Mehmet Akif Ersoy Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen galaya Rasim Özdenören, Nuri Pakdil, Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yasin Aktay, AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, Kahramanmaraş Valisi Şükrü Kocatepe, TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin,  milletvekilleri, Büyükşehir Belediye Başkanı Fatih Mehmet Erkoç, Garnizon Komutanı Muh.Kur.Alb.Kerim Acar ve eşi, Vali Yardımcısı Dr.Erkan Bulgan, Oniki Şubat Kaymakamı Mustafa Anteplioğlu, KSÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Fatih Karaaslan ve eşi, Oniki Şubat Belediye Başkanı Hanefi Mahçiçek, Dulkadiroğlu Belediye Başkanı Necati Okay, AK Parti İl Başkanı Av. Metin Doğan, Dulkadiroğlu İlçe Başkanı Ömer Debgici, İlçe belediye başkanları, İl Kültür ve Turizm Müdürü Seydi Küçükdağlı, Milli Eğitim Müdürü Mesut Alkan ile daire müdürleri, diziye konu olan yedi güzel adamın aileleri, dizi oyuncuları ile davetlilerin katılımıyla gerçekleştirildi.

Filmin galasında kokteylin ardından salona geçildi ve açılış konuşmaları başladı.

İlk olarak kürsüye gelen TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin oldu. Çok heyecanlı olduklarını anlatan TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin de son 5 yılda kurumun önemli gelişme kaydettiğini söyledi.

Yedi Güzel Adam'ın beşinin belgeselini de çektiklerini, Akif İnan ve Alaaddin Özdenören'in ise en kısa zamanda belgesellerinin yapılacağını anlatan Şahin, "Bu çalışma Sevde Beyazıt Kaçar ve Mahir Ünal'ın girişimleri sonucu TRT olarak bu işi sahiplendik ve huzurunuza getirdik. Umarım beğenirsiniz. Biz iddialıyız. 13 bölüm olarak tasarladık. Eğer tutarsa ikinci ve üçüncü onüçleri de çekeceğiz" diye konuştu.

İkinci olarak kürsüye gelen Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fatih Mehmet Erkoç, Kahramanmaraş’ın şairler ve yazarlar kenti olduğunu ifade etti.

Büyükşehir Belediye Başkanı Erkoç: şehirlerin tanıtılmasında önemli yer tutan dizilerin bundan böyle devam edeceğini ifade ederek Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi olarak tanıtım çalışmalarına ağırlık vereceklerini söyledi.

Büyükşehir Belediye Başkanı Fatih Mehmet Erkoç’tan sonra kürsüye gelen AK Pati Kahramanamraş Milletvekili Sevde Beyazıt Kaçar, Kahramanmaraş için önemli bir gün yaşadıklarını, her alanda Bereketli olan topraklarda yetişmiş yedi güzel adamın dizi filminin galasını yapmanın heyecanını yaşadığını belirtti.

Milletvekili Sevde Beyazıt Kaçar’ın ardından kürsüye gelen AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, ise şehirlerin ruhunun yaşatılması gerektiğine işaret ederek: “Önden gidenlere rahmet diliyorum. Burada aramızda bulunan Nuri Pakdil ağabeyimi ve Rasim Özdenören ağabeyimi muhabbetle selamlıyorum. Bugün uçakla gelirken inmeye başladığımızda çok güzel bir şey oldu. Sayın tarım bakanımız o muhteşem şiir külliyatından bize güzel şiirler okudu ve Beşir Atalay dedi ki, 'Herhalde Maraş'a geldik. Maraş'a şiirle indik' dedi. Şehirlerin ruhu o şehirde yetişen çocukların karakterine siniyor. O şehirde yetişen çocukların ruhu oluyor. Şehirlerin ruhunu beslemek gerekiyor. Bu ruhu besleyen ve var eden o şehirde yaşayan güzel insanların yaşanmışlığıdır. O zaman sözün kıymeti, değeri, ruhu oluyor. Sözün ruhuna sadakat gösterenleri buradan bir kez daha saygıyla, hürmetle selamlıyorum" diye konuştu.

Grup Başkanvekili Ünal’ın ardından kürsüye gelen Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, Kahramanmaraş’ta her evden bir sanatçının çıktığına işaret etti.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam ise Mehmet Atilla Maraş'ın "Güzel Ev" şiirini okuyarak başladığı konuşmasında, şiire konu olan kişilerin Sezai Karakoç, Cahit Zarifoğlu, Mehmet Akif İnan, Erdem Beyazıt, Rasim Özdenören, Nuri Pakdil ve Alaadin Özdenören olduğunu ifade etti.

Bakan İslam’ın ardından kürsüye gelen Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker ise, Yedi Güzel Adam'ın aslında bir medeniyet tasavvuru olduğunu ifade etti.

Kahramanmaraş'ın edebiyat dünyasındaki önemine değinen Eker, şunları söyledi: "Bunlar Türkiye'de ideolojinin deli gömleği giydirilmiş sanat ve edebiyat anlayışının kasten bilerek gözden gelinmek suretiyle ama onlar inatla, inançla sabırla ilmek ilmek kendi medeniyet tasarruflarını oluşturmanın çabası içerisinde oldular. Onlar biat oldular. Onlar umut oldular. Umudu yazdılar. Onlar güneş donanması kurdular. Onlar Ankara'nın soğuk ve havası kirli sokaklarını ışıtıp aydınlattılar."

Yedi Güzel Adam'ın Anadolu'nun yerli, evrensel ölçekteki değerlerini, edebiyat ve medeniyet ilişkisini en iyi şekilde ifade ettiklerine işaret eden Eker, "Eğer medeniyetin inşaasında sanat yoksa, eğer medeniyetin inşaasında edebiyat yoksa, o ülkede kuraklık var demektir. Herhalde bir ülkenin başına gelebilecek en kötü felaketlerden birisi de edebiyatsızlıktır. Onlar çok zarif bir şekilde ama dolgun başaklar gibi mütevaziydi, kendilerine asla seçkin demediler. İşte bugün o medeniyet değerlerini artık Türkiye'nin sahiplendiği, Türkiye'nin kurumlarının sahiplendiği bunları benimsediği günlere geldik" diye konuştu.

Son olarak kürsüye gelen Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Kahramanmaraş’ın her zaman öncü olduğuna işaret ederek, her şeyiyle özel bir kent olduğunu söyledi.

Başbakan Yardımcısı Atalay: "Değerli Valimiz ben İçişleri Bakanı iken kendisini Kahramanmaraş'a tayin ettik. Tabi vali kararnameleri çok geniştir. En az 15-20 ile vali atanır. Ben öbürleriyle toplu görüşmelerin ardından sadece Maraş valisiyle özel görüşme yaptım. Bakın dedim sayın Valim; 'Nereye gittiğinizi biliyor musunuz? Siz çok özel bir ile; her şeyden önce benim rahmetli üstadım Necip Fazıl'ın iline gidiyorsunuz. Düşüncenin şiirin ve sanatın seviyesinin yüksek olduğu bir ile gidiyorsunuz. Hangi ile gittiğinizin farkında olun. Bir şeyi de ilave ettim. Kendisi hatırlar mı hatırlamaz mı bilmem. Maraş'ın her şeyi en iyisidir. Maraşlıların yanında sakın ha falanca ilinki daha iyidir de deme. Çünkü her şeyin en iyisi Maraş'ta. Maraş'ın; tarhanası da, üzümü de, dondurması da hatta salatalığı da her şeyi en iyisidir. Maraşlılar böyledir" dedi.

Türkiye'de ilk kez Cumhurbaşkanı'nın halkın oyuyla seçileceğini ifade eden Atalay, şöyle devam etti: "Türkiye şu an da bir gündemle meşgul. Nedir o gündem? İlk defa vatandaşlarımız sandıkta Cumhurbaşkanı seçecek. Biz siyasetçiyiz; sonunu da siyasetle bağlayayım, onu da söyleyeyim. Bunu tartışıyor Türkiye. İsimler kim? Recep Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül. ve Türkiye'nin geldiği nokta. Buraya da nokta konulur zaten. Türkiye'nin geldiği nokta bu. Hamdolsun, rabbimize hamdolsun. Emeği geçenlere teşekkür ediyoruz. Bu yedi güzel adamlara, bütün üstatlara, bütün emeği geçenlere bütün dua edenlere ve hamdolsun bugüne geldik. Türkiye hangisi Cumhurbaşkanı olacak diye bunları konuşuyor. İkisi birbirinden güzel, iki güzel adam da orada. Bu iki güzel adam Türkiye'nin yetiştirdiği nadir insanlar demiştim. Bunlar böyle işte; ikisi de aynı çizgiden geldi. Abdullah Gül Kayserili. İstanbul'da üstat Necip Fazıl Kısakürek'in yanında epey kalıp hizmet edenlerden biridir. Üstat Kayserilileri de çok sever. Tayyip Erdoğan'ı ben ilk yıl 1976'da tanıdım. Ben Erzurum'da bir asistanım, tam bir kış günü. İstanbul'da Cağaloğlu'nda Milli Türk Talebe Birliği'nin binasında üstat ile ilgili bir sanat jübilesi yapılıyor. Ben Erzurum'dan otobüsle katılmak için geldim. Orada bir kişi programın takdimini yapıyor ve Zindandan Mehmet'e şiirini okudu. O kimdi biliyor musunuz? Recep Tayyip Erdoğan. 1976 ben orada tanıdım."

Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, konuşmasını Sezai Karakoç'un 'Ey Sevgili, En Sevgili' şiirini okuyarak tamamlamak isterken, yanına almadığı notu yüzünden zor anlar yaşadı. Atalay, "Tayyip Erdoğan bugün son kongremizde açılış şiiriyle ilgili biliyorsunuz değil mi? Kendisi burada olmayan Sezai Karakoç'un 'Ey sevgili, En Sevgili' şiiriyle bitirmiş olayım. Şimdi onu bulmaya çalışıyorum. İnşallah bulacağım efendim ondan sonra da bitireceğim. Özür diliyorum. Belki almadım yanıma ama aldım sanıyorum. Almadıysam da üzülürüm, almamışım. Ancak Mehdi okur onu" diye konuşmasını tamamlarken, oturduğu yerden "Geleyim mi?" diyen Bakan Eker'e "Gel gel, gel oku. Mehdi imdada yetişir her zaman"diye yanına çağırdı.

Kürsüye çıkan Bakan Eker ise, Zamana adanmış sözler.. Dördüncü bölümün son on dört mısrası..." diyerek şiiri okudu. Atalay, daha sonra "Zaten bende metin olsa bile bu kadar güzel okuyamazdım, isabet oldu. Mehdi'ye çok teşekkür ediyorum" diyerek konuşmasını tamamladı.

Galada, TRT'de yayına başlayan dizinin karakterlerinden yaşayan Nuri Pakdil ve Rasim Özdenören ile yaşamını yitiren dizi karakterlerinin ailelerine paket verilmesinin ardından, dizinin ilk bölümü izlendi.

























Editör: Haber Merkezi