Cumhuriyet Kadınları Kurtuluşun 100. Yılını Kutladı

Cumhuriyet Kadınları Derneği Kahramanmaraş Şubesi, Kahramanmaraş’ın düşman kurtuluşunun 100. yıldönümü münasebetiyle bir kutlama programı düzenledi.

Cumhuriyet Kadınları Kurtuluşun 100. Yılını Kutladı

Cumhuriyet Kadınları Derneği Kahramanmaraş Şubesi, 12 Şubat Kurtuluş Bayramı’nın 100. yılında güzel bir etkinliğe imza attı.

Küçükev’de düzenlenen programa dernek üyelerinin yanı sıra CHP Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç’un eşi Buket Görgülü Öztunç ve Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Başkanı Gültekin Yazıcıoğlu katıldı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlanan programın açılış konuşmasını yapan Cumhuriyet Kadınları Derneği Kahramanmaraş Şubesi Başkan Yardımcısı Türkan Yazgan, “Aslında 12 Şubat sadece bir şehrin işgalden kurtuluşunun yıldönümü değildir. Dünya tarihine isim yazdıracak bir devletin Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşunun habercisi ilk zaferidir” dedi.

Yazgan, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Bugün burada toplanma nedenimiz olan şehrimizin kurtuluşunun 100. Yıl kutlamalarında bizimle beraber olup, bu coşkumuzu paylaştığınız için Cumhuriyet Kadınları Derneği adına sonsuz teşekkürlerimi sunarak hoş geldiniz diyorum.

12 Şubat bildiğiniz gibi Kahramanmaraş’ın düşman işgalinden kurtuluşunun günüdür. Aslında 12 Şubat sadece bir şehrin işgalden kurtuluşunun yıldönümü değildir.

Dünya tarihine isim yazdıracak bir devletin Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşunun habercisi ilk zaferidir…

Kahraman şehrimizin göstermiş olduğu cesaret ve kahramanlık ülkemizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk tarafından 5 Nisan 1925 yılında İstiklal Madalyası’yla ödüllendirilmiştir.

12 Şubat 1920’de yurdum insanın göstermiş olduğu destansı kahramanlıklardan dolayı 7 Şubat 1973 tarihinde TBMM tarafından Maraş şehrine Kahraman unvanı verilmiştir.

Anadolu Milli Mücadele yıllarında her ev, her insan bir destan yazmıştır. Arslan Bey, Abdal Halil Ağa, Sütçü İmam, Ali Sezai Efendi, Mıllış Nuri, Senem Ayşe ve nice kadınlarımız…

Binlerce insan bugün bizlerin özgürce ve onurumuzla yaşamamız için canlarını hiçe saymıştır.

İstiklal Mücadelesini kazanan bu kahramanların yaptıklarını gelecek nesillere layıkıyla aktarmak bizim için vicdani bir borçtur. Onların asil duygularının anlaşılması Doğu’dan Batı’ya, Güney’de ve Kuzey’de bir bütün olduğumuzu; Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Alevi ve Sünni birbirimizden farkımız olmadığına vesile olacaktır.

Bu günleri görmemizi sağlayan başta Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, Kurtuluş Savaşı’nda canlarını veren aziz şehitlerimizi, tüm isimsiz kahramanlarımızı ve gazilerimizi, her zaman olduğu gibi rahmetle, minnetle ve şükranla anıyorum.

Kahramanmaraş’ımızın kurtuluşunun 100. Yılı kutlu olsun.”

Yazgan, programın düzenlenmesinde büyük emeği geçen Dernek Saymanı Ferah Köse’ye özellikle teşekkür etti.

Daha sonra ADD Başkanı Gültekin Yazıcıoğlu da bir konuşma yaparak;

Bizlere bu günleri yaşatan, bu güzel ülkeyi bırakan başta ulu önderimiz Atatürk ve silah arkadaşları, olmak üzere bu güne kadar şehit olmuş vatan evlatlarına Allahtan rahmet, halen hayatta kalan kahraman gazilerimize sağlıklı uzun ömür diliyorum.

Değerli hanım efendiler ülkemizde kadın cinayetleri, çocuk tecavüzleri ve cehalet gittikçe artıyor.

Çünkü iktidar kadınları etkisiz ve sessiz hale getirip bir erkek toplumu yaratmak. Sizleri yok saymak istiyor. Anayasayı değiştirip bir İslam devleti kurmak istiyor. Allah göstermesin kurmak istedikleri bu düzende en büyük zararı sizler göreceksiniz, en büyük darbeyi sizler yiyeceksiniz. Bütün özgürlükleriniz elinizden alınacak, tarlada çalışan kadınlar bile eve kapanacak. Yanınızda eşiniz, kardeşiniz olmadan sokağa çıkamayacaksınız, çıkarken de ya burka ya da peçeli çarşaf giymek zorunda kalacaksınız. Olmaz demeyin, İranlı, Afganistanlı, Malezyalı kadınlar da olmaz diyorlardı. Bir zamanlar onlar da sizler gibi çağdaş kıyafet içindeydiler. Bir sabah kalktılar ki olmuş. Çok pişman oldular, ancak yapacak bir şeyleri yoktu.

Ben şimdiden bu korkunç yaşamın ayak seslerini duyuyor, bu korkunç düzeninin kilometre taşlarının döşendiğini görür gibi oluyorum.

Eğer bu ülkenin diyanet İşleri başkam cennetten ev dağıtıyorsa, eğer bu ülkenin geçmişteki diyanet işleri başkanı Nisan 2020 de toplanacak din şurasında Mevcut anayasamızı değiştirip, Anayasanın içine dini kuraları koymaktan söz ediyorsa bunu nasıl yorumlayacağız. Eğer pilot bölge olarak seçtikleri Yalova gibi şehirlerimizde 4 yaşındaki çocukları haftada 6 saat imama teslim ediyor da sesimizi çıkartmıyorsak lütfen bunun sonunu düşünün. Ne diyor imam " tuvalete girmeden önce Şu duayı okuyacaksınız, yoksa cehenneme gideceksin’’  ‘‘sakın kadın çalışan yerlerden alışveriş yapmayın, annenize, babanıza da yaptırmayın. Kadının çalıştığı yerden alınan ekmeği yerseniz cehenneme gidersiniz " varın nereye gittiğimizi siz düşünün.  Annesi ekmekle gelen çocuk annesine sormuş. Ekmeği aldığın yerde çalışan kadın var mıydı? Yanıt evet olunca " Anne sen bizi cehenneme mi göndereceksin?’’

Şu anda çoğunuz herhangi bir derneğe üyesiniz, oralarda bir şeyler yapmaya çalışıyorsunuz. Her derneği bir oda sayarsak herkes üç beş kişi ayrı ayrı odalarda oturuyorsunuz. Gelin bu odalardan dışarı çıkın bir salonda toplanın. O zaman ebetteki yasal yollardan bu ülkenin geleceği,  çocuklarımızın geleceği için çok şeyler yapabiliriz. O salonun adı Atatürk yoludur. Gelin daha fazla geç kalmadan Atatürk ve tam bağımsız Türkiye için, özgür laik Türkiye için, hak, hukuk, adalet için, çocuklarımıza, torunlarımıza çağdaş bir eğitim sunabilmek için bir araya gelelim. Sonra çok geç olacak” dedi.

Konuşmaların ardından kadınlar şiirler okudu. Ellerinde Türk Bayrağı ile kahramanlık şarkılarına eşlik ettiler.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER