülen özel izin şartının, prosedürün belirsiz olması nedeniyle yürütmesi durduruldu. Kota sınırlamasından muafiyet sağlayan geçici madde ile yönetmeliğe eklenen prensipler listesindeki bazı düzenlemelerin de hukuka aykırı olduğu belirtildi. Mahkeme, söz konusu ilkelerin soyut, muğlak ve keyfi uygulamalara yol açabilecek nitelikte olduğuna dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öte yandan Danıştay 10. Dairesi, yönetmelikte iptali istenen diğer maddeler yönünden yürütmenin durdurulması talebini reddetti. TTB Hukuk Bürosu ise ret kararına karşı Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na itiraz başvurusunda bulunacağını açıkladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasozgurhaber.com/danistaydan-ttbnin-basvurusunda-kismi-durdurma</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 01:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasozgurhabercom.teimg.com/crop/1280x720/marasozgurhaber-com/uploads/2026/07/danistaydan-ttbnin-basvurusunda-kismi-durdurma.webp" type="image/jpeg" length="88560"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gerçek Sipariş Yok, Dopamin Var! Güney Kore'deki Trend Psikologların Gündeminde]]></title>
      <link>https://www.marasozgurhaber.com/gercek-siparis-yok-dopamin-var-guney-koredeki-trend-psikologlarin-gundeminde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasozgurhaber.com/gercek-siparis-yok-dopamin-var-guney-koredeki-trend-psikologlarin-gundeminde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Güney Kore'de yaygınlaşan 'dopamin siteleri' ya da 'do-farming' platformları, kullanıcılarına ürün almadan alışveriş deneyimi yaşatıyor. Uzmanlara göre bu uygulamalar, beynin ödül beklentisi mekanizmasını harekete geçirirken bazı durumlarda davranışsal destek aracı olarak değerlendirilebilir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dijital dünyada ortaya çıkan yeni bir davranış biçimi, psikoloji alanının da dikkatini çekti. Güney Kore'de giderek yaygınlaşan 'dopamin siteleri' veya yerel adıyla do-farming platformları, kullanıcılarına gerçek bir alışveriş yapmadan sipariş verme deneyimi sunuyor. Bu platformlarda kullanıcılar sanal alışveriş sepeti oluşturabiliyor, sipariş onayı verebiliyor, kurye hareketlerini takip edebiliyor ve teslimat bildirimi alabiliyor. Ancak süreç sonunda herhangi bir ürün teslim edilmiyor.</p>

<p>İlk bakışta sıra dışı görünen bu uygulamalar, uzmanlara göre teknolojik bir yenilikten çok, insan beyninin ödül ve beklenti sistemini kullanan bir deneyim olarak değerlendiriliyor.</p>

<p><strong>'ASIL TETİKLENEN DUYGU HAZ DEĞİL, BEKLENTİ'</strong></p>

<p>Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Klinik Psikoloğu Mader Bengisu Bilgen, bu platformların beynin ödül beklentisi mekanizmasına dayandığını belirterek, 'Asıl tetiklenen duygu haz değil, beklentidir. Beyin çoğu zaman ödülü elde ettiği anda değil, ona yaklaşırken daha yoğun bir dopamin yanıtı oluşturur' değerlendirmesinde bulundu. Dopaminin toplumda yaygın şekilde 'mutluluk hormonu' olarak bilindiğini ancak bilimsel olarak daha çok beklenti, motivasyon ve ödül süreçlerinde rol oynadığını ifade eden Bilgen, sanal alışveriş deneyimlerinde de benzer bir mekanizmanın çalıştığını söyledi. Bilgen, kullanıcıların sanal sepet doldurma, siparişi onaylama ve teslimat sürecini takip etme aşamalarında beynin ödül sisteminin aktive olabildiğini belirterek, ürün fiziksel olarak ulaşmasa bile ödülün yaklaştığı algısının dopamin salınımını artırabileceğini kaydetti.</p>

<p><img height="1336" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/07/23/genel-4-1784799531-42-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p><strong>ALIŞVERİŞ RİTÜELİ BAZEN ÜRÜNDEN DAHA ETKİLİ OLABİLİYOR</strong></p>

<p>Alışverişten alınan tatminin yalnızca satın alınan üründen kaynaklanmadığını vurgulayan Bilgen, karar verme, ürün seçme, ödeme ve teslimat beklentisi gibi aşamaların da beynin ödül sistemini harekete geçirebildiğini ifade etti. Bilgen, 'Bazı kullanıcılar için alışveriş ritüelinin kendisi, ürünü teslim almaktan daha güçlü bir psikolojik uyarım oluşturabiliyor.' dedi. Bu tür platformların yalnızca olumsuz yönleriyle değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Bilgen, bazı durumlarda davranışsal terapi açısından destekleyici bir araç olarak ele alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Özellikle dürtüsel alışveriş davranışı veya kontrolsüz yeme eğilimi bulunan kişilerde, gerçek tüketim gerçekleşmeden sürecin deneyimlenmesinin bazı bireylerde rahatlama sağlayabileceğini ifade eden Bilgen, bunu nikotin sakızı veya alkolsüz bira gibi 'zararı azaltmaya yönelik' örneklere benzetti.</p>

<p>Bu yöntemin bazı kişilerde gereksiz harcama, pişmanlık, suçluluk ve ekonomik kaygı gibi sonuçların önüne geçebileceği değerlendiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>'DAVRANIŞSAL SÖNME ETKİSİ OLUŞABİLİR'</strong></p>

<p>Bilgen, kullanıcıların zaman içinde gerçek ürün gelmese de rahatlama yaşayabildiklerini fark etmelerinin, satın alma dürtüsü ile fiziksel nesne arasındaki bağı zayıflatabileceğini belirtti.</p>

<p>Psikolojide 'davranışsal sönme' olarak tanımlanan bu sürecin, uygun koşullarda bazı bireylerde terapötik fayda sağlayabilecek mekanizmalardan biri olabileceği ifade edildi.</p>

<p>Benzer dijital deneyimlerin sosyal ihtiyaçlarla da ilişkili olabileceğini belirten Bilgen, bazı platformların kullanıcıya sorumluluk gerektirmeyen sanal etkileşimler sunduğunu söyledi.</p>

<p>Bilgen, bu tür deneyimlerin kısa süreli olarak birlikte olma hissi sağlayarak yalnızlık duygusunu hafifletebileceğini ancak bunun gerçek sosyal ilişkilerin yerini tutamayacağını vurguladı.</p>

<p>Uzmanlara göre, beklenti üzerine kurulu dijital deneyimlerin sürekli tekrarlanması bazı riskleri de beraberinde getirebilir. Klinik Psikolog Mader Bengisu Bilgen, gerçek yaşam deneyimlerinden alınan tatminin azalması ve sürekli yeni uyarana ihtiyaç duyulması ihtimaline dikkat çekti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasozgurhaber.com/gercek-siparis-yok-dopamin-var-guney-koredeki-trend-psikologlarin-gundeminde</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 00:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasozgurhabercom.teimg.com/crop/1280x720/marasozgurhaber-com/uploads/2026/07/gercek-siparis-yok-dopamin-var-guney-koredeki-trend-psikologlarin-gundeminde.webp" type="image/jpeg" length="22834"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Abur Cubur Günü'nde Hurma Uyarısı... Doğal Enerji Kaynağı Ama Ölçülü Tüketilmeli!]]></title>
      <link>https://www.marasozgurhaber.com/abur-cubur-gununde-hurma-uyarisi-dogal-enerji-kaynagi-ama-olculu-tuketilmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasozgurhaber.com/abur-cubur-gununde-hurma-uyarisi-dogal-enerji-kaynagi-ama-olculu-tuketilmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[21 Temmuz Abur Cubur Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Muhsin Konuk, son yıllarda tüketicilerin ultra işlenmiş atıştırmalıklar yerine hurmayı tercih etmeye başladığını belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Rektör Danışmanı ve Moleküler Biyoloji ve Genetik (İngilizce) Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muhsin Konuk, 21 Temmuz Abur Cubur Günü dolayısıyla sağlıklı atıştırmalık alternatifleri hakkında değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Tüketicilerin son dönemde ultra işlenmiş ürünler yerine hurma gibi doğal besinlere yöneldiğini belirten Prof. Dr. Konuk, hurmanın lif, vitamin ve mineral açısından zengin, temiz içerikli bir enerji kaynağı olduğunu söyledi. Konuk, 'Hurma; kan şekerini aniden yükseltmeden doğal ve uzun süreli enerji sağlaması, lif açısından zengin olması ve yapay katkı maddeleri içermemesi nedeniyle sağlıklı bir alternatif olarak öne çıkıyor' ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>'HURMA DEĞERLİ BİR BESİN ANCAK MUCİZEVİ BİR GIDA DEĞİL'</strong></p>

<p>Hurmanın son yıllarda 'süper gıda' olarak anıldığını ancak bu kavramın doğru değerlendirilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Konuk, hurmanın yüksek besin değerine rağmen tek başına mucizevi bir çözüm olarak görülmemesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img height="500" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/07/19/1784301299-prof-dr-muhsin-konuk-002-1784459150-989-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p>Hurmanın yüksek diyet lifi sayesinde sindirim sistemini desteklediğini ve uzun süre tokluk hissi sağladığını belirten Konuk, içerdiği potasyum, magnezyum, demir, kalsiyum, fosfor ve çeşitli vitaminlerin de vücut sağlığı açısından önemli katkılar sunduğunu kaydetti.</p>

<p><strong>RAFİNE ŞEKERE ALTERNATİF OLABİLİR</strong></p>

<p>Hurma ve hurma ürünlerinin beyaz şekere alternatif olarak kullanılabileceğini söyleyen Prof. Dr. Konuk, doğal şeker içeriği nedeniyle porsiyon kontrolünün önemine dikkat çekti.</p>

<p>Konuk, yaklaşık üç orta boy hurmanın bir porsiyon olarak değerlendirilebileceğini belirterek, kan şekerindeki ani yükselmeleri önlemek için hurmanın ceviz, badem, süt veya yoğurt gibi protein ve sağlıklı yağ kaynaklarıyla birlikte tüketilmesini önerdi.</p>

<p><strong>SPORCULAR İÇİN DOĞAL ENERJİ DESTEĞİ</strong></p>

<p>Hurmanın spor yapan bireyler için de önemli bir enerji kaynağı olduğunu ifade eden Konuk, içerdiği doğal şeker, potasyum ve magnezyum sayesinde egzersiz öncesi enerji desteği sağlayabileceğini belirtti.</p>

<p>Antrenmandan 30-45 dakika önce tüketilen bir porsiyon hurmanın performansa katkı sağlayabileceğini aktaran Konuk, hurmanın sağlıklı yağ ve protein kaynaklarıyla birlikte tüketildiğinde dengeli bir ara öğüne dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Doğal ve lif bakımından zengin besinlerin ağırlıkta olduğu beslenme modelinin kronik hastalıkların önlenmesine katkı sağlayabileceğini belirten Prof. Dr. Konuk, hurmanın antioksidan içeriğiyle vücudu serbest radikallere karşı korumaya yardımcı olduğunu ifade etti. Konuk, hurmanın bağırsak sağlığını desteklediğini, tokluk hissini artırdığını ve sağlıksız atıştırmalık tüketiminin azalmasına katkı sağlayabileceğini dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>GEBELİĞİN SON DÖNEMLERİNDE HURMA TÜKETİMİNE DİKKAT ÇEKTİ</strong></p>

<p>Hurmanın gebeliğin son dönemlerinde de araştırmalara konu olduğunu belirten Prof. Dr. Konuk, bazı bilimsel çalışmaların hurma tüketiminin doğum sürecini destekleyebileceğine işaret ettiğini söyledi. Konuk, gebeliğin son haftalarında hurma tüketiminin rahim ağzının olgunlaşması ve doğum sürecinin desteklenmesi açısından olumlu etkiler gösterebileceğine dair bulgular bulunduğunu aktardı.</p>

<p>Hurmanın kutsal metinlerde de yer aldığına dikkat çeken Konuk, Meryem Suresi'nde Hz. Meryem'e doğum sırasında hurma yemesinin tavsiye edildiğini hatırlattı. Prof. Dr. Muhsin Konuk, sağlıklı beslenmede temel yaklaşımın çeşitlilik ve denge olduğunu vurgulayarak, hurmanın dengeli bir beslenme planı içinde değerli bir doğal besin olarak yer alabileceğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasozgurhaber.com/abur-cubur-gununde-hurma-uyarisi-dogal-enerji-kaynagi-ama-olculu-tuketilmeli</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 16:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasozgurhabercom.teimg.com/crop/1280x720/marasozgurhaber-com/uploads/2026/07/abur-cubur-gununde-hurma-uyarisi-dogal-enerji-kaynagi-ama-olculu-tuketilmeli.webp" type="image/jpeg" length="69779"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Zayıflama İğnelerinin Bilimsel Gerçekleri... Mucize Değil, Ciddi Bir Tıbbi Tedavidir]]></title>
      <link>https://www.marasozgurhaber.com/zayiflama-ignelerinin-bilimsel-gercekleri-mucize-degil-ciddi-bir-tibbi-tedavidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasozgurhaber.com/zayiflama-ignelerinin-bilimsel-gercekleri-mucize-degil-ciddi-bir-tibbi-tedavidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Alpay Medetalibeyoğlu, son dönemde yaygınlaşan zayıflama iğnelerinin yalnızca hekim kontrolünde kullanılması gerektiğini belirterek, 'Komşum kullandı, ben de kullanayım anlayışı ciddi sağlık risklerine yol açabilir.' uyarısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda obezite tedavisinde sıkça kullanılan zayıflama iğneleri, sosyal medyanın da etkisiyle giderek daha fazla ilgi görüyor. Ancak uzmanlar, bu ilaçların bilinçsiz kullanımının ciddi sağlık sorunlarına neden olabileceği konusunda uyarıyor.</p>

<p>İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Alpay Medetalibeyoğlu, zayıflama iğnelerinin obezite tedavisinde önemli bir seçenek olduğunu ancak bir 'mucize çözüm' olarak görülmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Poliklinikte en sık karşılaştığı sorulardan birinin 'Hocam, ben de zayıflama iğnesine başlayabilir miyim?' olduğunu belirten Medetalibeyoğlu, bu tedavinin yalnızca uygun hastalarda, hekim gözetiminde uygulanması gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>'KOZMETİK AMAÇLI KULLANILMAMALI'</strong></p>

<p>Doç. Dr. Medetalibeyoğlu, zayıflama iğnelerinin düğün öncesi birkaç kilo vermek isteyen sağlıklı bireyler için geliştirilmediğini belirterek, bu ilaçların Dünya Sağlık Örgütü'nün kronik hastalık olarak tanımladığı obezitenin tedavisinde kullanıldığını ifade etti.</p>

<p>Uzman isim, ilaçların yalnızca kilo vermeyi sağlamadığını, aynı zamanda kalp-damar hastalıkları, tip 2 diyabet, uyku apnesi, karaciğer yağlanması ve eklem rahatsızlıkları gibi obeziteye bağlı sağlık sorunlarının riskini de önemli ölçüde azaltabildiğini söyledi. İlaçların midenin boşalmasını yavaşlattığını ve beyindeki iştah merkezine tokluk sinyali gönderdiğini belirten Medetalibeyoğlu, bu sayede porsiyon kontrolünün daha kolay sağlandığını ifade etti.</p>

<p><img height="642" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/07/17/1784184329-alpay-medetalibeyo-lu-1784257968-388-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p><strong>TEDAVİ KİŞİYE ÖZEL PLANLANIYOR</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Obezitenin kronik bir hastalık olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Alpay Medetalibeyoğlu, tedavi süresinin hastanın durumuna göre aylar hatta yıllar sürebileceğini belirterek, dozun düşük seviyeden başlanıp kademeli olarak artırılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>İlaç kullanımı sırasında kalıcı beslenme alışkanlıkları kazanılmadığı takdirde verilen kiloların geri alınma riskinin yüksek olduğunu vurgulayan Medetalibeyoğlu, 'Bu tedavi, yeni bir yaşam tarzı oluşturmanız için fırsat sunuyor.' dedi.</p>

<p>Tedavinin en sık görülen yan etkilerinin bulantı, kusma, ishal, kabızlık ve mide krampları gibi sindirim sistemi şikayetleri olduğunu belirten uzman, bu etkilerin çoğunlukla tedavinin ilk dönemlerinde veya doz artırımı sırasında ortaya çıktığını ve zamanla azaldığını kaydetti.</p>

<p><strong>'KULAKTAN DOLMA BİLGİLERLE KULLANILMAMALI'</strong></p>

<p>Pankreatit öyküsü bulunanlar, safra kesesi taşı olanlar veya ailesinde medüller tiroid kanseri öyküsü bulunan kişilerde bu ilaçların risk oluşturabileceğini belirten Medetalibeyoğlu, sosyal medya ya da çevre tavsiyesiyle tedaviye başlanmaması gerektiğini söyledi. Sağlıklı beslenme ve düzenli egzersizin tedavinin ayrılmaz bir parçası olduğuna dikkat çeken Medetalibeyoğlu, zayıflama iğnelerinin mutlaka uzman hekim kontrolünde, düzenli takiplerle kullanılması gerektiğini vurguladı. 'Başarının anahtarı yalnızca ilaçta değil, hastanın tedaviye uyumunda ve yaşam tarzı değişikliğinde yatıyor.' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasozgurhaber.com/zayiflama-ignelerinin-bilimsel-gercekleri-mucize-degil-ciddi-bir-tibbi-tedavidir</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 01:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasozgurhabercom.teimg.com/crop/1280x720/marasozgurhaber-com/uploads/2026/07/zayiflama-ignelerinin-bilimsel-gercekleri-mucize-degil-ciddi-bir-tibbi-tedavidir.webp" type="image/jpeg" length="14179"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanlardan Hepatit Uyarısı... Sessiz İlerleyebiliyor, Erken Tanı Hayat Kurtarıyor]]></title>
      <link>https://www.marasozgurhaber.com/uzmanlardan-hepatit-uyarisi-sessiz-ilerleyebiliyor-erken-tani-hayat-kurtariyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasozgurhaber.com/uzmanlardan-hepatit-uyarisi-sessiz-ilerleyebiliyor-erken-tani-hayat-kurtariyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[28 Temmuz Dünya Hepatit Günü kapsamında uzmanlar, hepatitin yıllarca belirti vermeden ilerleyebileceğine dikkat çekti. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Özgür Çağraş, özellikle Hepatit B ve C'nin kronikleşme riski taşıdığını belirterek, aşılama, düzenli tarama ve erken tanının önemini vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Karaciğer sağlığını tehdit eden önemli hastalıklardan biri olan hepatit, dünya genelinde milyonlarca kişiyi etkiliyor.</p>

<p>28 Temmuz Dünya Hepatit Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan uzmanlarından İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Özgür Çağraş, hastalığın çoğu zaman belirti vermeden ilerleyebildiğini ve erken tanının ciddi komplikasyonların önlenmesinde büyük önem taşıdığını söyledi. Hepatitin en sık nedeninin virüsler olduğunu belirten Dr. Çağraş, bazı ilaçlar, aşırı alkol tüketimi, toksik maddeler ve otoimmün hastalıkların da karaciğerde iltihaba yol açabileceğini ifade etti. Karaciğerin besinlerin işlenmesi, zararlı maddelerin temizlenmesi, enerji depolanması ve hayati proteinlerin üretimi gibi kritik görevleri bulunduğunu hatırlatan Çağraş, karaciğerde oluşan iltihabın tüm vücudu etkileyebileceğini kaydetti.</p>

<p><strong>HEPATİT B VE C KRONİKLEŞME RİSKİ TAŞIYOR</strong></p>

<p>Hepatit türleri arasındaki farklara dikkat çeken Dr. Çağraş, Hepatit A'nın genellikle kirli su ve gıdalar yoluyla bulaştığını, çoğunlukla tamamen iyileştiğini ve kronikleşmediğini belirtti. Hepatit B'nin kan, cinsel temas ve doğum sırasında anneden bebeğe bulaşabildiğini aktaran Çağraş, bu türün uzun yıllar fark edilmeden ilerleyerek siroz ve karaciğer kanserine neden olabileceğini söyledi. Hepatit C'nin ise çoğunlukla kan yoluyla bulaştığını ve günümüzde geliştirilen tedavilerle büyük oranda tamamen iyileştirilebildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>AŞI VE HİJYEN KORUNMADA BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR</strong></p>

<p>Hepatit A ve Hepatit B'ye karşı aşının en etkili korunma yöntemlerinden biri olduğunu vurgulayan Dr. Çağraş, kişisel hijyen kurallarına dikkat edilmesi, steril olmayan tıbbi ve kozmetik işlemlerden kaçınılması, kişisel eşyaların paylaşılmaması ve güvenilir sağlık kuruluşlarının tercih edilmesi gerektiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Risk grubunda bulunan sağlık çalışanları, diyaliz hastaları ve sık kan ürünü alan kişilerin düzenli takip edilmesinin önemine de dikkat çekildi.</p>

<p>Hepatitin bazen hiçbir belirti göstermeden ilerleyebileceğini söyleyen Dr. Çağraş, halsizlik, iştahsızlık, bulantı, karın sağ üst bölümünde ağrı, ateş, kas ve eklem ağrıları, ciltte ve göz aklarında sararma, koyu renkli idrar ve açık renkli dışkının sık görülen belirtiler arasında yer aldığını belirtti. Uzmanlar, özellikle sarılık, koyu renkli idrar veya uzun süren halsizlik şikâyetleri bulunan kişilerin vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurması gerektiğini ifade ediyor.</p>

<p><strong>DÜNYADA 300 MİLYONDAN FAZLA KİŞİ KRONİK HEPATİTLE YAŞIYOR</strong></p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada yaklaşık 254 milyon kişinin kronik Hepatit B, yaklaşık 50 milyon kişinin ise kronik Hepatit C enfeksiyonuyla yaşadığını belirten Dr. Çağraş, viral hepatitlerin her yıl yaklaşık 1,3 milyon kişinin siroz ve karaciğer kanseri nedeniyle hayatını kaybetmesine neden olduğunu söyledi.</p>

<p>Türkiye'de çocukluk çağı Hepatit B aşılama programları sayesinde hastalık görülme sıklığında önemli azalma sağlandığını belirten Çağraş, erişkinlerde kronik Hepatit B taşıyıcılığının halen önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu ifade etti. Uzmanlar, viral hepatitlerle mücadelede erken tanı, aşılama ve düzenli sağlık kontrollerinin en önemli adımlar olduğunu vurgularken, risk grubundaki kişilerin Hepatit B ve Hepatit C taramalarını yaptırmaları çağrısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasozgurhaber.com/uzmanlardan-hepatit-uyarisi-sessiz-ilerleyebiliyor-erken-tani-hayat-kurtariyor</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 01:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasozgurhabercom.teimg.com/crop/1280x720/marasozgurhaber-com/uploads/2026/07/uzmanlardan-hepatit-uyarisi-sessiz-ilerleyebiliyor-erken-tani-hayat-kurtariyor.webp" type="image/jpeg" length="93722"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aromaterapötik Ürünlere De Ruhsat Ve Eczane Zorunluluğu Getirildi]]></title>
      <link>https://www.marasozgurhaber.com/aromaterapotik-urunlere-de-ruhsat-ve-eczane-zorunlulugu-getirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasozgurhaber.com/aromaterapotik-urunlere-de-ruhsat-ve-eczane-zorunlulugu-getirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye İlaç ve Tıbbî Cihaz Kurumu, uçucu yağlar ve aromaterapi amaçlı ürünleri yeni bir yönetmelikle düzenledi. Ruhsatsız aromaterapötik ürün satışı ve majistral hazırlama yasaklandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İlaç ve Tıbbî Cihaz Kurumu (TİTCK), bugün Resmî Gazete'de yayımlanan 'Aromaterapötik Ürünler Hakkında Yönetmelik' ile aromaterapi alanında önemli bir düzenleme yaptı.Yönetmelik, insan sağlığını koruyucu, tedavi edici veya destekleyici etki gösteren, uçucu yağlar, sabit yağlar ve hidrosoller içeren aromaterapötik ürünlerin kaliteli, etkili ve güvenli şekilde piyasaya sunulmasını hedefliyor.Başlıca hükümler:Ruhsat zorunluluğu: Ruhsat almadan hiçbir aromaterapötik ürün piyasaya sunulamayacak ve eczanelerde majistral olarak hazırlanamayacak.</p>

<p>Ürünler sadece eczanelerde (reçeteli veya reçetesiz) satılabilecek.</p>

<p>Takviye edici gıdalar, kozmetik ürünler, tıbbi cihazlar ve geleneksel bitkisel tıbbi ürünler bu yönetmelik kapsamı dışında kalırken, gerçek kişilerde en az lisans mezuniyeti, şirketlerde ise yetkili kişi bulundurma zorunluluğu getirildi.</p>

<p>Bilimsel isimler (Türkçe-Latince), kantitatif bileşim, uyarılar ('Yutulmamalıdır', 'Göz ve mukozaya temas ettirilmemelidir' vb.), karekod ve elektronik takip sistemi zorunlu tutuldu.</p>

<p>Tıbbi bitki çayları yönetmeliğinin ardından aromaterapötik ürünler için de getirilen bu düzenleme, söz konusu kategorilerin daha kontrollü ve denetimli bir yapıya kavuşmasını sağlıyor.</p>

<p>Söz konusu yönetmeliğin detaylarına ulaşmak için <a href="https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/07/20260702-2.htm" rel="nofollow"><strong>tıklayabilirsiniz</strong></a></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasozgurhaber.com/aromaterapotik-urunlere-de-ruhsat-ve-eczane-zorunlulugu-getirildi</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 12:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasozgurhabercom.teimg.com/crop/1280x720/marasozgurhaber-com/uploads/2026/07/aromaterapotik-urunlere-de-ruhsat-ve-eczane-zorunlulugu-getirildi.webp" type="image/jpeg" length="78732"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tarım İlaçları Parkinson Riskini Artırabilir]]></title>
      <link>https://www.marasozgurhaber.com/tarim-ilaclari-parkinson-riskini-artirabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasozgurhaber.com/tarim-ilaclari-parkinson-riskini-artirabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Sultan Tarlacı, Parkinson hastalığındaki artışın yalnızca yaşlanmayla açıklanamayacağını belirterek, tarım ilaçları, çevresel faktörler ve tekrarlayan kafa travmalarının hastalık riskini artırabileceğine dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nöroloji Uzmanı Sultan Tarlacı, Parkinson hastalığının ortaya çıkışında çevresel etkenlerin rolüne ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Parkinson vakalarındaki artışın yaşlı nüfusun artış hızını aştığını belirten Tarlacı, özellikle tarım ilaçlarının hastalığın gelişiminde etkili olabileceğine yönelik bilimsel bulgular bulunduğunu söyledi.</p>

<p>Parkinson hastalığının genellikle 50-55 yaşlarında ortaya çıktığını ifade eden Tarlacı, uzun yıllardır köylerde yaşayanlar, tarımla uğraşanlar ve kuyu suyu kullanan kişilerde hastalığın daha sık görüldüğünün bilindiğini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>'YAŞLANMA TEK BAŞINA AÇIKLAMIYOR'</strong></p>

<p>Parkinson vakalarındaki artışın yalnızca yaşlanmaya bağlanamayacağını vurgulayan Tarlacı, özellikle tarım ilaçlarıyla ilgili araştırmaların dikkat çekici sonuçlar ortaya koyduğunu belirtti.</p>

<p>California'da yürütülen çalışmalarda yaklaşık 21 farklı pestisitin, beyinde dopamin üreten hücrelere zarar verdiğinin gösterildiğini aktaran Tarlacı, bu hücrelerin söz konusu kimyasallara karşı oldukça hassas olduğunu ifade etti.</p>

<p>Bazı tarım ilaçlarının Parkinson hastalığında rol oynayan beyin bölgeleri üzerinde seçici ve toksik etkiler oluşturduğuna dikkat çeken Tarlacı, bu nedenle konunun bireysel değil toplumsal bir sağlık sorunu olarak ele alınması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img height="422" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/05/31/1779456281-sultan-tarlac-1780233200-636-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p>Bazı uzmanların yaşanan artışı 'Parkinson epidemisi' olarak nitelendirdiğini belirten Tarlacı, tarım ilaçlarının bilinçli ve kontrollü kullanılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı. Domates başta olmak üzere bazı sebze ve meyvelerin pestisit kalıntılarını bünyelerinde tutabildiğine işaret eden Tarlacı, tarımsal üretimde denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><strong>KUYU SULARI DA RİSK TAŞIYABİLİR</strong></p>

<p>Özellikle 'Paraquat' isimli tarım ilacının toprakta uzun süre kalabildiğini belirten Tarlacı, pestisitlerin yer altı sularına karışmasının da risk oluşturabileceğini söyledi. Geçmişte kuyu suyu kullanan kişilerde Parkinson hastalığının daha sık görülmesinin nedenlerinden birinin bu durum olabileceğini kaydetti.</p>

<p><strong>'BAKLA TEK BAŞINA TEDAVİ DEĞİL'</strong></p>

<p>Toplumda yaygın olarak bilinen 'bakla Parkinson'a iyi gelir' görüşüne de değinen Tarlacı, baklanın içerisinde dopaminle ilişkili bazı maddeler bulunduğunu ancak bunun ilaç tedavisinin yerini tutamayacağını ifade etti. Parkinson tedavisinde kullanılan 125 miligramlık bir L-Dopa kapsülüne eşdeğer etki için yaklaşık 5 kilogram taze bakla tüketilmesi gerektiğini belirten Tarlacı, bu nedenle ilaç tedavisinin çok daha etkili ve uygulanabilir bir yöntem olduğunu söyledi.</p>

<p>Parkinson riskini artıran faktörlerden birinin de tekrarlayan kafa travmaları olduğuna dikkat çeken Tarlacı, özellikle boks gibi spor dallarında alınan darbelerin beyinde zamanla biriken hasarlara yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>Bu tür mikrotravmaların Parkinson hastalığının yanı sıra bazı bunama türlerinin de daha erken ortaya çıkmasına katkıda bulunabileceğini ifade eden Tarlacı, efsanevi boksör Muhammad Ali'nin bu durumun en bilinen örneklerinden biri olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>PARKİNSON TİTREMESİ NASIL AYIRT EDİLİR?</strong></p>

<p>Parkinson hastalığının en belirgin belirtilerinden biri olan titremenin özelliklerine de değinen Tarlacı, Parkinson titremesinin genellikle istirahat hâlinde ortaya çıktığını anlattı. 'Para sayar' tarzında tanımlanan Parkinson titremesinin, kişi hareket etmeye başladığında çoğu zaman azaldığını veya kaybolduğunu belirten Tarlacı, buna karşılık esansiyel tremorun ise özellikle bir nesneye uzanırken veya kullanım sırasında arttığını ifade etti.</p>
<acp-dt></acp-dt></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasozgurhaber.com/tarim-ilaclari-parkinson-riskini-artirabilir</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 18:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasozgurhabercom.teimg.com/crop/1280x720/marasozgurhaber-com/uploads/2026/06/tarim-ilaclari-parkinson-riskini-artirabilir.webp" type="image/jpeg" length="36729"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocukların Geleceği Ekranlarda Bulanıklaşıyor... 2050'de 5 Milyarı Etkilemesi Bekleniyor!]]></title>
      <link>https://www.marasozgurhaber.com/cocuklarin-gelecegi-ekranlarda-bulaniklasiyor-2050de-5-milyari-etkilemesi-bekleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasozgurhaber.com/cocuklarin-gelecegi-ekranlarda-bulaniklasiyor-2050de-5-milyari-etkilemesi-bekleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dijital ekran kullanımının artması ve çocukların açık havada daha az vakit geçirmesi, miyopi vakalarında küresel çapta ciddi artışa yol açıyor. Uzmanlar, erken tanı ve müdahalenin çocukların gelecekteki görme sağlığını korumada kritik öneme sahip olduğunu vurgularken, yeni klinik araştırmalar miyopi kontrolünde umut verici sonuçlar ortaya koydu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong> </strong>Bir dönem yalnızca uzak görme kusuru olarak değerlendirilen miyopi, günümüzde çocukların görme sağlığını tehdit eden en önemli küresel sağlık sorunlarından biri olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, dijitalleşen yaşam tarzı nedeniyle çocukların giderek daha fazla ekran karşısında vakit geçirdiğini ve bunun miyopi vakalarını artırdığını belirtiyor.</p>

<p>Uluslararası araştırmalara göre, 2050 yılına kadar dünya nüfusunun yaklaşık yarısının, yani 5 milyar kişinin miyop olması beklenirken, bunların yaklaşık 1 milyarının yüksek miyopi seviyesine ulaşacağı öngörülüyor. Uzmanlar, çocukluk çağında kontrol altına alınmayan miyopinin ilerleyen yaşlarda retina dekolmanı, glokom, katarakt ve kalıcı görme kaybı gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda uyarıyor.</p>

<p><strong>EKRAN SÜRESİ ARTIYOR, RİSK BÜYÜYOR</strong></p>

<p>Uzmanlara göre son yıllarda çocukların günlük yaşam alışkanlıklarında yaşanan değişim, miyopi artışının başlıca nedenleri arasında yer alıyor. Tablet, akıllı telefon ve bilgisayar kullanımının yaygınlaşmasıyla çocuklar uzun süre yakın mesafeye odaklanırken, açık havada geçirilen sürenin azalması doğal ışığın göz gelişimi üzerindeki koruyucu etkisini sınırlandırıyor.</p>

<p>Bu durumun miyopinin daha erken yaşlarda ortaya çıkmasına ve daha hızlı ilerlemesine neden olduğu belirtiliyor.</p>

<p><strong>BELİRTİLER GÖZDEN KAÇABİLİYOR</strong></p>

<p>Miyopi çoğu zaman belirgin şikâyet oluşturmadan ilerleyebiliyor. Tahtayı net görememe, televizyona veya ekranlara yaklaşma, gözleri kısarak bakma, dikkat dağınıklığı ve okul başarısında düşüş gibi belirtilerin aileler tarafından fark edilmeyebileceğine dikkat çekiliyor.</p>

<p>Uzmanlar, herhangi bir belirti olmasa bile çocukların düzenli göz muayenesinden geçirilmesi gerektiğini vurguluyor. Çünkü miyopinin en hızlı ilerlediği çocukluk döneminde yapılacak erken müdahalelerin, ilerleyen yaşlarda ortaya çıkabilecek ciddi göz hastalıklarının riskini azaltabileceği ifade ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="613" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/06/14/miyosmart-iq-1781448610-270-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p>Miyopi kontrolüne yönelik bilimsel çalışmalar da hız kazanmış durumda. HOYA Vision Care ile The Hong Kong Polytechnic University iş birliğinde yürütülen yeni bir klinik araştırmada, D.I.M.S. teknolojisinin geliştirilmiş versiyonunu kullanan MiYOSMART iQ gözlük camlarının çocuklarda miyopi ilerlemesini kontrol altına almada dikkat çekici sonuçlar verdiği açıklandı.</p>

<p>Denver'da düzenlenen ARVO 2026 Annual Meeting'de paylaşılan sonuçlara göre, 7-12 yaş grubundaki çocuklarda 12 aylık kullanım sonunda miyopi kontrol etkinliğinin ortalama yüzde 100'ün üzerinde gerçekleştiği bildirildi. Araştırmada aksiyel uzunluk artışında yüzde 94 oranında azalma gözlemlendi.</p>

<p>4-6 yaş grubundaki çocuklarda ise kırma kusurunda yüzde 65, aksiyel uzunlukta ise yüzde 44 oranında miyopi kontrol başarısı elde edildiği açıklandı.</p>

<p><strong>'ERKEN MÜDAHALE HAYATİ ÖNEME SAHİP'</strong></p>

<p>HOYA Türkiye Genel Müdürü Kader Yıldırım, miyopinin artık yalnızca bireysel değil toplumsal bir sağlık sorunu olarak ele alınması gerektiğini belirterek, 'Miyopi her yıl daha fazla çocuğu etkileyen küresel bir sağlık sorunu haline geliyor. Çocuklarımızın görme sağlığını korumak için bugün atılacak adımlar, gelecekteki yaşam kalitelerini doğrudan etkileyecek. Araştırma sonuçları, miyopi kontrolünde bilimsel olarak desteklenen yeni bir dönemin başladığını gösteriyor' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasozgurhaber.com/cocuklarin-gelecegi-ekranlarda-bulaniklasiyor-2050de-5-milyari-etkilemesi-bekleniyor</guid>
      <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 17:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasozgurhabercom.teimg.com/crop/1280x720/marasozgurhaber-com/uploads/2026/06/cocuklarin-gelecegi-ekranlarda-bulaniklasiyor-2050de-5-milyari-etkilemesi-bekleniyor.webp" type="image/jpeg" length="46723"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kanser Hastalarına Yaz Uyarısı: Sıvı Tüketimi ve Beslenme Önemli]]></title>
      <link>https://www.marasozgurhaber.com/kanser-hastalarina-yaz-uyarisi-sivi-tuketimi-ve-beslenme-onemli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasozgurhaber.com/kanser-hastalarina-yaz-uyarisi-sivi-tuketimi-ve-beslenme-onemli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Kanser Derneği Gönüllü Diyetisyeni ve Uzman Şef Yasemin Güzel, yaz aylarında artan sıcaklıkların kanser tedavisi gören hastalar için ek riskler oluşturduğunu belirterek yeterli sıvı tüketimi, dengeli beslenme ve gıda güvenliğine dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk Kanser Derneği Gönüllü Diyetisyeni ve Uzman Şef Yasemin Güzel, yaz aylarında artan sıcaklıkların kanser tedavisi gören bireylerin sağlık durumunu olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulundu.</p>

<p>Kanser tedavisi sürecinde iştahsızlık, mide bulantısı, halsizlik ve sıvı kaybı gibi sorunların sık görüldüğünü belirten Güzel, sıcak havalarda bu belirtilerin daha da belirginleşebildiğini ifade etti. Bu nedenle gün boyunca düzenli su tüketiminin önemine dikkat çeken Güzel, ayran, kefir, çorba ve su oranı yüksek meyvelerin de sıvı ihtiyacının karşılanmasına katkı sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Karpuz, kavun, çilek, şeftali ve kayısı gibi yaz meyvelerinin hem ferahlatıcı hem de sıvı desteği sağlayan besinler olduğunu belirten Güzel, bu ürünlerin yoğurt veya kefir gibi protein kaynaklarıyla birlikte tüketilmesinin daha dengeli bir beslenme sağlayacağını kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>BESİN GÜVENLİĞİNE DİKKAT ÇEKTİ</strong></p>

<p>Yaz aylarında yüksek sıcaklık nedeniyle gıdaların daha hızlı bozulduğunu vurgulayan Güzel, özellikle bağışıklık sistemi tedavi nedeniyle zayıflayan hastaların besin güvenliğine daha fazla özen göstermesi gerektiğini belirtti. Açıkta satılan yiyecekler, uzun süre güneşte bekleyen ürünler ve hijyen koşullarından emin olunmayan gıdalardan uzak durulmasını öneren Güzel, meyve ve sebzelerin tüketilmeden önce mutlaka iyice yıkanması gerektiğini ifade etti.</p>

<p><strong>HAFİF VE SAĞLIKLI TATLILAR ÖNERİLDİ</strong></p>

<p>Yaz aylarında tatlı tüketmek isteyen hastalara da tavsiyelerde bulunan Güzel, ağır ve şerbetli tatlılar yerine ev yapımı meyveli yoğurtlar, kefirli karışımlar ve sütlü tatlıların daha sağlıklı alternatifler sunduğunu söyledi.</p>

<p>Her hastanın ihtiyaçlarının farklı olduğuna dikkat çeken Güzel, 'Beslenme planları mutlaka kişiye özel hazırlanmalıdır. Yaz aylarında alınacak basit ancak doğru önlemler, tedavi sürecinin daha konforlu geçmesine ve yaşam kalitesinin korunmasına katkı sağlayabilir.' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasozgurhaber.com/kanser-hastalarina-yaz-uyarisi-sivi-tuketimi-ve-beslenme-onemli</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasozgurhabercom.teimg.com/crop/1280x720/marasozgurhaber-com/uploads/2026/06/kanser-hastalarina-yaz-uyarisi-sivi-tuketimi-ve-beslenme-onemli.webp" type="image/jpeg" length="87876"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlıkta Koruyucu Model Güçleniyor... Türkiye'de 8.350 ASM ile Hizmet Ağı]]></title>
      <link>https://www.marasozgurhaber.com/saglikta-koruyucu-model-gucleniyor-turkiyede-8350-asm-ile-hizmet-agi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasozgurhaber.com/saglikta-koruyucu-model-gucleniyor-turkiyede-8350-asm-ile-hizmet-agi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, birinci basamak sağlık hizmetlerinde 'hastalanmadan sağlığı koruma' vizyonuyla yürütülen çalışmalar kapsamında Türkiye genelinde güçlü bir sağlık ağı kurulduğunu açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, birinci basamak sağlık hizmetlerinde koruyucu sağlık yaklaşımının güçlendirildiğini belirterek yürütülen çalışmalara ilişkin açıklamalarda bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Koruyan sağlık' vizyonu çerçevesinde Türkiye genelinde 8 bin 350 Aile Sağlığı Merkezi (ASM), 973 Toplum Sağlığı Merkezi ve 348 Sağlıklı Hayat Merkezi ile geniş bir hizmet ağı oluşturulduğu ifade edildi.</p>

<p>Sağlıklı Hayat Merkezlerinde beslenme danışmanlığı, fiziksel aktivite programları, kanser taramaları ve psikososyal destek gibi 17 farklı alanda hizmet verildiği, 2026 yılının ilk 4 ayında bu merkezlere 96 binden fazla başvuru yapıldığını bildiren Bakan Memişoğlu, paylaşımında, ASM'lerde gerçekleştirilen 158 milyondan fazla tarama ile kronik hastalıkların erken tespiti ve yönetimine yönelik proaktif bir süreç yürütüldüğü, 10,6 milyon vatandaşın obezite, diyabet ve hipertansiyon gibi risklerinin erken aşamada belirlendiğini kaydetti.</p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Birinci basamak sağlık hizmetlerimizde, 'hastalanmadan önce sağlığımızı korumak' vizyonuyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz.<br />
<br />
✅ 8.350 Aile Sağlığı Merkezi, 973 Toplum Sağlığı Merkezi ve 348 Sağlıklı Hayat Merkezi ile Türkiye'nin dört bir yanını kapsayan güçlü bir hizmet ağı: <a href="https://t.co/NyXkWD5NXu" rel="nofollow">pic.twitter.com/NyXkWD5NXu</a></p>
— Prof. Dr. Kemal Memişoğlu (@drmemisoglu) <a href="https://x.com/drmemisoglu/status/2064349837890298247?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">June 9, 2026</a></blockquote>
<script async src='https://platform.x.com/widgets.js' charset='utf-8'></script>

<p>Bakan Memişoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde 'Sağlıklı Türkiye Yüzyılı' vizyonu doğrultusunda çalışmaların sürdüğünü ifade ederek, sahada görev yapan 31 bini aşkın aile hekimi başta olmak üzere tüm sağlık çalışanlarına teşekkür etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasozgurhaber.com/saglikta-koruyucu-model-gucleniyor-turkiyede-8350-asm-ile-hizmet-agi</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 13:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasozgurhabercom.teimg.com/crop/1280x720/marasozgurhaber-com/uploads/2026/06/saglikta-koruyucu-model-gucleniyor-turkiyede-8350-asm-ile-hizmet-agi.webp" type="image/jpeg" length="25932"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'de Öz Bakım Bilinci Yetersiz! Eczacılar Güvenin Anahtarı]]></title>
      <link>https://www.marasozgurhaber.com/turkiyede-oz-bakim-bilinci-yetersiz-eczacilar-guvenin-anahtari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasozgurhaber.com/turkiyede-oz-bakim-bilinci-yetersiz-eczacilar-guvenin-anahtari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haleon ve Ipsos Türkiye iş birliğiyle hazırlanan Türkiye Öz Bakım Haritası Araştırması, bireylerin öz bakım farkındalığının sınırlı olduğunu ve acil servislerin 'hızlı çözüm noktası' olarak görülmesinin sağlık sistemine yük getirdiğini ortaya koydu. Araştırma, eczacıların tüketiciler için kritik bir danışmanlık rolü üstlendiğini de gösterdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tüketici sağlığı alanında dünya lideri Haleon, Türkiye Öz Bakım Haritası Araştırması sonuçlarını açıkladı. Araştırma, bireylerin öz bakım farkındalığının sınırlı olduğunu ve çoğunlukla yorgunluk veya rahatsızlık hissettiklerinde küçük tepkisel adımlar attıklarını ortaya koydu.</p>

<p>Öz bakımın en temel eylemleri arasında ağız ve diş bakımı, cilt bakımı ve psikolojik iyi hâli koruma yer alıyor. Son bir ayda en sık yapılan davranış ise günlük su tüketimine dikkat etmek oldu. Bunun yanı sıra dengeli beslenme, yürüyüş ve gıda takviyesi kullanımı öne çıktı. Ortalama uyku süresi 7 saat olarak ölçüldü. Araştırma, toplumun yüzde 50'sinin semptom ne olursa olsun doğrudan acil servise başvurabileceğini ortaya koydu. Bu yaklaşım, sağlık sistemi üzerinde ciddi bir baskı yaratıyor.</p>

<p>Sağlık konularında en çok güvenilen kaynaklar doktorlar (yüzde 84) ve eczacılar (yüzde 79) olurken, sosyal medya ve fenomenler düşük güvenle öne çıkıyor. Tüketicilerin yüzde 57'si internette sağlık bilgisi aradığında eczacısına danışıyor. Eczaneler, yüzde 61 oranıyla danışmanlık kalitesi temel alınarak tercih ediliyor ve reçetesiz ürün seçiminde belirleyici rol oynuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="421" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/06/09/1780999669-haleon-ozbakimharitasi-2-1781011187-595-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p>Son bir yılda en sık görülen rahatsızlıklar soğuk algınlığı, kas/eklem ağrıları ve baş ağrısı/migren olarak belirlendi. Ağrı kesiciler en sık kullanılan ürünler olurken, soğuk algınlığı ilaçları 'kriz' ürünleri olarak öne çıktı.</p>

<p>Takviyeler alanında tüketicilerin yüzde 52'si günlük enerji ve zindeliklerini desteklemek için vitamin ve minerallere başvuruyor. En çok tercih edilen içerikler D vitamini, B12, C vitamini ve magnezyum oldu. Pandemi sonrası dönemde gıda takviyelerine talep yüzde 90 seviyesine ulaştı, temel vitamin ve minerallerin satın alınmasında yüzde 64 artış gözlendi. Geleneksel ev çözümleri de korunma ve filtreleme amacıyla kullanılmaya devam ediyor.</p>

<p>Araştırma, toplumun sağlık farkındalığı ile davranışları arasında ciddi bir uçurum olduğunu ortaya koydu. Örneğin, toplumun yüzde 44'ü yüksek stres seviyesini 'normal' olarak görürken, ruhsal sağlık konusunda profesyonel destek alanlar sadece yüzde 26 oldu. Kilo problemi kadınlar için sosyal bir yargılanma, erkekler için fiziksel işlevsellik meselesi olarak algılanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasozgurhaber.com/turkiyede-oz-bakim-bilinci-yetersiz-eczacilar-guvenin-anahtari</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 16:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasozgurhabercom.teimg.com/crop/1280x720/marasozgurhaber-com/uploads/2026/06/turkiyede-oz-bakim-bilinci-yetersiz-eczacilar-guvenin-anahtari.webp" type="image/jpeg" length="77401"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Obeziteye Karşı 3 Temel Kural: Beslenme, Hareket ve Uyku]]></title>
      <link>https://www.marasozgurhaber.com/obeziteye-karsi-3-temel-kural-beslenme-hareket-ve-uyku</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasozgurhaber.com/obeziteye-karsi-3-temel-kural-beslenme-hareket-ve-uyku" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sakarya Büyükşehir Belediyesi Tıp Merkezi Uzman Diyetisyeni Betül Çiftçi, son yıllarda artış gösteren obezite oranlarına dikkat çekerek fazla kilonun birçok kronik hastalığın temel risk faktörlerinden biri olduğunu vurguladı. Çiftçi, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemine işaret etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sakarya Büyükşehir Belediyesi Tıp Merkezi Uzman Diyetisyeni Betül Çiftçi, son yıllarda artış gösteren obezite vakaları ve sağlıklı kilo verme yöntemleri hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kadınlarda obezite oranlarının erkeklere göre daha yüksek olduğuna dikkat çeken Çiftçi, 'Bunun temelinde fizyolojik ve biyolojik nedenler bulunuyor. Erkeklerde kas kütlesinin daha fazla olması metabolizma hızını artırırken, kadınlarda yağ oranının daha yüksek olması kilo almaya yatkınlığı artırabiliyor. Gebelik, emzirme dönemi ve hormonal bozukluklar da kilo artışına neden olabiliyor. Bunun yanında hareketsiz yaşam ve yanlış beslenme alışkanlıkları da önemli risk faktörleri arasında yer alıyor' ifadelerini kullandı.</p>

<p><img height="499" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/06/09/uzman-diyetisyen-betul-ciftci-1781007541-905-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p>Fiziksel aktivite eksikliğinin obeziteyi tetikleyen en önemli nedenlerden biri olduğunu belirten Çiftçi, 'Günümüzde fiziksel aktivite yapmayanların oranı oldukça yüksek. Hareketsiz yaşam bazal metabolizma hızını yavaşlatıyor, kas kayıplarına neden oluyor ve alınan-harcanan enerji dengesini bozarak kilo artışını kolaylaştırıyor' diye konuştu.</p>

<p><strong>ŞOK DİYETLER YERİNE SÜRDÜRÜLEBİLİR BESLENME</strong></p>

<p>Kilo verme sürecinde yapılan hatalara da değinen Çiftçi, 'Şok diyetler, tek tip beslenme programları ve öğün atlamak en sık karşılaştığımız yanlışlar arasında yer alıyor. Şok diyetlerde ise verilen kilonun önemli bir kısmı yağ değil, su ve kas kaybı olabiliyor. Bu nedenle kişinin yaşam tarzına uygun, sürdürülebilir ve dengeli bir beslenme programı uygulanması gerekiyor' dedi. Obeziteyle mücadelede kısa süreli çözümler yerine kalıcı yaşam alışkanlıklarının hedeflenmesi gerektiğini belirten Çiftçi, 'Amaç sadece kilo vermek değil, sağlıklı yaşam alışkanlıklarını hayatın bir parçası haline getirmektir. Kalıcı başarı ancak sürdürülebilir beslenme ve aktif yaşamla mümkündür' diyerek vatandaşlara sağlıklı yaşam çağrısında bulundu.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasozgurhaber.com/obeziteye-karsi-3-temel-kural-beslenme-hareket-ve-uyku</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasozgurhabercom.teimg.com/crop/1280x720/marasozgurhaber-com/uploads/2026/06/obeziteye-karsi-3-temel-kural-beslenme-hareket-ve-uyku.webp" type="image/jpeg" length="39616"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[X Hastalığının Covid-19’dan Daha Ölümcül Olması Bekleniyor]]></title>
      <link>https://www.marasozgurhaber.com/x-hastaliginin-covid-19dan-daha-olumcul-olmasi-bekleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasozgurhaber.com/x-hastaliginin-covid-19dan-daha-olumcul-olmasi-bekleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Enfeksiyon uzmanı Prof. Dr. Esin Davutoğlu Şenol, Covid-19’dan daha ölümcül olması beklenen X hastalığına ilişkin açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya, önümüzdeki 10 yıl içerisinde Covid-19 salgınından 20 kat daha ölümcül olacağı düşünülen ‘X hastalığı’ ile karşı karşıya kalabilir. Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ), henüz kaynağı bilinmeyen potansiyel salgın risklerini temsil eden ciddi bir uluslararası salgın olarak tanımladığı X hastalığı ile ilgili olarak enfeksiyon uzmanı Prof. Dr. Esin Davutoğlu Şenol, “Öyle bir hastalık düşünün ki Covid-19’dan daha ölümcül olabilir” dedi.</p>

<p><b>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Esin Davutoğlu Şenol</b>, tüm dünyanın konuştuğu&nbsp;<a href="https://www.elipshaber.com/dunya-x-hastaligi-riskiyle-karsi-karsiya-covid-19dan-daha-olumcul-olmasi-bekleniyor" rel="nofollow" target="_blank">X hastalığını Elips Haber’den Deniz Dalgıç’a anlattı</a>. Davutoğlu Şenol, “X hastalığı, Covid-19 döneminde yaşadığımız o korkunç kapanmalar ve toplumsal kırılmalar yaşanmasın diye elimizdeki mevcut verilerle gelme olasılığı yüksek bir salgına hazır olma senaryosunun adıdır. Bu kağıt üzerinde bir senaryo” dedi.</p>

<p>X hastalığının Covid-19’dan daha ölümcül olabilecek bir hastalığa en kısa sürede nasıl cevap verilebileceği ile ilgili bir çalışma ve hazırlık süreci olduğunu söyleyen Prof. Dr. Davutoğlu Şenol, “Böylece en ölümcül ve en tehlikeli olana hazır hale gelebilmek amaçlanıyor” dedi. X hastalığının önümüzdeki 10 yıl içinde gelebileceği kuvvetle muhtemel görülen bir hastalık olduğunu belirten Şenol, “Bunun sebepleri zaten çok açık. İklim krizi, artan yoksulluk, sağlık sisteminin çökmesi. X hastalığı, gelebilecek her şeye hazır hale gelmek demek. X hastalığı, ‘Bilinmeyen bir hastalık karşımıza gelebilir. O zaman ne yapalım?’ demek” diye konuştu.</p>

<p>X hastalığı için nasıl bir hazırlık yapılması gerektiğini anlatan Şenol, “Dünya Sağlık Örgütü nasıl bir hazırlık yapılacağına dair çalışmalara davet ediyor. Birinci basamak sağlık sisteminin güçlendirilmesi, iklim krizine hazır olunması, afetlere karşı hazırlıklı olunması, aşı teknolojilerinin ülkelerde hazır bulunması ve ülkeler arası iletişim ağının güçlendirilmesi gerekiyor. Bu hastalığa karşı hazırlıksız olursak Covid-19’dan daha büyük bir yıkım yapar” ifadelerini kullandı.</p>

<p><b>Yeniden kapanma olacak mı?</b></p>

<p>Şenol, dünya genelinde yeniden bir kapanma yaşanıp yaşanmayacağına ilişkin şunları söyledi: “X hastalığı çıktığı zaman kapanmanın işe yarayacağı bir durumsa kapanma yaşayacağız. Fakat kapanmanın işe yarayamayacağı bir durum da olabilir. Sinek böcek aracılığıyla bulaşan vektörel bir hastalık da olabilir. Mide bağırsak yoluyla bulaşan bir hastalık da olabilir. Her şey olabilir. Onun için bir şey söyleyemiyoruz.”</p>

<p><b>Kaynak:</b>&nbsp;<a href="https://www.elipshaber.com/dunya-x-hastaligi-riskiyle-karsi-karsiya-covid-19dan-daha-olumcul-olmasi-bekleniyor" rel="nofollow" target="_blank">https://www.elipshaber.com/dunya-x-hastaligi-riskiyle-karsi-karsiya-covid-19dan-daha-olumcul-olmasi-bekleniyor</a></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasozgurhaber.com/x-hastaliginin-covid-19dan-daha-olumcul-olmasi-bekleniyor</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jan 2024 15:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasozgurhabercom.teimg.com/crop/1280x720/marasozgurhaber-com/uploads/2024/01/x-hastaligi.jpg" type="image/jpeg" length="75519"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Afşin Yeni Hastanesine Kavuşuyor]]></title>
      <link>https://www.marasozgurhaber.com/afsin-yeni-hastanesine-kavusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasozgurhaber.com/afsin-yeni-hastanesine-kavusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Afşin Belediye Başkanı  Mehmet Fatih Güven, Afşin yeni Devlet Hastanesi inşaat alanında incelemelerde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Afşin Belediye Başkanı Mehmet Fatih Güven, incelemelerin ardından yaptığı açıklamasında; “Müjdesini geçtiğimiz ay verdiğimiz 150 Yataklı Afşin Devlet Hastanesi inşaat çalışmaları Afşin'in yeni yerleşim alanında başlandı.</p>

<p><img alt="" src="https://marasozgurhabercom.teimg.com/marasozgurhaber-com/uploads/2024/01/m-29.jpg" style="width: 800px; height: 416px;" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tarım ve Orman Bakanımız Sayın Vahit Kirişci, Ak Parti MKYK Üyemiz, 64 Hükümet Kültür ve Turizm Bakanımız Mahir Ünal, Kahramanmaraş Milletvekillerimiz; Ömer Oruç Bilal Debgici, Mevlüt Kurt, Tuba Köksal, Mehmet Şahin, Kahramanmaraş Önceki Dönem Milletvekilimiz Sayınn İlker Çitil, AK Parti İl Başkanımız Fırat Görgel, Ak Parti İlçe Başkanımız Burhan Karabulut ve Hastanemizin şehrimize kazandırılmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyor, şükranlarımı sunuyorum...” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasozgurhaber.com/afsin-yeni-hastanesine-kavusuyor</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jan 2024 18:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasozgurhabercom.teimg.com/crop/1280x720/marasozgurhaber-com/uploads/2024/01/fatih-mehmet-guven-1.jpg" type="image/jpeg" length="87735"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkoğlu’nun Yeni Acil Durum Hastanesi Hızla Yükseliyor]]></title>
      <link>https://www.marasozgurhaber.com/turkoglunun-yeni-acil-durum-hastanesi-hizla-yukseliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasozgurhaber.com/turkoglunun-yeni-acil-durum-hastanesi-hizla-yukseliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Başkan Hayrettin Güngör, “İnşa edilen yeni hastane ve sağlık kompleksleriyle şehrimize 2 binin üzerinde yatak ilavesi olacak” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yeni Kahramanmaraş’ın imarı ve inşası noktasında kalıcı konuttan iş yerlerine, altyapıdan ulaşıma, sosyal tesisten yeşil alanlara, üstyapıdan eğitime tüm alanlarda çalışmalar hummalı bir şekilde devam ederken şehrin sağlık altyapısını güçlendirmek için de yatırımlar sürüyor. Sağlık Bakanlığı tarafından hayata geçirilen yeni hastane ve sağlık kompleksleriyle şehrin yatak kapasitesine 2 binin üzerinde ilave yapılarak Kahramanmaraş’ın sağlık altyapısında önemli ilerleme kat edilmesi hedefleniyor. Bu kapsamda Türkoğlu’nda hayata geçirilen acil durum hastanesinin de inşası hızla sürüyor. 33 dönüm alan üzerine kurulan ve çelik yapı formunda yatay mimariye uygun olarak inşa edilen hastanede, yol ve temel kazı çalışmaları tamamlanırken yapının birinci katının çelik montajı devam ediyor. 120 yatak kapasiteli, 20 poliklinik, 4 tam donanımlı ameliyathane ve 20 yoğun bakım yatak kapasitesine sahip Türkoğlu Acil Durum Hastanesi’nin kısa süre içerisinde tamamlanmasıyla hizmete alınması hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" src="https://marasozgurhabercom.teimg.com/marasozgurhaber-com/uploads/2024/01/1-78.jpg" style="width: 800px; height: 442px;" /></p>

<p><strong>2 Binin Üzerinde İlave Yatak</strong></p>

<p>Kahramanmaraş’ın sağlık altyapısının güçlendirilmesi noktasında yatırımların hızla devam ettiğini vurgulayan Büyükşehir Belediye Başkanı Hayrettin Güngör, “6 Şubat’ta meydana gelen depremlerde sağlık tesislerimiz de ciddi hasar aldı. Şehrimizin sağlık altyapısının güçlendirilmesi noktasında Sağlık Bakanlığımız öncülüğünde hızlı bir şekilde aksiyon aldık. Şehir merkezimize ve ilçelerimize yeni hastaneler ve sağlık kompleksleri inşa ediliyor. Bunlardan bir tanesi de Türkoğlu Acil Durum Hastanesi. Ağır çelik konstrüksiyon tekniğiyle yapılan hastanemizin inşası hızla sürüyor. İnşallah kısa sürede tamamlanarak hemşehrilerimize hizmet vermeye başlayacak. İnşa edilen yeni hastane ve sağlık kompleksleriyle şehrimize 2 binin üzerinde yatak ilavesi olacak” cümlelerini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasozgurhaber.com/turkoglunun-yeni-acil-durum-hastanesi-hizla-yukseliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jan 2024 12:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasozgurhabercom.teimg.com/crop/1280x720/marasozgurhaber-com/uploads/2024/01/m-28.jpg" type="image/jpeg" length="41222"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[KSÜ’de Organ Nakillerine Yenisi Eklendi]]></title>
      <link>https://www.marasozgurhaber.com/ksude-organ-nakillerine-yenisi-eklendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasozgurhaber.com/ksude-organ-nakillerine-yenisi-eklendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi (KSÜ) Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesinde kadavradan böbrek nakli başarılı bir şekilde gerçekleştiriliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Son geçirmiş olduğu kaza sonucu 10 yıldır diyaliz hastası olan ve böbrek nakli bekleyen hastaya Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesinde kadavradan böbrek nakli gerçekleştirildi.</p>

<p>KSÜ Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi&nbsp;Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü Genel Cerrahi Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Sezgin Topuz, uygulanmakta olan kadavradan böbrek nakline ilişkin önemli bilgiler verdi.</p>

<p>Topuz yaptığı açıklamada “Böbrek yetmezliğinin en iyi tedavi yöntemi böbrek naklidir. Geçtiğimiz hafta gayet başarılı bir operasyon yaptık. Hastamız şuan çok iyi durumda. Gelecek hafta taburcu etmeyi planlıyoruz. 6 Şubat’ta yaşadığımız büyük depremlerin ardından Kahramanmaraş’ta organ nakline başarılı bir şekilde devam ediyoruz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ülkemizde özellikle kadavradan yapılan organ nakillerinin sayısı Avrupa ülkelerine kıyasla daha düşük oranlara sahip. Özellikle depremden sonra bu oranda ciddi miktarda düşüş oldu. Organ bağışı bekleyen binlerce insanımız var. Haftada 3 defa diyalize girmek zorunda kalan böbrek hastaları bir umutla böbrek nakli bekliyor. Organ bağışının daha da yaygınlaştırılması için eğitici ve bilgilendirici faaliyetlerin yapılması da ayrıca önem arz ediyor. Kişiler resmi kurumlar aracılığıyla beyin ölümü durumunda organlarını bağışlayabilirler. Beyin ölümü gerçekleşen hastaların birinci derece yakınları da onay vererek organ nakli bekleyen hastalara umut olmalı. Onların yaşam kalitelerinin artmasına destek vermeli.” ifadelerine yer verdi.</p>

<p>KSÜ Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesinde kadavradan böbrek nakli olan Güldane Saz, duygularını şöyle ifade etti. “38 yaşındayım 10 yıldır diyaliz hastasıyım. Başarılı bir ameliyat geçirdim. Kendimi çok sağlıklı hissediyorum. Uzun bir süre hastanede yattığım zorlu süreçlerden geçtim. Her gün bir umutla nakil bekliyordum. Hayalim gerçek oldu. Tüm organ bağışı bekleyen hastaların nakil olarak bu mutluluğu yaşamalarını istiyorum. Organ bağışında bulunarak bizlere bu sevinci yaşatanlara ve organ naklimi gerçekleştiren doktorlara çok teşekkür ederim.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasozgurhaber.com/ksude-organ-nakillerine-yenisi-eklendi</guid>
      <pubDate>Mon, 18 Dec 2023 12:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasozgurhabercom.teimg.com/crop/1280x720/marasozgurhaber-com/uploads/2023/12/ksu.jpg" type="image/jpeg" length="25865"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
