banner998

Sağlıkta da Sınıfta Kaldık!

Emniyet Müdürlüğünde yaşanan patlamanın ardından, sağlıkta sınıfta kaldığımız bir kez daha gözler önüne serildi.

Sağlıkta da Sınıfta Kaldık!
 Vücutlarının yüzde 80'lik bölümlerinde 3'üncü derecede yanık oluşan 4 kişinin Adana ve Malatya'ya sevk edilmesi,  “Bölge hastanesi diye yapılan, 400 yataklı Necip Fazıl Şehir Hastanesinde neden Yanık Ünitesi yok” dedirtti.

Kaza geliyorum demiyor. Yanık için illaki bir patlamanın da meydana gelmesi gerekmiyor. Her an herkesin başına gelebilir.

Diğer yandan günümüzde her üç kişiden birinin kansere yakalanma riskinin olduğunu dikkate alırsak ne yazık ki kentimizde bir kanser hastanesi de yok.

Maalesef Kahramanmaraş adeta yoklar şehri. Tam teşekküllü bir psikiyatri merkezi yok, göğüs hastalıkları hastanesi yok.

Bütün hastalıklar zamanla yarışır ve tedavisi sosyal güvence olsa da olmasa da maddiyat ister.

Kahramanmaraş’ta yaşayan hastalar, maalesef hem zaman kaybına, hem maddi kayba hem de bunların getirdiği psikolojik çöküntüye mahkûm edilmiş durumda.

Diğer yandan bir türlü tam olarak hizmet vermeye başlayamayan TIP Fakültesi Hastanesinin bitmek bilmeyen muammaları.

Peki, her zaman iktidarın yanında olan, özellikle de 2002 yılından bu yana AK Parti iktidarına en üst düzeyde destek veren bu şehrin insanlarının hak ettiği hizmet bu mu?

Yokluklara mahkûm edilmek artık bu şehrin kaderi olmaktan çıkmalı.

Bütün siyasilere ve özellikle Dr. Milletvekillerimize sesleniyoruz; artık bu şehrin sağlığına çözüm bulma vakti geldi de geçiyor bile.

Büyükşehir heyecanını yaşayan bu şehir artık gerçek anlamda büyümeli. Keşkeler asla akıp giden zamanı ve yitirilen hayatları geri getirmez.

Ayrıca nüfusa düşen yatak sayısı açısından hastanelerimiz Türkiye ortalamasına göre geri sıralarda. İl merkezinde yeni hastane yapılınca eski hastane yeni yerine taşınmış oldu, yatak sayısı artmış olmadı.

Yine ülke meselesi halini alan, acillerde aile hekimlerinin ve aile sağlığı elemanlarının nöbet tutması konusu da tam bir mizah konusuna dönüşmüş durumda.  Kentimizde de bunun yansıması olarak ciddi bir sıkıntı söz konusu. Edindiğimiz bilgilere göre; şu ana kadar bu nöbete itiraz eden ve nöbet tutmayan onlarca aile hekimi ve aile sağlığı elemanı ile ilgili tutulan tutanakların ve arkasından istenen savunmaların haddi hesabı yok.

Hizmet alanın memnuniyeti had safhada gözetilirken, çalışan memnuniyeti göz ardı ediliyor. Acillerle ilgili doktor ve personel istihdamı ile ilgili sağlık bakanlığının kalıcı düzenlemeler yapmaması sıkıntıyı kronik bir hale getiriyor. Pansuman tedbirler de çözüm olmaktan uzak...

Ayrıca merak ediyoruz İl Sağlık Müdürü ne yapıyor?

Güncelleme Tarihi: 17 Haziran 2014, 11:40
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER