<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Özgür Haber | Kahramanmaraş'ın Özgür Haber Sitesi</title>
    <link>https://www.marasozgurhaber.com</link>
    <description>Kahramanmaraş ve bölgesinin en güncel haberlerine özgür haber farkıyla ulaşın</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.marasozgurhaber.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 02 Aug 2026 17:36:45 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.marasozgurhaber.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Danıştay'dan TTB'nin Başvurusunda Kısmi Durdurma!]]></title>
      <link>https://www.marasozgurhaber.com/danistaydan-ttbnin-basvurusunda-kismi-durdurma</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasozgurhaber.com/danistaydan-ttbnin-basvurusunda-kismi-durdurma" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Tabipleri Birliği'nin (TTB), Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik'in bazı hükümlerinin iptali istemiyle açtığı davada Danıştay 10. Dairesi, yürütmenin durdurulması talebini kısmen kabul etti. Kararda, tıp merkezlerine getirilen 3 bin metrekare şartı ile bazı düzenlemeler hukuka aykırı bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk Tabipleri Birliği (TTB), 19 Nisan 2025 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik hakkında açtığı davada önemli bir yargı kararı alındığını duyurdu.</p>

<p>TTB'nin açıklamasına göre Danıştay 10. Dairesi, 4 Mayıs 2026 tarihli kararında yürütmenin durdurulması talebini kısmen kabul etti. Mahkeme, tıp merkezlerine getirilen en az 3 bin metrekare kapalı alana sahip olma zorunluluğunun hukuka aykırı olduğuna hükmetti. Kararda, söz konusu şartın hekimlerin serbest çalışma hakkını orantısız biçimde sınırlandırdığı, aynı zamanda hastaların sağlık hizmetlerine erişimini zorlaştırdığı ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Danıştay, hekimlere getirilen sözleşme zorunluluğuna ilişkin düzenlemenin de planlama ve gerekçelendirme eksikliği nedeniyle hukuka uygun olmadığına karar verdi. Mahkeme, idarenin takdir yetkisinin kamu yararı, sağlık hizmetinin gerekleri ve hukukun genel ilkeleri doğrultusunda kullanılmadığını değerlendirdi.</p>

<p>Kararda ayrıca, bir hekimin hastasına başka bir tıp merkezinde işlem yapabilmesi için öngörülen özel izin şartının, prosedürün belirsiz olması nedeniyle yürütmesi durduruldu. Kota sınırlamasından muafiyet sağlayan geçici madde ile yönetmeliğe eklenen prensipler listesindeki bazı düzenlemelerin de hukuka aykırı olduğu belirtildi. Mahkeme, söz konusu ilkelerin soyut, muğlak ve keyfi uygulamalara yol açabilecek nitelikte olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Öte yandan Danıştay 10. Dairesi, yönetmelikte iptali istenen diğer maddeler yönünden yürütmenin durdurulması talebini reddetti. TTB Hukuk Bürosu ise ret kararına karşı Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na itiraz başvurusunda bulunacağını açıkladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasozgurhaber.com/danistaydan-ttbnin-basvurusunda-kismi-durdurma</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 01:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasozgurhabercom.teimg.com/crop/1280x720/marasozgurhaber-com/uploads/2026/07/danistaydan-ttbnin-basvurusunda-kismi-durdurma.webp" type="image/jpeg" length="79584"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gerçek Sipariş Yok, Dopamin Var! Güney Kore'deki Trend Psikologların Gündeminde]]></title>
      <link>https://www.marasozgurhaber.com/gercek-siparis-yok-dopamin-var-guney-koredeki-trend-psikologlarin-gundeminde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasozgurhaber.com/gercek-siparis-yok-dopamin-var-guney-koredeki-trend-psikologlarin-gundeminde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Güney Kore'de yaygınlaşan 'dopamin siteleri' ya da 'do-farming' platformları, kullanıcılarına ürün almadan alışveriş deneyimi yaşatıyor. Uzmanlara göre bu uygulamalar, beynin ödül beklentisi mekanizmasını harekete geçirirken bazı durumlarda davranışsal destek aracı olarak değerlendirilebilir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dijital dünyada ortaya çıkan yeni bir davranış biçimi, psikoloji alanının da dikkatini çekti. Güney Kore'de giderek yaygınlaşan 'dopamin siteleri' veya yerel adıyla do-farming platformları, kullanıcılarına gerçek bir alışveriş yapmadan sipariş verme deneyimi sunuyor. Bu platformlarda kullanıcılar sanal alışveriş sepeti oluşturabiliyor, sipariş onayı verebiliyor, kurye hareketlerini takip edebiliyor ve teslimat bildirimi alabiliyor. Ancak süreç sonunda herhangi bir ürün teslim edilmiyor.</p>

<p>İlk bakışta sıra dışı görünen bu uygulamalar, uzmanlara göre teknolojik bir yenilikten çok, insan beyninin ödül ve beklenti sistemini kullanan bir deneyim olarak değerlendiriliyor.</p>

<p><strong>'ASIL TETİKLENEN DUYGU HAZ DEĞİL, BEKLENTİ'</strong></p>

<p>Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Klinik Psikoloğu Mader Bengisu Bilgen, bu platformların beynin ödül beklentisi mekanizmasına dayandığını belirterek, 'Asıl tetiklenen duygu haz değil, beklentidir. Beyin çoğu zaman ödülü elde ettiği anda değil, ona yaklaşırken daha yoğun bir dopamin yanıtı oluşturur' değerlendirmesinde bulundu. Dopaminin toplumda yaygın şekilde 'mutluluk hormonu' olarak bilindiğini ancak bilimsel olarak daha çok beklenti, motivasyon ve ödül süreçlerinde rol oynadığını ifade eden Bilgen, sanal alışveriş deneyimlerinde de benzer bir mekanizmanın çalıştığını söyledi. Bilgen, kullanıcıların sanal sepet doldurma, siparişi onaylama ve teslimat sürecini takip etme aşamalarında beynin ödül sisteminin aktive olabildiğini belirterek, ürün fiziksel olarak ulaşmasa bile ödülün yaklaştığı algısının dopamin salınımını artırabileceğini kaydetti.</p>

<p><img height="1336" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/07/23/genel-4-1784799531-42-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p><strong>ALIŞVERİŞ RİTÜELİ BAZEN ÜRÜNDEN DAHA ETKİLİ OLABİLİYOR</strong></p>

<p>Alışverişten alınan tatminin yalnızca satın alınan üründen kaynaklanmadığını vurgulayan Bilgen, karar verme, ürün seçme, ödeme ve teslimat beklentisi gibi aşamaların da beynin ödül sistemini harekete geçirebildiğini ifade etti. Bilgen, 'Bazı kullanıcılar için alışveriş ritüelinin kendisi, ürünü teslim almaktan daha güçlü bir psikolojik uyarım oluşturabiliyor.' dedi. Bu tür platformların yalnızca olumsuz yönleriyle değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Bilgen, bazı durumlarda davranışsal terapi açısından destekleyici bir araç olarak ele alınabileceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özellikle dürtüsel alışveriş davranışı veya kontrolsüz yeme eğilimi bulunan kişilerde, gerçek tüketim gerçekleşmeden sürecin deneyimlenmesinin bazı bireylerde rahatlama sağlayabileceğini ifade eden Bilgen, bunu nikotin sakızı veya alkolsüz bira gibi 'zararı azaltmaya yönelik' örneklere benzetti.</p>

<p>Bu yöntemin bazı kişilerde gereksiz harcama, pişmanlık, suçluluk ve ekonomik kaygı gibi sonuçların önüne geçebileceği değerlendiriliyor.</p>

<p><strong>'DAVRANIŞSAL SÖNME ETKİSİ OLUŞABİLİR'</strong></p>

<p>Bilgen, kullanıcıların zaman içinde gerçek ürün gelmese de rahatlama yaşayabildiklerini fark etmelerinin, satın alma dürtüsü ile fiziksel nesne arasındaki bağı zayıflatabileceğini belirtti.</p>

<p>Psikolojide 'davranışsal sönme' olarak tanımlanan bu sürecin, uygun koşullarda bazı bireylerde terapötik fayda sağlayabilecek mekanizmalardan biri olabileceği ifade edildi.</p>

<p>Benzer dijital deneyimlerin sosyal ihtiyaçlarla da ilişkili olabileceğini belirten Bilgen, bazı platformların kullanıcıya sorumluluk gerektirmeyen sanal etkileşimler sunduğunu söyledi.</p>

<p>Bilgen, bu tür deneyimlerin kısa süreli olarak birlikte olma hissi sağlayarak yalnızlık duygusunu hafifletebileceğini ancak bunun gerçek sosyal ilişkilerin yerini tutamayacağını vurguladı.</p>

<p>Uzmanlara göre, beklenti üzerine kurulu dijital deneyimlerin sürekli tekrarlanması bazı riskleri de beraberinde getirebilir. Klinik Psikolog Mader Bengisu Bilgen, gerçek yaşam deneyimlerinden alınan tatminin azalması ve sürekli yeni uyarana ihtiyaç duyulması ihtimaline dikkat çekti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasozgurhaber.com/gercek-siparis-yok-dopamin-var-guney-koredeki-trend-psikologlarin-gundeminde</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 00:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasozgurhabercom.teimg.com/crop/1280x720/marasozgurhaber-com/uploads/2026/07/gercek-siparis-yok-dopamin-var-guney-koredeki-trend-psikologlarin-gundeminde.webp" type="image/jpeg" length="83748"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Abur Cubur Günü'nde Hurma Uyarısı... Doğal Enerji Kaynağı Ama Ölçülü Tüketilmeli!]]></title>
      <link>https://www.marasozgurhaber.com/abur-cubur-gununde-hurma-uyarisi-dogal-enerji-kaynagi-ama-olculu-tuketilmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasozgurhaber.com/abur-cubur-gununde-hurma-uyarisi-dogal-enerji-kaynagi-ama-olculu-tuketilmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[21 Temmuz Abur Cubur Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Muhsin Konuk, son yıllarda tüketicilerin ultra işlenmiş atıştırmalıklar yerine hurmayı tercih etmeye başladığını belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Rektör Danışmanı ve Moleküler Biyoloji ve Genetik (İngilizce) Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muhsin Konuk, 21 Temmuz Abur Cubur Günü dolayısıyla sağlıklı atıştırmalık alternatifleri hakkında değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Tüketicilerin son dönemde ultra işlenmiş ürünler yerine hurma gibi doğal besinlere yöneldiğini belirten Prof. Dr. Konuk, hurmanın lif, vitamin ve mineral açısından zengin, temiz içerikli bir enerji kaynağı olduğunu söyledi. Konuk, 'Hurma; kan şekerini aniden yükseltmeden doğal ve uzun süreli enerji sağlaması, lif açısından zengin olması ve yapay katkı maddeleri içermemesi nedeniyle sağlıklı bir alternatif olarak öne çıkıyor' ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>'HURMA DEĞERLİ BİR BESİN ANCAK MUCİZEVİ BİR GIDA DEĞİL'</strong></p>

<p>Hurmanın son yıllarda 'süper gıda' olarak anıldığını ancak bu kavramın doğru değerlendirilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Konuk, hurmanın yüksek besin değerine rağmen tek başına mucizevi bir çözüm olarak görülmemesi gerektiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="500" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/07/19/1784301299-prof-dr-muhsin-konuk-002-1784459150-989-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p>Hurmanın yüksek diyet lifi sayesinde sindirim sistemini desteklediğini ve uzun süre tokluk hissi sağladığını belirten Konuk, içerdiği potasyum, magnezyum, demir, kalsiyum, fosfor ve çeşitli vitaminlerin de vücut sağlığı açısından önemli katkılar sunduğunu kaydetti.</p>

<p><strong>RAFİNE ŞEKERE ALTERNATİF OLABİLİR</strong></p>

<p>Hurma ve hurma ürünlerinin beyaz şekere alternatif olarak kullanılabileceğini söyleyen Prof. Dr. Konuk, doğal şeker içeriği nedeniyle porsiyon kontrolünün önemine dikkat çekti.</p>

<p>Konuk, yaklaşık üç orta boy hurmanın bir porsiyon olarak değerlendirilebileceğini belirterek, kan şekerindeki ani yükselmeleri önlemek için hurmanın ceviz, badem, süt veya yoğurt gibi protein ve sağlıklı yağ kaynaklarıyla birlikte tüketilmesini önerdi.</p>

<p><strong>SPORCULAR İÇİN DOĞAL ENERJİ DESTEĞİ</strong></p>

<p>Hurmanın spor yapan bireyler için de önemli bir enerji kaynağı olduğunu ifade eden Konuk, içerdiği doğal şeker, potasyum ve magnezyum sayesinde egzersiz öncesi enerji desteği sağlayabileceğini belirtti.</p>

<p>Antrenmandan 30-45 dakika önce tüketilen bir porsiyon hurmanın performansa katkı sağlayabileceğini aktaran Konuk, hurmanın sağlıklı yağ ve protein kaynaklarıyla birlikte tüketildiğinde dengeli bir ara öğüne dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Doğal ve lif bakımından zengin besinlerin ağırlıkta olduğu beslenme modelinin kronik hastalıkların önlenmesine katkı sağlayabileceğini belirten Prof. Dr. Konuk, hurmanın antioksidan içeriğiyle vücudu serbest radikallere karşı korumaya yardımcı olduğunu ifade etti. Konuk, hurmanın bağırsak sağlığını desteklediğini, tokluk hissini artırdığını ve sağlıksız atıştırmalık tüketiminin azalmasına katkı sağlayabileceğini dile getirdi.</p>

<p><strong>GEBELİĞİN SON DÖNEMLERİNDE HURMA TÜKETİMİNE DİKKAT ÇEKTİ</strong></p>

<p>Hurmanın gebeliğin son dönemlerinde de araştırmalara konu olduğunu belirten Prof. Dr. Konuk, bazı bilimsel çalışmaların hurma tüketiminin doğum sürecini destekleyebileceğine işaret ettiğini söyledi. Konuk, gebeliğin son haftalarında hurma tüketiminin rahim ağzının olgunlaşması ve doğum sürecinin desteklenmesi açısından olumlu etkiler gösterebileceğine dair bulgular bulunduğunu aktardı.</p>

<p>Hurmanın kutsal metinlerde de yer aldığına dikkat çeken Konuk, Meryem Suresi'nde Hz. Meryem'e doğum sırasında hurma yemesinin tavsiye edildiğini hatırlattı. Prof. Dr. Muhsin Konuk, sağlıklı beslenmede temel yaklaşımın çeşitlilik ve denge olduğunu vurgulayarak, hurmanın dengeli bir beslenme planı içinde değerli bir doğal besin olarak yer alabileceğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasozgurhaber.com/abur-cubur-gununde-hurma-uyarisi-dogal-enerji-kaynagi-ama-olculu-tuketilmeli</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 16:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasozgurhabercom.teimg.com/crop/1280x720/marasozgurhaber-com/uploads/2026/07/abur-cubur-gununde-hurma-uyarisi-dogal-enerji-kaynagi-ama-olculu-tuketilmeli.webp" type="image/jpeg" length="57960"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Zayıflama İğnelerinin Bilimsel Gerçekleri... Mucize Değil, Ciddi Bir Tıbbi Tedavidir]]></title>
      <link>https://www.marasozgurhaber.com/zayiflama-ignelerinin-bilimsel-gercekleri-mucize-degil-ciddi-bir-tibbi-tedavidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasozgurhaber.com/zayiflama-ignelerinin-bilimsel-gercekleri-mucize-degil-ciddi-bir-tibbi-tedavidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Alpay Medetalibeyoğlu, son dönemde yaygınlaşan zayıflama iğnelerinin yalnızca hekim kontrolünde kullanılması gerektiğini belirterek, 'Komşum kullandı, ben de kullanayım anlayışı ciddi sağlık risklerine yol açabilir.' uyarısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda obezite tedavisinde sıkça kullanılan zayıflama iğneleri, sosyal medyanın da etkisiyle giderek daha fazla ilgi görüyor. Ancak uzmanlar, bu ilaçların bilinçsiz kullanımının ciddi sağlık sorunlarına neden olabileceği konusunda uyarıyor.</p>

<p>İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Alpay Medetalibeyoğlu, zayıflama iğnelerinin obezite tedavisinde önemli bir seçenek olduğunu ancak bir 'mucize çözüm' olarak görülmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Poliklinikte en sık karşılaştığı sorulardan birinin 'Hocam, ben de zayıflama iğnesine başlayabilir miyim?' olduğunu belirten Medetalibeyoğlu, bu tedavinin yalnızca uygun hastalarda, hekim gözetiminde uygulanması gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>'KOZMETİK AMAÇLI KULLANILMAMALI'</strong></p>

<p>Doç. Dr. Medetalibeyoğlu, zayıflama iğnelerinin düğün öncesi birkaç kilo vermek isteyen sağlıklı bireyler için geliştirilmediğini belirterek, bu ilaçların Dünya Sağlık Örgütü'nün kronik hastalık olarak tanımladığı obezitenin tedavisinde kullanıldığını ifade etti.</p>

<p>Uzman isim, ilaçların yalnızca kilo vermeyi sağlamadığını, aynı zamanda kalp-damar hastalıkları, tip 2 diyabet, uyku apnesi, karaciğer yağlanması ve eklem rahatsızlıkları gibi obeziteye bağlı sağlık sorunlarının riskini de önemli ölçüde azaltabildiğini söyledi. İlaçların midenin boşalmasını yavaşlattığını ve beyindeki iştah merkezine tokluk sinyali gönderdiğini belirten Medetalibeyoğlu, bu sayede porsiyon kontrolünün daha kolay sağlandığını ifade etti.</p>

<p><img height="642" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/07/17/1784184329-alpay-medetalibeyo-lu-1784257968-388-x750.jpeg" width="750" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>TEDAVİ KİŞİYE ÖZEL PLANLANIYOR</strong></p>

<p>Obezitenin kronik bir hastalık olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Alpay Medetalibeyoğlu, tedavi süresinin hastanın durumuna göre aylar hatta yıllar sürebileceğini belirterek, dozun düşük seviyeden başlanıp kademeli olarak artırılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>İlaç kullanımı sırasında kalıcı beslenme alışkanlıkları kazanılmadığı takdirde verilen kiloların geri alınma riskinin yüksek olduğunu vurgulayan Medetalibeyoğlu, 'Bu tedavi, yeni bir yaşam tarzı oluşturmanız için fırsat sunuyor.' dedi.</p>

<p>Tedavinin en sık görülen yan etkilerinin bulantı, kusma, ishal, kabızlık ve mide krampları gibi sindirim sistemi şikayetleri olduğunu belirten uzman, bu etkilerin çoğunlukla tedavinin ilk dönemlerinde veya doz artırımı sırasında ortaya çıktığını ve zamanla azaldığını kaydetti.</p>

<p><strong>'KULAKTAN DOLMA BİLGİLERLE KULLANILMAMALI'</strong></p>

<p>Pankreatit öyküsü bulunanlar, safra kesesi taşı olanlar veya ailesinde medüller tiroid kanseri öyküsü bulunan kişilerde bu ilaçların risk oluşturabileceğini belirten Medetalibeyoğlu, sosyal medya ya da çevre tavsiyesiyle tedaviye başlanmaması gerektiğini söyledi. Sağlıklı beslenme ve düzenli egzersizin tedavinin ayrılmaz bir parçası olduğuna dikkat çeken Medetalibeyoğlu, zayıflama iğnelerinin mutlaka uzman hekim kontrolünde, düzenli takiplerle kullanılması gerektiğini vurguladı. 'Başarının anahtarı yalnızca ilaçta değil, hastanın tedaviye uyumunda ve yaşam tarzı değişikliğinde yatıyor.' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasozgurhaber.com/zayiflama-ignelerinin-bilimsel-gercekleri-mucize-degil-ciddi-bir-tibbi-tedavidir</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 01:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasozgurhabercom.teimg.com/crop/1280x720/marasozgurhaber-com/uploads/2026/07/zayiflama-ignelerinin-bilimsel-gercekleri-mucize-degil-ciddi-bir-tibbi-tedavidir.webp" type="image/jpeg" length="85511"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanlardan Hepatit Uyarısı... Sessiz İlerleyebiliyor, Erken Tanı Hayat Kurtarıyor]]></title>
      <link>https://www.marasozgurhaber.com/uzmanlardan-hepatit-uyarisi-sessiz-ilerleyebiliyor-erken-tani-hayat-kurtariyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasozgurhaber.com/uzmanlardan-hepatit-uyarisi-sessiz-ilerleyebiliyor-erken-tani-hayat-kurtariyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[28 Temmuz Dünya Hepatit Günü kapsamında uzmanlar, hepatitin yıllarca belirti vermeden ilerleyebileceğine dikkat çekti. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Özgür Çağraş, özellikle Hepatit B ve C'nin kronikleşme riski taşıdığını belirterek, aşılama, düzenli tarama ve erken tanının önemini vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Karaciğer sağlığını tehdit eden önemli hastalıklardan biri olan hepatit, dünya genelinde milyonlarca kişiyi etkiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>28 Temmuz Dünya Hepatit Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan uzmanlarından İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Özgür Çağraş, hastalığın çoğu zaman belirti vermeden ilerleyebildiğini ve erken tanının ciddi komplikasyonların önlenmesinde büyük önem taşıdığını söyledi. Hepatitin en sık nedeninin virüsler olduğunu belirten Dr. Çağraş, bazı ilaçlar, aşırı alkol tüketimi, toksik maddeler ve otoimmün hastalıkların da karaciğerde iltihaba yol açabileceğini ifade etti. Karaciğerin besinlerin işlenmesi, zararlı maddelerin temizlenmesi, enerji depolanması ve hayati proteinlerin üretimi gibi kritik görevleri bulunduğunu hatırlatan Çağraş, karaciğerde oluşan iltihabın tüm vücudu etkileyebileceğini kaydetti.</p>

<p><strong>HEPATİT B VE C KRONİKLEŞME RİSKİ TAŞIYOR</strong></p>

<p>Hepatit türleri arasındaki farklara dikkat çeken Dr. Çağraş, Hepatit A'nın genellikle kirli su ve gıdalar yoluyla bulaştığını, çoğunlukla tamamen iyileştiğini ve kronikleşmediğini belirtti. Hepatit B'nin kan, cinsel temas ve doğum sırasında anneden bebeğe bulaşabildiğini aktaran Çağraş, bu türün uzun yıllar fark edilmeden ilerleyerek siroz ve karaciğer kanserine neden olabileceğini söyledi. Hepatit C'nin ise çoğunlukla kan yoluyla bulaştığını ve günümüzde geliştirilen tedavilerle büyük oranda tamamen iyileştirilebildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>AŞI VE HİJYEN KORUNMADA BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR</strong></p>

<p>Hepatit A ve Hepatit B'ye karşı aşının en etkili korunma yöntemlerinden biri olduğunu vurgulayan Dr. Çağraş, kişisel hijyen kurallarına dikkat edilmesi, steril olmayan tıbbi ve kozmetik işlemlerden kaçınılması, kişisel eşyaların paylaşılmaması ve güvenilir sağlık kuruluşlarının tercih edilmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Risk grubunda bulunan sağlık çalışanları, diyaliz hastaları ve sık kan ürünü alan kişilerin düzenli takip edilmesinin önemine de dikkat çekildi.</p>

<p>Hepatitin bazen hiçbir belirti göstermeden ilerleyebileceğini söyleyen Dr. Çağraş, halsizlik, iştahsızlık, bulantı, karın sağ üst bölümünde ağrı, ateş, kas ve eklem ağrıları, ciltte ve göz aklarında sararma, koyu renkli idrar ve açık renkli dışkının sık görülen belirtiler arasında yer aldığını belirtti. Uzmanlar, özellikle sarılık, koyu renkli idrar veya uzun süren halsizlik şikâyetleri bulunan kişilerin vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurması gerektiğini ifade ediyor.</p>

<p><strong>DÜNYADA 300 MİLYONDAN FAZLA KİŞİ KRONİK HEPATİTLE YAŞIYOR</strong></p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada yaklaşık 254 milyon kişinin kronik Hepatit B, yaklaşık 50 milyon kişinin ise kronik Hepatit C enfeksiyonuyla yaşadığını belirten Dr. Çağraş, viral hepatitlerin her yıl yaklaşık 1,3 milyon kişinin siroz ve karaciğer kanseri nedeniyle hayatını kaybetmesine neden olduğunu söyledi.</p>

<p>Türkiye'de çocukluk çağı Hepatit B aşılama programları sayesinde hastalık görülme sıklığında önemli azalma sağlandığını belirten Çağraş, erişkinlerde kronik Hepatit B taşıyıcılığının halen önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu ifade etti. Uzmanlar, viral hepatitlerle mücadelede erken tanı, aşılama ve düzenli sağlık kontrollerinin en önemli adımlar olduğunu vurgularken, risk grubundaki kişilerin Hepatit B ve Hepatit C taramalarını yaptırmaları çağrısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasozgurhaber.com/uzmanlardan-hepatit-uyarisi-sessiz-ilerleyebiliyor-erken-tani-hayat-kurtariyor</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 01:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasozgurhabercom.teimg.com/crop/1280x720/marasozgurhaber-com/uploads/2026/07/uzmanlardan-hepatit-uyarisi-sessiz-ilerleyebiliyor-erken-tani-hayat-kurtariyor.webp" type="image/jpeg" length="70135"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aromaterapötik Ürünlere De Ruhsat Ve Eczane Zorunluluğu Getirildi]]></title>
      <link>https://www.marasozgurhaber.com/aromaterapotik-urunlere-de-ruhsat-ve-eczane-zorunlulugu-getirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasozgurhaber.com/aromaterapotik-urunlere-de-ruhsat-ve-eczane-zorunlulugu-getirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye İlaç ve Tıbbî Cihaz Kurumu, uçucu yağlar ve aromaterapi amaçlı ürünleri yeni bir yönetmelikle düzenledi. Ruhsatsız aromaterapötik ürün satışı ve majistral hazırlama yasaklandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İlaç ve Tıbbî Cihaz Kurumu (TİTCK), bugün Resmî Gazete'de yayımlanan 'Aromaterapötik Ürünler Hakkında Yönetmelik' ile aromaterapi alanında önemli bir düzenleme yaptı.Yönetmelik, insan sağlığını koruyucu, tedavi edici veya destekleyici etki gösteren, uçucu yağlar, sabit yağlar ve hidrosoller içeren aromaterapötik ürünlerin kaliteli, etkili ve güvenli şekilde piyasaya sunulmasını hedefliyor.Başlıca hükümler:Ruhsat zorunluluğu: Ruhsat almadan hiçbir aromaterapötik ürün piyasaya sunulamayacak ve eczanelerde majistral olarak hazırlanamayacak.</p>

<p>Ürünler sadece eczanelerde (reçeteli veya reçetesiz) satılabilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Takviye edici gıdalar, kozmetik ürünler, tıbbi cihazlar ve geleneksel bitkisel tıbbi ürünler bu yönetmelik kapsamı dışında kalırken, gerçek kişilerde en az lisans mezuniyeti, şirketlerde ise yetkili kişi bulundurma zorunluluğu getirildi.</p>

<p>Bilimsel isimler (Türkçe-Latince), kantitatif bileşim, uyarılar ('Yutulmamalıdır', 'Göz ve mukozaya temas ettirilmemelidir' vb.), karekod ve elektronik takip sistemi zorunlu tutuldu.</p>

<p>Tıbbi bitki çayları yönetmeliğinin ardından aromaterapötik ürünler için de getirilen bu düzenleme, söz konusu kategorilerin daha kontrollü ve denetimli bir yapıya kavuşmasını sağlıyor.</p>

<p>Söz konusu yönetmeliğin detaylarına ulaşmak için <a href="https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/07/20260702-2.htm" rel="nofollow"><strong>tıklayabilirsiniz</strong></a></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasozgurhaber.com/aromaterapotik-urunlere-de-ruhsat-ve-eczane-zorunlulugu-getirildi</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 12:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasozgurhabercom.teimg.com/crop/1280x720/marasozgurhaber-com/uploads/2026/07/aromaterapotik-urunlere-de-ruhsat-ve-eczane-zorunlulugu-getirildi.webp" type="image/jpeg" length="11966"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tarım İlaçları Parkinson Riskini Artırabilir]]></title>
      <link>https://www.marasozgurhaber.com/tarim-ilaclari-parkinson-riskini-artirabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasozgurhaber.com/tarim-ilaclari-parkinson-riskini-artirabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Sultan Tarlacı, Parkinson hastalığındaki artışın yalnızca yaşlanmayla açıklanamayacağını belirterek, tarım ilaçları, çevresel faktörler ve tekrarlayan kafa travmalarının hastalık riskini artırabileceğine dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nöroloji Uzmanı Sultan Tarlacı, Parkinson hastalığının ortaya çıkışında çevresel etkenlerin rolüne ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Parkinson vakalarındaki artışın yaşlı nüfusun artış hızını aştığını belirten Tarlacı, özellikle tarım ilaçlarının hastalığın gelişiminde etkili olabileceğine yönelik bilimsel bulgular bulunduğunu söyledi.</p>

<p>Parkinson hastalığının genellikle 50-55 yaşlarında ortaya çıktığını ifade eden Tarlacı, uzun yıllardır köylerde yaşayanlar, tarımla uğraşanlar ve kuyu suyu kullanan kişilerde hastalığın daha sık görüldüğünün bilindiğini kaydetti.</p>

<p><strong>'YAŞLANMA TEK BAŞINA AÇIKLAMIYOR'</strong></p>

<p>Parkinson vakalarındaki artışın yalnızca yaşlanmaya bağlanamayacağını vurgulayan Tarlacı, özellikle tarım ilaçlarıyla ilgili araştırmaların dikkat çekici sonuçlar ortaya koyduğunu belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>California'da yürütülen çalışmalarda yaklaşık 21 farklı pestisitin, beyinde dopamin üreten hücrelere zarar verdiğinin gösterildiğini aktaran Tarlacı, bu hücrelerin söz konusu kimyasallara karşı oldukça hassas olduğunu ifade etti.</p>

<p>Bazı tarım ilaçlarının Parkinson hastalığında rol oynayan beyin bölgeleri üzerinde seçici ve toksik etkiler oluşturduğuna dikkat çeken Tarlacı, bu nedenle konunun bireysel değil toplumsal bir sağlık sorunu olarak ele alınması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img height="422" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/05/31/1779456281-sultan-tarlac-1780233200-636-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p>Bazı uzmanların yaşanan artışı 'Parkinson epidemisi' olarak nitelendirdiğini belirten Tarlacı, tarım ilaçlarının bilinçli ve kontrollü kullanılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı. Domates başta olmak üzere bazı sebze ve meyvelerin pestisit kalıntılarını bünyelerinde tutabildiğine işaret eden Tarlacı, tarımsal üretimde denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><strong>KUYU SULARI DA RİSK TAŞIYABİLİR</strong></p>

<p>Özellikle 'Paraquat' isimli tarım ilacının toprakta uzun süre kalabildiğini belirten Tarlacı, pestisitlerin yer altı sularına karışmasının da risk oluşturabileceğini söyledi. Geçmişte kuyu suyu kullanan kişilerde Parkinson hastalığının daha sık görülmesinin nedenlerinden birinin bu durum olabileceğini kaydetti.</p>

<p><strong>'BAKLA TEK BAŞINA TEDAVİ DEĞİL'</strong></p>

<p>Toplumda yaygın olarak bilinen 'bakla Parkinson'a iyi gelir' görüşüne de değinen Tarlacı, baklanın içerisinde dopaminle ilişkili bazı maddeler bulunduğunu ancak bunun ilaç tedavisinin yerini tutamayacağını ifade etti. Parkinson tedavisinde kullanılan 125 miligramlık bir L-Dopa kapsülüne eşdeğer etki için yaklaşık 5 kilogram taze bakla tüketilmesi gerektiğini belirten Tarlacı, bu nedenle ilaç tedavisinin çok daha etkili ve uygulanabilir bir yöntem olduğunu söyledi.</p>

<p>Parkinson riskini artıran faktörlerden birinin de tekrarlayan kafa travmaları olduğuna dikkat çeken Tarlacı, özellikle boks gibi spor dallarında alınan darbelerin beyinde zamanla biriken hasarlara yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>Bu tür mikrotravmaların Parkinson hastalığının yanı sıra bazı bunama türlerinin de daha erken ortaya çıkmasına katkıda bulunabileceğini ifade eden Tarlacı, efsanevi boksör Muhammad Ali'nin bu durumun en bilinen örneklerinden biri olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>PARKİNSON TİTREMESİ NASIL AYIRT EDİLİR?</strong></p>

<p>Parkinson hastalığının en belirgin belirtilerinden biri olan titremenin özelliklerine de değinen Tarlacı, Parkinson titremesinin genellikle istirahat hâlinde ortaya çıktığını anlattı. 'Para sayar' tarzında tanımlanan Parkinson titremesinin, kişi hareket etmeye başladığında çoğu zaman azaldığını veya kaybolduğunu belirten Tarlacı, buna karşılık esansiyel tremorun ise özellikle bir nesneye uzanırken veya kullanım sırasında arttığını ifade etti.</p>
<acp-dt></acp-dt></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasozgurhaber.com/tarim-ilaclari-parkinson-riskini-artirabilir</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 18:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasozgurhabercom.teimg.com/crop/1280x720/marasozgurhaber-com/uploads/2026/06/tarim-ilaclari-parkinson-riskini-artirabilir.webp" type="image/jpeg" length="46463"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocukların Geleceği Ekranlarda Bulanıklaşıyor... 2050'de 5 Milyarı Etkilemesi Bekleniyor!]]></title>
      <link>https://www.marasozgurhaber.com/cocuklarin-gelecegi-ekranlarda-bulaniklasiyor-2050de-5-milyari-etkilemesi-bekleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasozgurhaber.com/cocuklarin-gelecegi-ekranlarda-bulaniklasiyor-2050de-5-milyari-etkilemesi-bekleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dijital ekran kullanımının artması ve çocukların açık havada daha az vakit geçirmesi, miyopi vakalarında küresel çapta ciddi artışa yol açıyor. Uzmanlar, erken tanı ve müdahalenin çocukların gelecekteki görme sağlığını korumada kritik öneme sahip olduğunu vurgularken, yeni klinik araştırmalar miyopi kontrolünde umut verici sonuçlar ortaya koydu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong> </strong>Bir dönem yalnızca uzak görme kusuru olarak değerlendirilen miyopi, günümüzde çocukların görme sağlığını tehdit eden en önemli küresel sağlık sorunlarından biri olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, dijitalleşen yaşam tarzı nedeniyle çocukların giderek daha fazla ekran karşısında vakit geçirdiğini ve bunun miyopi vakalarını artırdığını belirtiyor.</p>

<p>Uluslararası araştırmalara göre, 2050 yılına kadar dünya nüfusunun yaklaşık yarısının, yani 5 milyar kişinin miyop olması beklenirken, bunların yaklaşık 1 milyarının yüksek miyopi seviyesine ulaşacağı öngörülüyor. Uzmanlar, çocukluk çağında kontrol altına alınmayan miyopinin ilerleyen yaşlarda retina dekolmanı, glokom, katarakt ve kalıcı görme kaybı gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda uyarıyor.</p>

<p><strong>EKRAN SÜRESİ ARTIYOR, RİSK BÜYÜYOR</strong></p>

<p>Uzmanlara göre son yıllarda çocukların günlük yaşam alışkanlıklarında yaşanan değişim, miyopi artışının başlıca nedenleri arasında yer alıyor. Tablet, akıllı telefon ve bilgisayar kullanımının yaygınlaşmasıyla çocuklar uzun süre yakın mesafeye odaklanırken, açık havada geçirilen sürenin azalması doğal ışığın göz gelişimi üzerindeki koruyucu etkisini sınırlandırıyor.</p>

<p>Bu durumun miyopinin daha erken yaşlarda ortaya çıkmasına ve daha hızlı ilerlemesine neden olduğu belirtiliyor.</p>

<p><strong>BELİRTİLER GÖZDEN KAÇABİLİYOR</strong></p>

<p>Miyopi çoğu zaman belirgin şikâyet oluşturmadan ilerleyebiliyor. Tahtayı net görememe, televizyona veya ekranlara yaklaşma, gözleri kısarak bakma, dikkat dağınıklığı ve okul başarısında düşüş gibi belirtilerin aileler tarafından fark edilmeyebileceğine dikkat çekiliyor.</p>

<p>Uzmanlar, herhangi bir belirti olmasa bile çocukların düzenli göz muayenesinden geçirilmesi gerektiğini vurguluyor. Çünkü miyopinin en hızlı ilerlediği çocukluk döneminde yapılacak erken müdahalelerin, ilerleyen yaşlarda ortaya çıkabilecek ciddi göz hastalıklarının riskini azaltabileceği ifade ediliyor.</p>

<p><img height="613" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/06/14/miyosmart-iq-1781448610-270-x750.jpeg" width="750" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Miyopi kontrolüne yönelik bilimsel çalışmalar da hız kazanmış durumda. HOYA Vision Care ile The Hong Kong Polytechnic University iş birliğinde yürütülen yeni bir klinik araştırmada, D.I.M.S. teknolojisinin geliştirilmiş versiyonunu kullanan MiYOSMART iQ gözlük camlarının çocuklarda miyopi ilerlemesini kontrol altına almada dikkat çekici sonuçlar verdiği açıklandı.</p>

<p>Denver'da düzenlenen ARVO 2026 Annual Meeting'de paylaşılan sonuçlara göre, 7-12 yaş grubundaki çocuklarda 12 aylık kullanım sonunda miyopi kontrol etkinliğinin ortalama yüzde 100'ün üzerinde gerçekleştiği bildirildi. Araştırmada aksiyel uzunluk artışında yüzde 94 oranında azalma gözlemlendi.</p>

<p>4-6 yaş grubundaki çocuklarda ise kırma kusurunda yüzde 65, aksiyel uzunlukta ise yüzde 44 oranında miyopi kontrol başarısı elde edildiği açıklandı.</p>

<p><strong>'ERKEN MÜDAHALE HAYATİ ÖNEME SAHİP'</strong></p>

<p>HOYA Türkiye Genel Müdürü Kader Yıldırım, miyopinin artık yalnızca bireysel değil toplumsal bir sağlık sorunu olarak ele alınması gerektiğini belirterek, 'Miyopi her yıl daha fazla çocuğu etkileyen küresel bir sağlık sorunu haline geliyor. Çocuklarımızın görme sağlığını korumak için bugün atılacak adımlar, gelecekteki yaşam kalitelerini doğrudan etkileyecek. Araştırma sonuçları, miyopi kontrolünde bilimsel olarak desteklenen yeni bir dönemin başladığını gösteriyor' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasozgurhaber.com/cocuklarin-gelecegi-ekranlarda-bulaniklasiyor-2050de-5-milyari-etkilemesi-bekleniyor</guid>
      <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 17:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasozgurhabercom.teimg.com/crop/1280x720/marasozgurhaber-com/uploads/2026/06/cocuklarin-gelecegi-ekranlarda-bulaniklasiyor-2050de-5-milyari-etkilemesi-bekleniyor.webp" type="image/jpeg" length="83418"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kanser Hastalarına Yaz Uyarısı: Sıvı Tüketimi ve Beslenme Önemli]]></title>
      <link>https://www.marasozgurhaber.com/kanser-hastalarina-yaz-uyarisi-sivi-tuketimi-ve-beslenme-onemli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasozgurhaber.com/kanser-hastalarina-yaz-uyarisi-sivi-tuketimi-ve-beslenme-onemli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Kanser Derneği Gönüllü Diyetisyeni ve Uzman Şef Yasemin Güzel, yaz aylarında artan sıcaklıkların kanser tedavisi gören hastalar için ek riskler oluşturduğunu belirterek yeterli sıvı tüketimi, dengeli beslenme ve gıda güvenliğine dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk Kanser Derneği Gönüllü Diyetisyeni ve Uzman Şef Yasemin Güzel, yaz aylarında artan sıcaklıkların kanser tedavisi gören bireylerin sağlık durumunu olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulundu.</p>

<p>Kanser tedavisi sürecinde iştahsızlık, mide bulantısı, halsizlik ve sıvı kaybı gibi sorunların sık görüldüğünü belirten Güzel, sıcak havalarda bu belirtilerin daha da belirginleşebildiğini ifade etti. Bu nedenle gün boyunca düzenli su tüketiminin önemine dikkat çeken Güzel, ayran, kefir, çorba ve su oranı yüksek meyvelerin de sıvı ihtiyacının karşılanmasına katkı sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Karpuz, kavun, çilek, şeftali ve kayısı gibi yaz meyvelerinin hem ferahlatıcı hem de sıvı desteği sağlayan besinler olduğunu belirten Güzel, bu ürünlerin yoğurt veya kefir gibi protein kaynaklarıyla birlikte tüketilmesinin daha dengeli bir beslenme sağlayacağını kaydetti.</p>

<p><strong>BESİN GÜVENLİĞİNE DİKKAT ÇEKTİ</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaz aylarında yüksek sıcaklık nedeniyle gıdaların daha hızlı bozulduğunu vurgulayan Güzel, özellikle bağışıklık sistemi tedavi nedeniyle zayıflayan hastaların besin güvenliğine daha fazla özen göstermesi gerektiğini belirtti. Açıkta satılan yiyecekler, uzun süre güneşte bekleyen ürünler ve hijyen koşullarından emin olunmayan gıdalardan uzak durulmasını öneren Güzel, meyve ve sebzelerin tüketilmeden önce mutlaka iyice yıkanması gerektiğini ifade etti.</p>

<p><strong>HAFİF VE SAĞLIKLI TATLILAR ÖNERİLDİ</strong></p>

<p>Yaz aylarında tatlı tüketmek isteyen hastalara da tavsiyelerde bulunan Güzel, ağır ve şerbetli tatlılar yerine ev yapımı meyveli yoğurtlar, kefirli karışımlar ve sütlü tatlıların daha sağlıklı alternatifler sunduğunu söyledi.</p>

<p>Her hastanın ihtiyaçlarının farklı olduğuna dikkat çeken Güzel, 'Beslenme planları mutlaka kişiye özel hazırlanmalıdır. Yaz aylarında alınacak basit ancak doğru önlemler, tedavi sürecinin daha konforlu geçmesine ve yaşam kalitesinin korunmasına katkı sağlayabilir.' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasozgurhaber.com/kanser-hastalarina-yaz-uyarisi-sivi-tuketimi-ve-beslenme-onemli</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasozgurhabercom.teimg.com/crop/1280x720/marasozgurhaber-com/uploads/2026/06/kanser-hastalarina-yaz-uyarisi-sivi-tuketimi-ve-beslenme-onemli.webp" type="image/jpeg" length="90926"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlıkta Koruyucu Model Güçleniyor... Türkiye'de 8.350 ASM ile Hizmet Ağı]]></title>
      <link>https://www.marasozgurhaber.com/saglikta-koruyucu-model-gucleniyor-turkiyede-8350-asm-ile-hizmet-agi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasozgurhaber.com/saglikta-koruyucu-model-gucleniyor-turkiyede-8350-asm-ile-hizmet-agi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, birinci basamak sağlık hizmetlerinde 'hastalanmadan sağlığı koruma' vizyonuyla yürütülen çalışmalar kapsamında Türkiye genelinde güçlü bir sağlık ağı kurulduğunu açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, birinci basamak sağlık hizmetlerinde koruyucu sağlık yaklaşımının güçlendirildiğini belirterek yürütülen çalışmalara ilişkin açıklamalarda bulundu.</p>

<p>'Koruyan sağlık' vizyonu çerçevesinde Türkiye genelinde 8 bin 350 Aile Sağlığı Merkezi (ASM), 973 Toplum Sağlığı Merkezi ve 348 Sağlıklı Hayat Merkezi ile geniş bir hizmet ağı oluşturulduğu ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sağlıklı Hayat Merkezlerinde beslenme danışmanlığı, fiziksel aktivite programları, kanser taramaları ve psikososyal destek gibi 17 farklı alanda hizmet verildiği, 2026 yılının ilk 4 ayında bu merkezlere 96 binden fazla başvuru yapıldığını bildiren Bakan Memişoğlu, paylaşımında, ASM'lerde gerçekleştirilen 158 milyondan fazla tarama ile kronik hastalıkların erken tespiti ve yönetimine yönelik proaktif bir süreç yürütüldüğü, 10,6 milyon vatandaşın obezite, diyabet ve hipertansiyon gibi risklerinin erken aşamada belirlendiğini kaydetti.</p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Birinci basamak sağlık hizmetlerimizde, 'hastalanmadan önce sağlığımızı korumak' vizyonuyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz.<br />
<br />
✅ 8.350 Aile Sağlığı Merkezi, 973 Toplum Sağlığı Merkezi ve 348 Sağlıklı Hayat Merkezi ile Türkiye'nin dört bir yanını kapsayan güçlü bir hizmet ağı: <a href="https://t.co/NyXkWD5NXu" rel="nofollow">pic.twitter.com/NyXkWD5NXu</a></p>
— Prof. Dr. Kemal Memişoğlu (@drmemisoglu) <a href="https://x.com/drmemisoglu/status/2064349837890298247?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">June 9, 2026</a></blockquote>
<script async src='https://platform.x.com/widgets.js' charset='utf-8'></script>

<p>Bakan Memişoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde 'Sağlıklı Türkiye Yüzyılı' vizyonu doğrultusunda çalışmaların sürdüğünü ifade ederek, sahada görev yapan 31 bini aşkın aile hekimi başta olmak üzere tüm sağlık çalışanlarına teşekkür etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasozgurhaber.com/saglikta-koruyucu-model-gucleniyor-turkiyede-8350-asm-ile-hizmet-agi</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 13:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasozgurhabercom.teimg.com/crop/1280x720/marasozgurhaber-com/uploads/2026/06/saglikta-koruyucu-model-gucleniyor-turkiyede-8350-asm-ile-hizmet-agi.webp" type="image/jpeg" length="96410"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'de Öz Bakım Bilinci Yetersiz! Eczacılar Güvenin Anahtarı]]></title>
      <link>https://www.marasozgurhaber.com/turkiyede-oz-bakim-bilinci-yetersiz-eczacilar-guvenin-anahtari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasozgurhaber.com/turkiyede-oz-bakim-bilinci-yetersiz-eczacilar-guvenin-anahtari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haleon ve Ipsos Türkiye iş birliğiyle hazırlanan Türkiye Öz Bakım Haritası Araştırması, bireylerin öz bakım farkındalığının sınırlı olduğunu ve acil servislerin 'hızlı çözüm noktası' olarak görülmesinin sağlık sistemine yük getirdiğini ortaya koydu. Araştırma, eczacıların tüketiciler için kritik bir danışmanlık rolü üstlendiğini de gösterdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tüketici sağlığı alanında dünya lideri Haleon, Türkiye Öz Bakım Haritası Araştırması sonuçlarını açıkladı. Araştırma, bireylerin öz bakım farkındalığının sınırlı olduğunu ve çoğunlukla yorgunluk veya rahatsızlık hissettiklerinde küçük tepkisel adımlar attıklarını ortaya koydu.</p>

<p>Öz bakımın en temel eylemleri arasında ağız ve diş bakımı, cilt bakımı ve psikolojik iyi hâli koruma yer alıyor. Son bir ayda en sık yapılan davranış ise günlük su tüketimine dikkat etmek oldu. Bunun yanı sıra dengeli beslenme, yürüyüş ve gıda takviyesi kullanımı öne çıktı. Ortalama uyku süresi 7 saat olarak ölçüldü. Araştırma, toplumun yüzde 50'sinin semptom ne olursa olsun doğrudan acil servise başvurabileceğini ortaya koydu. Bu yaklaşım, sağlık sistemi üzerinde ciddi bir baskı yaratıyor.</p>

<p>Sağlık konularında en çok güvenilen kaynaklar doktorlar (yüzde 84) ve eczacılar (yüzde 79) olurken, sosyal medya ve fenomenler düşük güvenle öne çıkıyor. Tüketicilerin yüzde 57'si internette sağlık bilgisi aradığında eczacısına danışıyor. Eczaneler, yüzde 61 oranıyla danışmanlık kalitesi temel alınarak tercih ediliyor ve reçetesiz ürün seçiminde belirleyici rol oynuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="421" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/06/09/1780999669-haleon-ozbakimharitasi-2-1781011187-595-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p>Son bir yılda en sık görülen rahatsızlıklar soğuk algınlığı, kas/eklem ağrıları ve baş ağrısı/migren olarak belirlendi. Ağrı kesiciler en sık kullanılan ürünler olurken, soğuk algınlığı ilaçları 'kriz' ürünleri olarak öne çıktı.</p>

<p>Takviyeler alanında tüketicilerin yüzde 52'si günlük enerji ve zindeliklerini desteklemek için vitamin ve minerallere başvuruyor. En çok tercih edilen içerikler D vitamini, B12, C vitamini ve magnezyum oldu. Pandemi sonrası dönemde gıda takviyelerine talep yüzde 90 seviyesine ulaştı, temel vitamin ve minerallerin satın alınmasında yüzde 64 artış gözlendi. Geleneksel ev çözümleri de korunma ve filtreleme amacıyla kullanılmaya devam ediyor.</p>

<p>Araştırma, toplumun sağlık farkındalığı ile davranışları arasında ciddi bir uçurum olduğunu ortaya koydu. Örneğin, toplumun yüzde 44'ü yüksek stres seviyesini 'normal' olarak görürken, ruhsal sağlık konusunda profesyonel destek alanlar sadece yüzde 26 oldu. Kilo problemi kadınlar için sosyal bir yargılanma, erkekler için fiziksel işlevsellik meselesi olarak algılanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasozgurhaber.com/turkiyede-oz-bakim-bilinci-yetersiz-eczacilar-guvenin-anahtari</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 16:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasozgurhabercom.teimg.com/crop/1280x720/marasozgurhaber-com/uploads/2026/06/turkiyede-oz-bakim-bilinci-yetersiz-eczacilar-guvenin-anahtari.webp" type="image/jpeg" length="58759"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Obeziteye Karşı 3 Temel Kural: Beslenme, Hareket ve Uyku]]></title>
      <link>https://www.marasozgurhaber.com/obeziteye-karsi-3-temel-kural-beslenme-hareket-ve-uyku</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasozgurhaber.com/obeziteye-karsi-3-temel-kural-beslenme-hareket-ve-uyku" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sakarya Büyükşehir Belediyesi Tıp Merkezi Uzman Diyetisyeni Betül Çiftçi, son yıllarda artış gösteren obezite oranlarına dikkat çekerek fazla kilonun birçok kronik hastalığın temel risk faktörlerinden biri olduğunu vurguladı. Çiftçi, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemine işaret etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sakarya Büyükşehir Belediyesi Tıp Merkezi Uzman Diyetisyeni Betül Çiftçi, son yıllarda artış gösteren obezite vakaları ve sağlıklı kilo verme yöntemleri hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Kadınlarda obezite oranlarının erkeklere göre daha yüksek olduğuna dikkat çeken Çiftçi, 'Bunun temelinde fizyolojik ve biyolojik nedenler bulunuyor. Erkeklerde kas kütlesinin daha fazla olması metabolizma hızını artırırken, kadınlarda yağ oranının daha yüksek olması kilo almaya yatkınlığı artırabiliyor. Gebelik, emzirme dönemi ve hormonal bozukluklar da kilo artışına neden olabiliyor. Bunun yanında hareketsiz yaşam ve yanlış beslenme alışkanlıkları da önemli risk faktörleri arasında yer alıyor' ifadelerini kullandı.</p>

<p><img height="499" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/06/09/uzman-diyetisyen-betul-ciftci-1781007541-905-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p>Fiziksel aktivite eksikliğinin obeziteyi tetikleyen en önemli nedenlerden biri olduğunu belirten Çiftçi, 'Günümüzde fiziksel aktivite yapmayanların oranı oldukça yüksek. Hareketsiz yaşam bazal metabolizma hızını yavaşlatıyor, kas kayıplarına neden oluyor ve alınan-harcanan enerji dengesini bozarak kilo artışını kolaylaştırıyor' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>ŞOK DİYETLER YERİNE SÜRDÜRÜLEBİLİR BESLENME</strong></p>

<p>Kilo verme sürecinde yapılan hatalara da değinen Çiftçi, 'Şok diyetler, tek tip beslenme programları ve öğün atlamak en sık karşılaştığımız yanlışlar arasında yer alıyor. Şok diyetlerde ise verilen kilonun önemli bir kısmı yağ değil, su ve kas kaybı olabiliyor. Bu nedenle kişinin yaşam tarzına uygun, sürdürülebilir ve dengeli bir beslenme programı uygulanması gerekiyor' dedi. Obeziteyle mücadelede kısa süreli çözümler yerine kalıcı yaşam alışkanlıklarının hedeflenmesi gerektiğini belirten Çiftçi, 'Amaç sadece kilo vermek değil, sağlıklı yaşam alışkanlıklarını hayatın bir parçası haline getirmektir. Kalıcı başarı ancak sürdürülebilir beslenme ve aktif yaşamla mümkündür' diyerek vatandaşlara sağlıklı yaşam çağrısında bulundu.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasozgurhaber.com/obeziteye-karsi-3-temel-kural-beslenme-hareket-ve-uyku</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasozgurhabercom.teimg.com/crop/1280x720/marasozgurhaber-com/uploads/2026/06/obeziteye-karsi-3-temel-kural-beslenme-hareket-ve-uyku.webp" type="image/jpeg" length="18610"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Süt, Sağlıklı Büyümenin En Doğal Destekçisi]]></title>
      <link>https://www.marasozgurhaber.com/sut-saglikli-buyumenin-en-dogal-destekcisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasozgurhaber.com/sut-saglikli-buyumenin-en-dogal-destekcisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süt, besleyici içeriği ve sağlığa katkısıyla doğumdan itibaren her yaşta tüketilmesi gereken temel gıdalar arasında yer alıyor. Türkiye'nin köklü süt ve süt ürünleri markalarından Teksüt, 1 Haziran Dünya Süt Günü dolayısıyla sütün sağlıklı yaşam açısından önemine dikkat çekti. 70 yıldır güvenle sofralara ulaştırdığı ürünlerle nesillerin gelişimine eşlik ettiğini vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Teksüt Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Arda Aksaray, sütün yaşamın her döneminde düzenli olarak tüketilmesi gereken en değerli besin kaynaklarından biri olduğunu belirterek 1 Haziran Dünya Süt Günü'nü kutladı. Sağlıklı bir toplumun temelinde dengeli ve yeterli beslenmenin yer aldığını ifade eden Aksaray, 'Süt; protein, kalsiyum, vitamin ve mineraller açısından çok zengin bir besin kaynağı. Çocukların büyüme ve gelişiminden yetişkinlerin sağlıklı yaşamına kadar her yaşta önemli bir role sahip. Fiziksel ve zihinsel gelişimin desteklenmesi için düzenli süt tüketimi büyük önem taşıyor' dedi.</p>

<p>Bu yıl 70'inci kuruluş yılını kutlayan Teksüt'ün, nesillerdir sofralarda yer aldığını vurgulayan Aksaray, '70 yıldır süt ve süt ürünleri alanındaki deneyimimizle tüketicilerimize güvenilir ve kaliteli ürünler sunuyoruz. Sütün bereketini ve doğallığını sofralara taşırken, sağlıklı nesillerin yetişmesine katkı sağlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz' diye konuştu.</p>

<p><strong>Süt kültürü nesilden nesile aktarılıyor</strong></p>

<p>Sütün yoğurt, ayran, peynir, kaymak ve tereyağı gibi birçok ürüne dönüşen büyük bir yolculuğa sahip olduğunu belirten Aksaray, 'Anadolu mutfağında süt ve süt ürünleri çok önemli bir yere sahip. Kahvaltıdan ana öğünlere, tatlılardan geleneksel lezzetlere kadar hayatımızın her alanında süt ürünlerini görüyoruz. Bu güçlü kültür, yüzyıllardır nesilden nesile aktarılıyor' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Günde 2 bardak süt öneriliyor</strong></p>

<p>Karbonhidrat, protein ve yağ içeriğiyle enerji sağlayan süt, özellikle içerdiği kalsiyum sayesinde kemik sağlığının korunmasına katkı sağlıyor. Çocukların fiziksel ve zihinsel gelişimi için gerekli olan protein, kalsiyum, fosfor ile B2, B6, B1 ve A vitaminleri de süt aracılığıyla alınabiliyor. Uzmanlar, çocukluk döneminden itibaren düzenli süt tüketiminin sağlıklı yaşamın temel taşlarından biri olduğuna dikkat çekerken, Sağlık Bakanlığı'nın Türkiye Beslenme Rehberi'nde, çocukların ve gençlerin her gün düzenli olarak 2 ila 4 porsiyon süt ve süt ürünü tüketmesinin sağlıklı büyüme ve gelişim açısından önemli olduğu vurgulanıyor.</p>

<p>Teksüt'ün sade ve meyve aromalı süt çeşitleri ise çocukların süt tüketimini desteklerken, içerdiği yüksek protein ve kalsiyum oranlarıyla öne çıkıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasozgurhaber.com/sut-saglikli-buyumenin-en-dogal-destekcisi</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 09:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasozgurhabercom.teimg.com/crop/1280x720/marasozgurhaber-com/uploads/2026/05/sut-saglikli-buyumenin-en-dogal-destekcisi.webp" type="image/jpeg" length="93078"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tansiyonu Artıran 14 Şaşırtıcı Etken Açıklandı!]]></title>
      <link>https://www.marasozgurhaber.com/tansiyonu-artiran-14-sasirtici-etken-aciklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasozgurhaber.com/tansiyonu-artiran-14-sasirtici-etken-aciklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Modern yaşamın yoğun temposu, stres ve kötü beslenme hipertansiyonu tetikleyen başlıca nedenler arasında yer alıyor. Uzmanlar, bu nedenlerin hiçbiri yoksa ve tansiyon yine de yükseliyorsa altında daha alışılmadık nedenler olabileceğine dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, hipertansiyonun yalnızca tuz tüketimiyle ilişkilendirilmemesi gerektiğini belirterek, günlük yaşamda fark edilmeyen birçok etkenin tansiyonu yükseltebileceğini söyledi.</p>

<p>Nevrez Koylan, özellikle tansiyon hastalarına ilk önerilen adımlardan birinin tuz tüketiminin azaltılması olduğunu ancak hipertansiyonun çok daha geniş bir nedenler yelpazesine sahip bulunduğunu ifade etti. Prof. Dr. Koylan, stres, kaygı ve öfke gibi duygusal durumların yanı sıra günlük yaşam alışkanlıklarının da tansiyon üzerinde doğrudan etkili olabileceğini belirtti.</p>

<p>Uzman isim, uzun süre yüksek seyreden tansiyon değerlerinin mutlaka hekim kontrolünde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p><img height="767" src="https://www.igfhaber.com/static/2024/07/24/1721806800-asm-nevrezkoylan-gorseli-1721828860-378-x750.jpeg" width="750" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>TANSİYONU YÜKSELTEN 14 BEKLENMEDİK FAKTÖR</strong></p>

<p>Prof. Dr. Koylan, hipertansiyon üzerinde etkili olabilecek bazı alışılmadık faktörleri şöyle sıraladı:</p>

<ul>
 <li>Yalnızlık hissi</li>
 <li>'Beyaz önlük sendromu' (doktor ortamında tansiyon yükselmesi)</li>
 <li>Tuvalet ihtiyacını uzun süre ertelemek</li>
 <li>Duygusal ve stresli konuşmalar</li>
 <li>Susuzluk</li>
 <li>Aşırı şeker tüketimi</li>
 <li>Bitkisel takviyeler (ginkgo, ginseng, guarana vb.)</li>
 <li>Uyku apnesi</li>
 <li>Tiroid hastalıkları</li>
 <li>Doğum kontrol ilaçları</li>
 <li>Antidepresan kullanımı</li>
 <li>Ağrı kesici ilaçlar</li>
 <li>Potasyum eksikliği</li>
 <li>Ağrı ve ani fiziksel rahatsızlıklar</li>
 <li>'Sadece tuz değil, bütün yaşam tarzı önemli'</li>
</ul>

<p>Koylan, özellikle işlenmiş şekerlerin, bazı ilaçların ve uyku bozukluklarının da tansiyon üzerinde ciddi etkiler oluşturabileceğini belirterek, 'Tansiyon yalnızca tuzla açıklanamaz. Yaşam tarzı, stres yönetimi ve genel sağlık durumu birlikte değerlendirilmelidir' dedi.</p>
<style id="app_ajhbdcgfhlhhmocddefknjjkejcfpbnj_style" type="text/css">html,
body,
body:not(.web_whatsapp_com) *,
html body:not(.web_whatsapp_com) *,
html body.ds *,
html body:not(.web_whatsapp_com) div *,
html body:not(.web_whatsapp_com) span *,
html body p *,
html body h1 *,
html body h2 *,
html body h3 *,
html body h4 *,
html body h5 *,
html
  body:not(.web_whatsapp_com)
  *:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not(
    [contenteditable="true"]
  ),
html
  body:not(.web_whatsapp_com)
  *[class]:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not(
    [contenteditable="true"]
  ),
html
  body:not(.web_whatsapp_com)
  *[id]:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not(
    [contenteditable="true"]
  ) {
  user-select: text !important;
}

html body *:not(input):not(textarea)::selection,
body *:not(input):not(textarea)::selection,
html body div *:not(input):not(textarea)::selection,
html body span *:not(input):not(textarea)::selection,
html body p *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h1 *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h2 *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h3 *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h4 *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h5 *:not(input):not(textarea)::selection {
  background-color: #3297fd !important;
  color: #ffffff !important;
}

/* linkedin */
/* squize */
.www_linkedin_com
  .sa-assessment-flow__card.sa-assessment-quiz
  .sa-assessment-quiz__scroll-content
  .sa-assessment-quiz__response
  .sa-question-multichoice__item.sa-question-basic-multichoice__item
  .sa-question-multichoice__input.sa-question-basic-multichoice__input.ember-checkbox.ember-view {
  width: 40px;
}
/*linkedin*/

/*instagram*/
/*wall*/
.www_instagram_com ._aagw {
  display: none;
}

/*developer.box.com*/
.bp-doc .pdfViewer .page:not(.bp-is-invisible):before {
}

/*telegram*/
.web_telegram_org .emoji-animation-container {
  display: none;
}
html
  body.web_telegram_org
  .bubbles-group
  > .bubbles-group-avatar-container:not(input):not(textarea):not(
    [contenteditable=""]
  ):not([contenteditable="true"]),
html
  body.web_telegram_org
  .custom-emoji-renderer:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not(
    [contenteditable="true"]
  ) {
  pointer-events: none !important;
}

/*ladno_ru*/
.ladno_ru [style*="position: absolute; left: 0; right: 0; top: 0; bottom: 0;"] {
  display: none !important;
}

/*mycomfyshoes.fr */
.mycomfyshoes_fr #fader.fade-out {
  display: none !important;
}

/*www_mindmeister_com*/
.www_mindmeister_com .kr-view {
  z-index: -1 !important;
}

/*www_newvision_co_ug*/
.www_newvision_co_ug .v-snack:not(.v-snack--absolute) {
  z-index: -1 !important;
}

/*derstarih_com*/
.derstarih_com .bs-sks {
  z-index: -1;
}

html
  body
  .alc_unlock-pseudo-before.alc_unlock-pseudo-before.alc_unlock-pseudo-before::before {
  pointer-events: none !important;
}
html
  body
  .alc_unlock-pseudo-after.alc_unlock-pseudo-after.alc_unlock-pseudo-after::after {
  pointer-events: none !important;
}
</style></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasozgurhaber.com/tansiyonu-artiran-14-sasirtici-etken-aciklandi</guid>
      <pubDate>Wed, 27 May 2026 16:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasozgurhabercom.teimg.com/crop/1280x720/marasozgurhaber-com/uploads/2026/05/tansiyonu-artiran-14-sasirtici-etken-aciklandi.webp" type="image/jpeg" length="60969"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sadece Ne Yediğiniz Değil, Nasıl Tükettiğiniz de Önemli]]></title>
      <link>https://www.marasozgurhaber.com/sadece-ne-yediginiz-degil-nasil-tukettiginiz-de-onemli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasozgurhaber.com/sadece-ne-yediginiz-degil-nasil-tukettiginiz-de-onemli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kurban Bayramı'nda değişen beslenme düzeni ve artan et tüketiminin özellikle kalp, tansiyon ve diyabet hastaları için risk oluşturabileceği uyarısı yapıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Nevrez Koylan, bayram döneminde yalnızca tüketilen gıdaların değil, öğün sıklığı ve yeme düzeninin de sağlık açısından büyük önem taşıdığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. Koylan, ziyaretlerle birlikte gün içine yayılan sık ve yoğun tüketimin sağlıklı bireylerde bile geçici yük oluşturabileceğini belirterek, 'Özellikle kalp-damar hastalığı, hipertansiyon veya diyabeti olan kişilerde bu durum daha ciddi şikâyetlere yol açabilir' dedi.</p>

<p><img height="767" src="https://www.igfhaber.com/static/2024/07/24/1721806800-asm-nevrezkoylan-gorseli-1721828860-378-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p>Artan et tüketimiyle birlikte fazla tuz ve yağ alımının kan basıncı, kan şekeri ve kolesterol seviyelerinde ani dalgalanmalara neden olabileceğine dikkat çeken Koylan, kardiyovasküler hastalıkların dünya genelinde hâlâ en yaygın ölüm nedeni olduğunu ifade etti. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her üç ölümden birinin kalp-damar hastalıklarına bağlı gerçekleştiğini hatırlatan Koylan, Türkiye'de de benzer bir tablonun bulunduğunu söyledi.</p>

<p>Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, Kurban Bayramı'nda kalp sağlığını desteklemeye yardımcı olabilecek 15 maddeyi paylaştı:</p>

<ol>
 <li>Porsiyon kontrolüne dikkat edin, aşırı kalori alımından kaçının.</li>
 <li>Bayramda normal beslenme düzeninizi bozmayın, öğün atlamamaya özen gösterin.</li>
 <li>Sofralarda aşırı çeşit ve ağır yiyeceklerden kaçının, yeni ve yoğun besinleri tadımlık miktarlarda tercih edin.</li>
 <li>Tatlı tüketimini sınırlayın. Şerbetli seçenekler yerine sütlü tatlıları küçük porsiyonlarla tercih edin.</li>
 <li>Kavurma, sakatat ve kırmızı et tüketimini sınırlayın, aşırı tüketimin kolesterolü yükseltebileceğini unutmayın.</li>
 <li>Et yemeklerinde kavurma ve kızartma yerine haşlama, fırın veya ızgara yöntemlerini tercih edin.</li>
 <li>Pilav, makarna ve börek gibi karbonhidratları sınırlı tüketin.</li>
 <li>Kahvaltıda sucuklu yumurta, kızartma, börek ve tatlı gibi ağır seçeneklerden yalnızca birini, küçük porsiyonlarda tüketin.</li>
 <li>Yemeklerde ideal tuz miktarını aşmamaya özen gösterin. Günlük toplam tuz tüketiminin 5 gram yani yaklaşık 1 çay kaşığını geçmemesine dikkat edin. (Tansiyon hastaları için bu miktar daha da azaltılmalı)</li>
 <li>İçecek olarak su veya ev yapımı ayran tercih edin. Şekerli, gazlı ve hazır içeceklerden kaçının.</li>
 <li>Beyaz ekmek yerine tam tahıllı ekmek tercih edin.</li>
 <li>Sofraları sebze, salata ve meyve ile zenginleştirerek denge sağlayın.</li>
 <li>Yemekleri yavaş yiyin, sofrada geçirilen süreyi uzatarak tokluk hissini artırın.</li>
 <li>Gün içinde mümkün olduğunca hareket edin, kısa yürüyüşler kalp sağlığına katkı sağlar.</li>
 <li>Bayram yoğunluğu ve stresi yönetmeye, dinlenmeye zaman ayırmaya özen gösterin.</li>
</ol>
<acp-dt></acp-dt></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasozgurhaber.com/sadece-ne-yediginiz-degil-nasil-tukettiginiz-de-onemli</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 18:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasozgurhabercom.teimg.com/crop/1280x720/marasozgurhaber-com/uploads/2026/05/sadece-ne-yediginiz-degil-nasil-tukettiginiz-de-onemli.webp" type="image/jpeg" length="59103"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Göz Kaşımayı Hafife Almayın!]]></title>
      <link>https://www.marasozgurhaber.com/goz-kasimayi-hafife-almayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasozgurhaber.com/goz-kasimayi-hafife-almayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Oftalmoloji Derneği Kornea ve Oküler Yüzey Birimi Başkanı Prof. Dr. Özlem Evren Kemer, Türkiye'de genç nüfusta her 50 kişiden birinde görülen keratokonus göz hastalığı ile ilgili açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk Oftalmoloji Derneği Kornea ve Oküler Yüzey Birimi Başkanı Prof. Dr. Özlem Evren Kemer, keratokonus hastalığına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Prof. Dr. Kemer, gelişen tanı yöntemleriyle birlikte eskiden nadir kabul edilen keratokonusun aslında daha sık görüldüğünün ortaya çıktığını belirterek, dünya genelinde her 2 bin kişiden birinde görülen hastalığın Türkiye'de genç nüfusta her 100 kişiden 2'sinde tespit edilebildiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hastalığın en önemli ve önlenebilir risk faktörlerinden birinin göz kaşıma alışkanlığı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Kemer, gözlerin sık ve sert şekilde ovuşturulmasının korneanın yapısını zayıflattığını ve hastalığın ilerlemesini hızlandırdığını söyledi.</p>

<p><img height="500" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/05/13/1778650281-prof-dr-ozlem-evren-1778666129-69-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p>Özellikle alerjik bünyeye sahip kişilerde göz kaşıntısının daha sık görüldüğünü belirten Kemer, bu durumun farkında olmadan hastalık riskini artırdığını ve keratokonusun ilerleyişini hızlandırabildiğini kaydederek, risk gruplarına da değindi.</p>

<p>Prof. Dr. Özlem Evren Kemer, gözünü sık kaşıyan çocuklar ve gençler, alerjik göz hastalığı olanlar, sık gözlük numarası değişimi yaşayanlar ve ailesinde keratokonus öyküsü bulunan kişilerin daha dikkatli olması gerektiğini ifade etti. Keratokonusun genellikle ergenlik döneminde başladığını ve erken yaşlarda ilerleme eğilimi gösterdiğini belirten Kemer, hastalığın erken dönemde tespit edilmesi halinde ilerlemenin büyük ölçüde durdurulabildiğini, bu nedenle düzenli göz muayenesinin kritik önem taşıdığını vurguladı. Giderek artan bulanık görme, gözlükle tam düzelmeyen görme, gece görüşünde zorlanma ve ışık saçılması gibi belirtilere dikkat çeken Kemer, bu şikayetlerin görülmesi halinde mutlaka göz doktoruna başvurulması gerektiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasozgurhaber.com/goz-kasimayi-hafife-almayin</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 13:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasozgurhabercom.teimg.com/crop/1280x720/marasozgurhaber-com/uploads/2026/05/goz-kasimayi-hafife-almayin.webp" type="image/jpeg" length="28092"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocuklarda Kalp Hastalığı Yaygınlaşıyor]]></title>
      <link>https://www.marasozgurhaber.com/cocuklarda-kalp-hastaligi-yayginlasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasozgurhaber.com/cocuklarda-kalp-hastaligi-yayginlasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Dr. Murat Şahin, çocuklarda artan kalp hastalıklarına karşı uyarıda bulundu. Hatalı beslenme, hareketsizlik ve obezite gibi risklere dikkat çeken Uzm. Dr. Şahin; nefes darlığı ve çarpıntı gibi belirtilerde vakit kaybetmeden uzmana başvurulması gerektiğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'de son yıllarda çocuklarda kalp hastalıklarının görülme sıklığı hızla artıyor. Geçmişte sadece ileri yaş hastalığı olarak bilinen kalp hastalıkları, artık gençlerde de kapıyı çalıyor hatta çocuk yaşta kalp krizi vakalarıyla da karşılaşılabiliyor.</p>

<p>Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Dr. Murat Şahin genetik etkenlerin yanı sıra günlük yaşamda yapılan bazı hataların da kalbe ciddi zararlar verebildiğini belirterek 'Çocuklarda kalp hastalıkları çoğu zaman sinsi ilerlemektedir. Özellikle çabuk yorulma, nefes darlığı, çarpıntı, göğüs ağrısı, bayılma ve spor yaparken zorlanma gibi kalp hastalığının belirtileri olabilecek şikayetler varsa mutlaka Çocuk Kardiyolojisi uzmanına başvurulmalı, 'büyüme döneminde olur' gibi yanlış bir algıya kapılıp zaman kaybedilmemelidir' dedi.</p>

<p>Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Dr. Murat Şahin, günümüzde çocuk kalbini tehdit eden 9 etkeni, hatalı davranışları ve erken tanı için ailelerin dikkat etmeleri gerekenleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.</p>

<p><img height="945" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/05/11/1778482314-murat-ahin-1778516611-142-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p><strong>HAZIR VE PAKETLİ GIDALARIN AŞIRI TÜKETİMİ</strong></p>

<p>Hazır gıdalar; yüksek tuz, şeker ve trans yağ içerdiklerinden çocukların damar yapısını olumsuz etkiler, zamanla damar sertliğine zemin hazırlayarak kalp hastalıklarının erken yaşta başlamasına neden olabilir. Bu tarz paketli ürünler, aşırı tuz içeriğinden dolayı çocukluk çağında da tansiyon yüksekliğine yol açabilmektedir. Bu nedenle çocuğa ev yapımı, doğal ve dengeli beslenme alışkanlığı kazandırılmalı, paketli ürünler sınırlandırılmalıdır.</p>

<p>Tablet, telefon ve bilgisayar başında uzun süre hareketsizlik kalbin yeterince çalışmamasına, dolaşım sisteminin zayıflamasına yol açar, obezite riskini artırır. Ayrıca hareketsiz yaşam tarzı nedeniyle kardiyovasküler sistem ayarı kendini hep istirahatte gibi algıladığı için, ani hareketlerde baş dönmesi, göz kararması ve bayılma da görülebilmektedir. Çocukların açık havada her gün 60 dakika aktif hareket etmesi ve düzenli spor yapmaları desteklenmelidir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fazla kilo, kalbin üzerine ekstra yük bindirir. Obez çocuklarda yüksek tansiyon, kolesterol ve insülin direnci gibi kalp hastalıklarını tetikleyen riskler daha erken ortaya çıkar.</p>

<p>Çocukların sağlıklı ve dengeli beslenmesi, ekran süresinin azaltılması ve spora yönlendirilmeleriyle kilolarının olması gereken ideal seviyeye ulaşmaları sağlanmalıdır.</p>

<p><strong>AŞIRI TUZ TÜKETİMİ</strong></p>

<p>Yapılan bilimsel çalışmalar; fazla tuz tüketiminin çocuklarda da yüksek tansiyona neden olabileceğini, bu durumun uzun vadede kalp ve damar sağlığını ciddi şekilde tehdit ettiğini gösteriyor. Yemeklere ekstra tuz eklenmemesi, hazır atıştırmalıkların tuz oranına dikkat edilmesi ve başta cips olmak üzere aşırı tuzlu atıştırmalıklardan uzak durulması konusunda bilinçlendirilmeleri çok önemlidir.</p>

<p>Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Dr. Murat Şahin 'Çabuk yorulma, nefes darlığı, çarpıntı, göğüs ağrısı veya bayılma gibi belirtiler çoğu zaman 'büyüme dönemi' denilerek göz ardı edilebiliyor. Oysa bu belirtiler kalp hastalıklarının erken sinyalleri olabileceğinden, bu tür şikayetler mutlaka ciddiye alınmalı ve vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulmalıdır' diyor.</p>

<p>Yeterli ve kaliteli uyku çocukların kalp sağlığı için de kritik öneme sahiptir. Yetersiz uyku; stres hormonlarını artırarak kalp ritmini ve tansiyonu olumsuz etkileyebilir. Ayrıca çok geç uyuma alışkanlığı olan çocuklarda, vücudun biyolojik ritmi bozulabilmektedir. Bu nedenle mutlaka çocuğun yaşına uygun düzenli uyku saatleri oluşturulmalı ve uyku hijyenine dikkat edilmelidir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasozgurhaber.com/cocuklarda-kalp-hastaligi-yayginlasiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 18:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasozgurhabercom.teimg.com/crop/1280x720/marasozgurhaber-com/uploads/2026/05/cocuklarda-kalp-hastaligi-yayginlasiyor.webp" type="image/jpeg" length="15884"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[X Hastalığının Covid-19’dan Daha Ölümcül Olması Bekleniyor]]></title>
      <link>https://www.marasozgurhaber.com/x-hastaliginin-covid-19dan-daha-olumcul-olmasi-bekleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasozgurhaber.com/x-hastaliginin-covid-19dan-daha-olumcul-olmasi-bekleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Enfeksiyon uzmanı Prof. Dr. Esin Davutoğlu Şenol, Covid-19’dan daha ölümcül olması beklenen X hastalığına ilişkin açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya, önümüzdeki 10 yıl içerisinde Covid-19 salgınından 20 kat daha ölümcül olacağı düşünülen ‘X hastalığı’ ile karşı karşıya kalabilir. Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ), henüz kaynağı bilinmeyen potansiyel salgın risklerini temsil eden ciddi bir uluslararası salgın olarak tanımladığı X hastalığı ile ilgili olarak enfeksiyon uzmanı Prof. Dr. Esin Davutoğlu Şenol, “Öyle bir hastalık düşünün ki Covid-19’dan daha ölümcül olabilir” dedi.</p>

<p><b>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Esin Davutoğlu Şenol</b>, tüm dünyanın konuştuğu&nbsp;<a href="https://www.elipshaber.com/dunya-x-hastaligi-riskiyle-karsi-karsiya-covid-19dan-daha-olumcul-olmasi-bekleniyor" rel="nofollow" target="_blank">X hastalığını Elips Haber’den Deniz Dalgıç’a anlattı</a>. Davutoğlu Şenol, “X hastalığı, Covid-19 döneminde yaşadığımız o korkunç kapanmalar ve toplumsal kırılmalar yaşanmasın diye elimizdeki mevcut verilerle gelme olasılığı yüksek bir salgına hazır olma senaryosunun adıdır. Bu kağıt üzerinde bir senaryo” dedi.</p>

<p>X hastalığının Covid-19’dan daha ölümcül olabilecek bir hastalığa en kısa sürede nasıl cevap verilebileceği ile ilgili bir çalışma ve hazırlık süreci olduğunu söyleyen Prof. Dr. Davutoğlu Şenol, “Böylece en ölümcül ve en tehlikeli olana hazır hale gelebilmek amaçlanıyor” dedi. X hastalığının önümüzdeki 10 yıl içinde gelebileceği kuvvetle muhtemel görülen bir hastalık olduğunu belirten Şenol, “Bunun sebepleri zaten çok açık. İklim krizi, artan yoksulluk, sağlık sisteminin çökmesi. X hastalığı, gelebilecek her şeye hazır hale gelmek demek. X hastalığı, ‘Bilinmeyen bir hastalık karşımıza gelebilir. O zaman ne yapalım?’ demek” diye konuştu.</p>

<p>X hastalığı için nasıl bir hazırlık yapılması gerektiğini anlatan Şenol, “Dünya Sağlık Örgütü nasıl bir hazırlık yapılacağına dair çalışmalara davet ediyor. Birinci basamak sağlık sisteminin güçlendirilmesi, iklim krizine hazır olunması, afetlere karşı hazırlıklı olunması, aşı teknolojilerinin ülkelerde hazır bulunması ve ülkeler arası iletişim ağının güçlendirilmesi gerekiyor. Bu hastalığa karşı hazırlıksız olursak Covid-19’dan daha büyük bir yıkım yapar” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><b>Yeniden kapanma olacak mı?</b></p>

<p>Şenol, dünya genelinde yeniden bir kapanma yaşanıp yaşanmayacağına ilişkin şunları söyledi: “X hastalığı çıktığı zaman kapanmanın işe yarayacağı bir durumsa kapanma yaşayacağız. Fakat kapanmanın işe yarayamayacağı bir durum da olabilir. Sinek böcek aracılığıyla bulaşan vektörel bir hastalık da olabilir. Mide bağırsak yoluyla bulaşan bir hastalık da olabilir. Her şey olabilir. Onun için bir şey söyleyemiyoruz.”</p>

<p><b>Kaynak:</b>&nbsp;<a href="https://www.elipshaber.com/dunya-x-hastaligi-riskiyle-karsi-karsiya-covid-19dan-daha-olumcul-olmasi-bekleniyor" rel="nofollow" target="_blank">https://www.elipshaber.com/dunya-x-hastaligi-riskiyle-karsi-karsiya-covid-19dan-daha-olumcul-olmasi-bekleniyor</a></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasozgurhaber.com/x-hastaliginin-covid-19dan-daha-olumcul-olmasi-bekleniyor</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jan 2024 15:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasozgurhabercom.teimg.com/crop/1280x720/marasozgurhaber-com/uploads/2024/01/x-hastaligi.jpg" type="image/jpeg" length="98631"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Afşin Yeni Hastanesine Kavuşuyor]]></title>
      <link>https://www.marasozgurhaber.com/afsin-yeni-hastanesine-kavusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasozgurhaber.com/afsin-yeni-hastanesine-kavusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Afşin Belediye Başkanı  Mehmet Fatih Güven, Afşin yeni Devlet Hastanesi inşaat alanında incelemelerde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Afşin Belediye Başkanı Mehmet Fatih Güven, incelemelerin ardından yaptığı açıklamasında; “Müjdesini geçtiğimiz ay verdiğimiz 150 Yataklı Afşin Devlet Hastanesi inşaat çalışmaları Afşin'in yeni yerleşim alanında başlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" src="https://marasozgurhabercom.teimg.com/marasozgurhaber-com/uploads/2024/01/m-29.jpg" style="width: 800px; height: 416px;" /></p>

<p>Tarım ve Orman Bakanımız Sayın Vahit Kirişci, Ak Parti MKYK Üyemiz, 64 Hükümet Kültür ve Turizm Bakanımız Mahir Ünal, Kahramanmaraş Milletvekillerimiz; Ömer Oruç Bilal Debgici, Mevlüt Kurt, Tuba Köksal, Mehmet Şahin, Kahramanmaraş Önceki Dönem Milletvekilimiz Sayınn İlker Çitil, AK Parti İl Başkanımız Fırat Görgel, Ak Parti İlçe Başkanımız Burhan Karabulut ve Hastanemizin şehrimize kazandırılmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyor, şükranlarımı sunuyorum...” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasozgurhaber.com/afsin-yeni-hastanesine-kavusuyor</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jan 2024 18:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasozgurhabercom.teimg.com/crop/1280x720/marasozgurhaber-com/uploads/2024/01/fatih-mehmet-guven-1.jpg" type="image/jpeg" length="57907"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkoğlu’nun Yeni Acil Durum Hastanesi Hızla Yükseliyor]]></title>
      <link>https://www.marasozgurhaber.com/turkoglunun-yeni-acil-durum-hastanesi-hizla-yukseliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasozgurhaber.com/turkoglunun-yeni-acil-durum-hastanesi-hizla-yukseliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Başkan Hayrettin Güngör, “İnşa edilen yeni hastane ve sağlık kompleksleriyle şehrimize 2 binin üzerinde yatak ilavesi olacak” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yeni Kahramanmaraş’ın imarı ve inşası noktasında kalıcı konuttan iş yerlerine, altyapıdan ulaşıma, sosyal tesisten yeşil alanlara, üstyapıdan eğitime tüm alanlarda çalışmalar hummalı bir şekilde devam ederken şehrin sağlık altyapısını güçlendirmek için de yatırımlar sürüyor. Sağlık Bakanlığı tarafından hayata geçirilen yeni hastane ve sağlık kompleksleriyle şehrin yatak kapasitesine 2 binin üzerinde ilave yapılarak Kahramanmaraş’ın sağlık altyapısında önemli ilerleme kat edilmesi hedefleniyor. Bu kapsamda Türkoğlu’nda hayata geçirilen acil durum hastanesinin de inşası hızla sürüyor. 33 dönüm alan üzerine kurulan ve çelik yapı formunda yatay mimariye uygun olarak inşa edilen hastanede, yol ve temel kazı çalışmaları tamamlanırken yapının birinci katının çelik montajı devam ediyor. 120 yatak kapasiteli, 20 poliklinik, 4 tam donanımlı ameliyathane ve 20 yoğun bakım yatak kapasitesine sahip Türkoğlu Acil Durum Hastanesi’nin kısa süre içerisinde tamamlanmasıyla hizmete alınması hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" src="https://marasozgurhabercom.teimg.com/marasozgurhaber-com/uploads/2024/01/1-78.jpg" style="width: 800px; height: 442px;" /></p>

<p><strong>2 Binin Üzerinde İlave Yatak</strong></p>

<p>Kahramanmaraş’ın sağlık altyapısının güçlendirilmesi noktasında yatırımların hızla devam ettiğini vurgulayan Büyükşehir Belediye Başkanı Hayrettin Güngör, “6 Şubat’ta meydana gelen depremlerde sağlık tesislerimiz de ciddi hasar aldı. Şehrimizin sağlık altyapısının güçlendirilmesi noktasında Sağlık Bakanlığımız öncülüğünde hızlı bir şekilde aksiyon aldık. Şehir merkezimize ve ilçelerimize yeni hastaneler ve sağlık kompleksleri inşa ediliyor. Bunlardan bir tanesi de Türkoğlu Acil Durum Hastanesi. Ağır çelik konstrüksiyon tekniğiyle yapılan hastanemizin inşası hızla sürüyor. İnşallah kısa sürede tamamlanarak hemşehrilerimize hizmet vermeye başlayacak. İnşa edilen yeni hastane ve sağlık kompleksleriyle şehrimize 2 binin üzerinde yatak ilavesi olacak” cümlelerini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasozgurhaber.com/turkoglunun-yeni-acil-durum-hastanesi-hizla-yukseliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jan 2024 12:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasozgurhabercom.teimg.com/crop/1280x720/marasozgurhaber-com/uploads/2024/01/m-28.jpg" type="image/jpeg" length="95993"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
