Sağlık Çalışanları Emeğinin Karşılığını Almalı

Sağlık-Sen Genel Başkanı Semir Durmuş; “Sağlık çalışanları çağın modern kölesi değildir. Sağlık çalışanlarını istediğim kadar çalıştırırım diyemezsiniz. Sağlıkta yapılması gereken en önemli şey istihdamın artırılmasıdır ve çalışanlar emeğinin karşılığını almalıdır” dedi.

Sağlık Çalışanları Emeğinin Karşılığını Almalı

Sağlık-Sen Kahramanmaraş İl Başkanlığı’nın düzenlediği İl Divan Kurulu toplantısı, Sağlık-Sen Genel Başkanı Semih Durmuş,  Ak Parti Kahramanmaraş Milletvekili Ahmet Özdemir, Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Mutlu Kaya, Sağlık-Sen Kahramanmaraş Şube Başkanı Bünyamin Mutlu Demirci ve üyeler katılımıyla gerçekleştirildi.  

Saffron Otelde düzenlenen toplantıda, açılış konuşmasını yapan Sağlık-Sen Kahramanmaraş Şube Başkanı Bünyamin Mutlu Demirci; “Hak mücadelemizde, emek ve alın teri mücadelemizde çalışanlarımızın gücü ve sesi olma mücadelemizde bizleri yalnız bırakmayan tüm teşkilatıma, arkadaşlarıma teşekkür ediyorum” dedi.

Konuşmasının devamında Demirci; “Hak mücadelemizde onlarca yılı geri de bırakmış bir harekât olmanın verdiği gururla yine bir divan kurulu toplantımızı gerçekleştiriyoruz. Biliyoruz ki il divan kurullarında birçok şeyi değiştirdik. Milletinden kopuk, emeğin gündemine yabancı sendikacılık anlayışını tarihe gömüldüğünü gördük. Sağlık-Sen ve Memur-Sen olarak kurulduğu günden itibaren emeğin ve alın terinin hakkını arayarak her zaman güçlü Türkiye üzerinin peşinden koştuk. Gecemizi gündüzümüze katarak çalıştık. 2010 yılında 1800 üye sayısıyla aldığımız sendikamızı her yıl üye sayısını arttırarak 5 binden fazla üye sayısına ulaştırdık ve Türkiye’nin en başarılı şubelerinden biri olduk. Bizler sokak sendikacılığı yerine hak arama mücadelemizde eğilmeden duruşumuz, milli ve manevi değerlere bağlılığımız ile bugünlere gelmeyi başardık. Merhum Mehmet Akif İnan’ın oluşturduğu sendikal misyonumuz ile emin adımlarla ilerlemeye ve yürümeye devam ediyoruz. Tüm enerjimizi çalışanlar için sarf ettik, etmeye de edeceğiz. Bundan sonrada sendikamızı, sendikal birikimimizi, gücümüzü çalışanlarımız özlük ve sosyal haklarını arttırmak, insanımıza, ülkemize ve mensubu olduğumuz medeniyete hizmet etmek içinde kullanarak sağlam adımlarla hep birlikte geleceğe yürüyeceğiz” dedi.

Ak Parti Kahramanmaraş Milletvekili Ahmet Özdemir; “Biz sizinle mücadele veriyoruz. Ben uzun süredir veriyorum bu mücadeleyi. Mücadelenin iki ayağı var: birincisi sağlıkta çalışan bu kardeşlerimin daha iyi şartlarda çalışması ve daha iyi şartlarda yaşaması için sizin yaptığınız mücadele, yani iktidardan beklentiniz. İktidarında size bunun karşılığında verdiği bir cevap var. Ak Parti siyasetinin total amacı var. Milletinin her geçen gün daha iyi yaşaması, her geçen gün daha iyi bir geleceğe sahip olması bunun içinde sağlıkçılarda var, başkaları da var. Milletin tüm unsuru var bunun içinde. Sizin beklentileriniz bizim hayallerimiz, bizim amaçlarımız gerçekleştirmek istediğimiz şeyler” dedi.

Kürsüye gelen Sağlık-Sen Genel Başkanı Semih Durmuş; “Çalışanların ve halkımızın memnuniyetini arttırabilmek en önemli gayemiz. Sendikamızın kurucusu, onursal genel başkanımız Mehmet Akif İnan sendikal mücadeleyi tanımlarken, Türkiye’nin geleceğini yeniden inşaa edecek erdemler hareketi olarak tanımlamıştır. Bana göre gerçekten sendikal mücadelenin amentüsüdür bu söz. Erdemli insanın özellikleri bizim önemli neden? Çünkü bizlerde çıkmış olduğumuz yolda aslında her birimiz birer erdemli insanız. Erdemli insan olmalıyız ki başarılı olalım.”

SAĞLIK ÇALIŞANLARI EMEĞİNİN KARŞILIĞINI ALMALI

Durmuş; “Bizlerin sendikal mücadelede belli başlı masalarımız var. Birincisi toplu sözleşme masası, ikinci olarak kamu personeli danışma kurulu toplantısı, üçüncü olarak kurum idari kurul toplantıları, dördüncü olarak bakanlıklarla yaptığımız ikili görüşmeler. Bu dört zemin bizlerin çalışanların sorunlarının masaya getirdiğimiz alanı oluşturuyor. Yola çıkarken şunu söyledik ya işinizin en iyi bileni olacaksınız ya da işinizi en iyi bilenle çalışacaksınız. Sendika olarak biz toplu sözleşme öncesi gerekli bütün çalışmalarımızı yaptık. Taleplerimizin sayısını azalttık ama kapsamını genişlettik. İyi bir ekip kurduk, kurmuş olduğumuz bu ekiple her bir talep üzerinde saatlerce müzakere ettik. Yüzlerce talebi 13 talebe indirerek toplu sözleşme masasına gittik. Bizim tavrımız şu olmuştur. Eğer biz sendika olarak bir hak alacaksak bu alacak olduğumuz hak bütün çalışanlarımızı, bütün üyelerimizi bildiren bir hak olmalıdır dedik. Ve onun için talebimizin ilk başına döner sermayeyi koyduk. Döner sermayede ki adaletsizliklerin ortadan kaldırılmasını, sağlık çalışanlarının emeğinin ve alın terinin karşılığı olan ücreti alması noktasında olmazsa olmazımız dedik. Eğer bu madde çözülürse ikinci maddeyi oturur çözeriz eğer çözülmez burada bir adım atmazsak diğerlerini konuşmanın burada bir anlamı yok dedik. İkinci olarak üyelerimizin razı gelmeyeceği rakamın altına imza atmayacağız dedik. Üçüncü olarak her bir hizmet kolunda çözülebilecek maddeler yani sahaya çıktığımızda şu şu sorunları çözdük diyebileceğimiz 4-5 tane madde olsun dedik. Bu noktalarda anlaşırsak imzalayacağımızı baştan söyledik. Ve dediğimiz noktaya gelmeyince de imzalamadık” dedi.

Durmuş; “Sağlık çalışanlarına şunları verin demiyoruz. Yapılabilecek olanları söylüyoruz. Çünkü ülkenin içinde durumlara bizde vakıfız. Hayal peşinde koşmak durumunda değiliz. Hayal ile sizleri peşinden sürüklüyor değiliz, gerçekçiyiz yapılabilecekleri yapmak arzusundayız. Buraya gelmişsek sendikacılık yapıyorsak yola çıkarken söylemiş olduğumuz şey şu; ya bu işi adam gibi yapacağız ya da adam gibi çekip gideceğiz. Adam gibi yapmanın arzusundayız. Mücadelemiz bu noktada. Biz çalışanları temsil eden yegâne sendikayızdır. Bu duruşumuz ve tavrımız bundan sonrada devam edecektir” dedi.

SAĞLIKTA İSTİHDAMIN ARTIRILMASI GEREK

Konuşmasının devamında salonda büyük alkış alan Durmuş sözlerine şöyle devam etti; “Toplumun en okumuş, en aydın insanlarıyız. Ama siyaset işçiye serbestken toplumun en okumuş kesimine siyaseti yasaklamak doğru bir yol değildir. Mutlaka bu konuda memurlara siyaset hakkı verilmelidir. Bir diğeri ise bugün işçi bir iş yeri açabilir, ticaret yapabilir gelir getirici ikinci bir işi yapabilir ama memur gelir getirici işi ikinci kez yapamaz. Yaparsa devlet memurluğundan çıkarılabilir. Aylıksız izne ayrıldığında devlet memuru, gelir getirici ikinci bir işi yapmaya çalıştığında yapamaz, gayri resmi yapmak zorunda. Bugün bir işçiyi 270 saatten fazla çalıştıramazsınız. Bana göre de en önemli olanı budur. Ama bugün bir memuru ayda istediğiniz kadar çalıştırabilirsiniz. Hiç evine göndermez hastanede de yatırırsınız. Uygulamaları var mı? Var bugün 180 saat mesainin dışında 180 saat daha mesai tutan arkadaşlarımız var bizim. Bu insanların ailesinin olduğu, anne baba olduğu, çoluk çocuğu olduğu kimsenin umurunda değildir. Sağlık çalışanları çağın modern kölesi değildir arkadaşlar. Sağlık çalışanlarını istediğim kadar çalıştırırım diyemezsiniz. Sağlıkta yapılması gereken en önemli şey istihdamın artırılmasıdır. Bugün bir ebe hemşiremiz üç ebe hemşerinin yapacağı işi yapıyor aldığı ücreti alıyor mu? Almıyor” dedi.

Güncelleme Tarihi: 20 Ocak 2020, 14:27
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner1108