Her İşimiz Yarım, Depremin Sesine Kulak Veriyor muyuz?

Kahramanmaraş’ta her proje ağır aksak ilerliyor. Oysaki iktidara en fazla destek veren şehirlerden biri. Güvenin karşılığı bu olmamalı. Bu şehrin insanları bu ilgisizliği hak etmiyor.

Havaalanı problemimiz sürekli gündemde, basın yazıyor, muhalefet milletvekili Ali Öztunç konuşuyor, vatandaş sosyal medyadan paylaşıyor ama bir türlü çözüme kavuşmuyor.

Bir yol yapımına başlanıyor, şu tarihte bitecek deniyor, verilen tarihin üzerinden en az 6 ay 1 yıl geçiyor. Hatta yıllar geçiyor.

Kahramanmaraş EXPO 2023’e ev sahipliği yapacak. 6 ay sürecek organizasyona 2 milyon kişinin gelmesi bekleniyor. Ama hiçbir hazırlığımız yok. Bu 2 milyon insanı nasıl ağırlayacağız? Şehrimizi en iyi şekilde nasıl tanıtacağız? Hangi yoldan getireceğiz?  Sorunlu havaalanımızla mı yoksa bitmeyen yollarımızla mı? Şehir içi yollarımız zaten köstebek yuvası, bir de üzerine devasa kasisler.

100. Yıl etkinlikleri diyoruz. Ne coşku var, ne de özel bir kutlama. Bundan önceki yıllarda 12 Şubat Kurtuluş Bayram’ını çok daha dolu dolu ve coşkulu kutluyorduk. Cumhurbaşkanlığı himayelerinde yapılan 100. Yıl etkinlikleri farkındalık oluşturmalıydı. Komşumuz Gaziantep 100. Yıl etkinliklerine 98. yılda başladı. Gaziantep’i örnek verince de siyasilerin canı sıkılıyor. E sıkılsın canınız.

Sayacak olursak sorun çok…

İşin enteresan yanı muhalefet partilerin il başkanlarından da şehrin sorunlarına dair çıt ses yok. “İyi ki Sayın Ali Öztunç varmış” demekten kendimizi alamıyoruz. Bu şehirde muhalefet için o kadar çok malzeme var ki. Neden susuyorlar anlamıyorum.

Şimdi gündemimiz deprem. Elazığ merkezli 6.5 şiddetinde bir deprem yaşandı. Yaşanan deprem noktası ile aramızda haritaya baktığımızda 317,9 km var.

İşte 317,9 km uzaklıktaki deprem bizi öyle bir sarstı ki, vatandaşlar sokaklara döküldü. Arabalarında sabahladılar, ATM’lere, benzin istasyonlarına koştular. Hem de uzun kuyruklar oluştu.

Deprem bağıra bağıra “ben geliyorum” diyor. Belki bu gün, belki yarın, belki yarından da yakın. Uzmanlar bangır bangır bağırıyor. Kahramanmaraş’tan geçen Doğu Anadolu fay hattı her an kırılabilir, büyük bir depreme hazırlık olun diye. Üstelik bu fay hattının üzerinde yerleşim alanları var, yüksek katlı binalar var. En çok da fay hattına 1,5 km uzaklıktaki Şehir Hastanemizi ve Tıp Fakültemizi merak ediyorum. Umarım yapılırken o zemine uygun depreme dayanıklı yapılmışlardır. Peki, bu şehrin yöneticileri neyi bekliyorlar? Neden bir yetkili çıkıp da açıklama yapmıyor?

Riskli binalar neden tespit edilmiyor? Yada edliyor da bizim mi haberimiz yok. Gayberli Mahallesinde riskli alan olarak tespit edilen yerleşim yerindeki evler Kentsel Dönüşüm kapsamında yıkıldı Millet Bahçesi yapıldı. Peki, parkın hemen altına neden 10 katlı binaların yapılmasına neden izin verildi?

İmar Barışıyla, riskli binalara iskan verildi mi? Bu yapıların risk durumu araştırıldı mı, vatandaşa güçlendirme yapılması için her hangi bir yaptırım uygulandı mı?

Zamanında imara uygun olmayan alivyon zeminli araziler neden imara açıldı. Örneğin, Kayseri yolu üzerinde üniversite civarı yerlerde 10-15 katlı binalar var. Diğer yandan mühendislik hizmeti alınmadan gecekondu tarzı denilen konut yapılan birçok mahallemiz var. Buralarda yaşayan vatandaşlarımız büyük risk altında.

Bu fay hattının varlığı bugün meydana çıkmadı. Yıllardır biliniyor. Bir an önce şehrin imar planı revize edilmeli.

Kahramanmaraş olası bir depreme maalesef hiç hazır değil. Bunun için bir an önce Kahramanmaraş’ın depremselliği masaya yatırılmalı, ilgili bakanlıkla bir çalıştay düzenlenip, gerekli çalışmalar yapılmalı. Hem de hemen. Çok geç olmadan keşke demeden. Yuvalar mezar olmadan. Yoksa bu vebalin altından kalkamazsınız. 31-01-2020

YORUM EKLE