Kahramanmaraş’ı Aydınlatan Kadın

Akedaş Elektrik Perakende Satış A.Ş. Genel Müdürü Medine Tanış, Türkiye’nin enerji sektöründe görevli perakende ve dağıtım şirketleri arasında tek kadın genel müdür.

Kahramanmaraş’ı Aydınlatan Kadın

Başarının sırrının disiplin olduğuna inanan, azmi ile başarılara imza atmış, rol model bir Türk kadını. Tanış, bankacılık sektöründe geçen 29 yıllık hizmet süresinin yaklaşık 12 yılında müdür olarak çalışıp akabinde 2009 yılında emekli olarak aynı tarihte Akedaş’ta Genel Müdür Yardımcısı olarak görev aldı. Daha sonra Elektrik Piyasası Kanununun getirdiği zorunluluktan dolayı Dağıtım ve Perakende işlerinin ayrışması sonucu, 2013 yılı Ocak ayında Akedaş Elektrik Perakende Satış A.Ş. Genel Müdürü olarak göreve getirildi ve halen bu görevde devam etmekte.

Tanış, örnek projeleriyle Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından, Emine Erdoğan Hanımefendinin himayelerinde düzenlenen “Türkiye’ye Enerji veren Kadınlar İş Dünyası Kategorisi” ödülü finalisti oldu.

Evet, Medine Tanış, Türkiye’ye enerji veren başarılı kadınlardan biri. Aynı zamanda Kahramanmaraş’ın da enerji ihtiyacını dağıtan tek kadın. Hem bir anne, hatta anane ve çok başarılı bir iş kadını. Yeni başarılara imza atmak için çalışmalarını tüm hızıyla sürdürüyor. Kendisi ile kadınları ve tabi ki Akedaş’ı konuştuk. İşte samimi ve dolu dolu sohbetin ayrıntıları:

Medine Tanış, denince bugün herkesin aklına ilk gelen şey “Örnek başarılı bir iş kadını” profili oluyor. Medine Tanış kimdir? Bu başarının altında yatan sır nedir?

Yıllardır söylediğim en büyük sır bu; “disiplin”  İş hayatında uyulması gereken kuralların başında gelir benim için. Çalışma arkadaşlarım bilir, disiplinden taviz vermeyen bir yapım var. Bu sadece iş hayatı için de geçerli değildir üstelik. Hayatta bütün başarıların anahtarıdır disiplin. Öğrencisinizdir, disiplinli çalışmanız gerekir, iş hayatına atılırsınız disiplinden taviz vermemeniz gerekir, ev kadınısınızdır, evinizin düzenin disiplininden sorumlu olursunuz. Bu bir zincir gibidir aslında, disiplinli çalışmanın sonu her zaman her düzende başarıdır. Bunu şaşmaz bir kural olarak değerlendirmek despot bir yönetim tarzı gibi gelse de insanlar zamanla hayati önem taşıdığının farkına varıyorlar. Kahramanmaraş’ta en büyük kurumsal şirketi yönetiyor olmak da insanı bazı disiplinlere zorunlu bırakıyor. Başarının disiplinin bir anahtarı olduğunu düşünüyorum.

Kahramanmaraş’ımızı temsilen, Türkiye’de Enerji Sektöründe tek kadın Genel Müdür unvanına sahipsiniz. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından, Emine Erdoğan Hanımefendinin himayelerinde düzenlenen “Türkiye’ye Enerji veren Kadınlar İş Dünyası Kategorisi” Ödülü finalisti oldunuz. O gecede sizin projelerinizin yer aldığı başarılarınızın anlatıldığı videonuz yayınlandı. Bizler çok gururlandık peki siz neler hissetiniz?

Bu şekilde kapsamlı bir çalışmada Türkiye Elektrik Tedarik ve Dağıtım Şirketleri arasında “Tek Kadın Genel Müdür” ünvanı ile Akedaş’ı, ötesinde Kahramanmaraş’ı temsil etmek, bütün bu bilgilerle birlikte başarılarımızın yer aldığı o duygu dolu videoyu izlemek gerçekten paha biçilemezdi. Büyük bir organizasyondu, bizi gururlandırdı. Bu gururun tüm kadınlarımız için artarak devam etmesini, başarı tohumlarının kadınlarımızın içinden çıkıp çiçek vermesini, hayat bulmasını diliyorum. Herkese buradan bir kez daha teşekkür ediyorum.

Bizler hizmet sektörünün emekçileriyiz, bizim başarılarımızın sırrı tüketicilerimize dokunuştan geçer. Onlara dokunabilmeyi başarabildiysek ne mutlu bizlere…

Başarılı bir iş kadını olarak, kadınlara tavsiyeleriniz nelerdir?

Kadınlarımıza tavsiyem her zaman kendi ayakları üzerlerinde durmayı bilmeleri olmuştur. Bir kadın hayatı boyunca; çocuk olur, öğrenci olur, abla olur, anne olur, eş olur, müdür olur, işinin patronu olur, şoför olur, kuaför olur, başbakan olur… kadın aklınıza gelebilecek bütün meslek dallarında, bütün sıfatlara girebilir. Kadın güçlü doğmuştur. Bir erkeğin başarabileceği her şeyi başarır.

Kadınlarımız pes etmemeli, ayrımcılığa ihtiyaç duymamalı, hayatlarının her alanında yalnız da dik durabileceklerini bilmeliler. Kadınlarımız zaten gücün simgesi, bunun farkına varsınlar yeter.

Dünya Ekonomik Forumu’nun Küresel Cinsiyet Uçurumu Raporu kadın ve erkek arasındaki eşitsizliğin ancak 100 yıl sonra ortadan kalkabileceğini öngörüyor. Kadının ekonomiye katılımının erkekle aynı düzeye gelmesi için gereken süre ise 257 yıl. Türkiye 2006'da 105. olduğu listede 2019 yılı Ekim ayı itibariyle 25 basamak düşüşle 130. sıraya gerilemiş durumda.

Yine aynı araştırmaya göre kadınların YK’da güçlü olduğu şirketlerin finansal kırılganlıkları daha düşük.

Ancak maalesef Türkiye'de tüm çabalara rağmen şirket karar mekanizmalarında kadın oranı çok yavaş ilerliyor. Hala yönetim kurullarında kadın olmayan çok sayıda şirketimiz var.

Bu noktada Toplumsal Cinsiyet Eşitliğine dikkat çekmek gerekiyor. İş hayatında kadınlara pozitif ayrımcılık gerek görülmemeli. “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği”, Birleşmiş Milletler’in üye ülkelerinin 2015 yılında 2030 yılı için belirlediği 17 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi’nden (SKH) birisi. 5. Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi olan “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği”, kadınların sosyal, siyasi ve ekonomik hayata katılımı olmadan, kadın girişimcilerin ekonomiye ve istihdama katkısı artırılmadan, SKH’leri gerçekleştirmenin mümkün olmadığını gösteriyor ve kadının güçlenmesini hedefliyor.

Akedaş Elektrik Perakende Satış A.Ş. olarak çalışanlarımızdan %51’i kadınlarımızdan oluşuyor. Yani yarıyı geçen bir oran, bu oranı her geçen yıl artırmayı başarıyoruz. Gelecek yıllarda da kademelerde artarak devam etmesini diliyoruz.

Kadınlarımız korkmasınlar, iş dünyasına girmekten, üretim yapmaktan, bir şeyler ortaya çıkarmaktan ve en önemlisi ekonomiye katkıda bulunmaktan geride kalmasınlar istiyorum.

Gündelik yaşantılarda yıllardır kadınlarımızı oyalayan, özenilen hayatlar ve ekonomik koşullar artık ortadan kaldırılmalı. Kadınlarımız, özellikle belirli düzeyde ekonomik gelire sahip çalışmayan kadınlarımızın konuları da, diğer kadınlar için bir şeyler üretmek, iş fikri ortaya çıkarmak ve öncülük etmek olmalı. Boş zamanımız kalmamalı, güzel işler çıkartmalıyız.

Bir şehri aydınlatmak, enerji vermek sizin için ne ifade ediyor?

Aslında bu tek taraflı olmayan bir durum. Biz yalnızca şehri değil geleceğimizi de aydınlatıyoruz. Çocuklarımızla…

Akedaş Okulu, gerçekleştirdiğimiz sosyal sorumluluk projeleri bunların en güzel örneği diye düşünüyorum.

Bir şehri aydınlatmak, o şehrin enerjisi olmak çok güzel. İnsanların en çok kullandıkları emtianın merkezinde olmak da bazen garip hisleri beraberinde getiriyor. Elektrik insan için vazgeçilmez bir emtia ve düşünün bizler bu emtia ile yatıp kalkıyoruz. İnsanlarımıza daha hızlı sorunsuz ve mükemmel hizmeti sunmak için durmaksızın gelişiyoruz.

Bu elektrik emtiası adına çok güzel bir durum. Tüketicilerimiz için çalışan kocaman bir ekipler topluluğu var ve bu topluluk sürekli gelişmeye çalışıyor.

Enerji Sektörü kısa zamanda çok yol kat etti. Biz de bu yolda emek veren şirketlerden birisi olarak, Bölgemize, Adıyaman ve Kahramanmaraş’a ışık oluyorsak ne mutlu bizlere diyorum yine…

Biraz da Akedaş’ı konuşalım. Elektrik faturası fazla gelen vatandaşlar Akedaş’a yükleniyor. Yüksek gelen faturaların sorumlusu olarak kurum hedef alınıyor. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?

Elektrik, bahsettiğimiz gibi en çok kullandığımız emtia. Bizler bu emtiasız artık hiçbir aşamada yaşayamaz hale geldik. Bu denli önemli bir emtianın bedelinin de ses getirmesi şaşırtıcı olmasa gerek. Her geçen gün gelişen ve tüketimin giderek arttığı bir sektörden söz ediyoruz. Biliyor musunuz? Kahramanmaraş’ta 11 Şubat 1936 yılında zorlu şartlar altında üretilen elektrik ilk orduevi ve valilik binasını aydınlatmıştı. O gün elektriğin ne kadar kıymetli olduğunu düşünebiliyor musunuz? Aynı değer ve kıymet bugün de var. Ülkemizde yenilenebilir enerji kaynaklarımızın son yıllarda üretimdeki payı artsa da hala yeterli seviyede değil. Ama tüketimlerimiz değişmiyor, hatta gitgide artıyor. Enerji üretiminde, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığımızın yaptığı yatırımlar enerjimizdeki açığı kapatmaya devam ediyor fakat tasarruf bilinciyle bizde ülkemize yardımcı olabiliriz.

Fiyatlara gelince; bilindiği üzere enerji gerçekten maliyeti yüksek bir üründür. Serbest piyasa ekonomisinde fiyatlar birçok değişkene göre belirleniyor. Ulusal tarifeler ise yılın belirli periyotlarında EPDK tarafından düzenlenerek açıklanıyor ve Resmi Gazetede yayınlanıyor. Bizler tüketicilerimizle de faturalarını hesaplayabilecekleri linkleri paylaşıyoruz, kontrol sisteminde bilgilerin onların da ulaşabilecekleri kadar şeffaf olduğunu gösteriyoruz.

Her zaman tasarruftan dem vuruyoruz ama tasarrufu gerçekten başarabilen insan maalesef hala çok az sayıda. Yine bahsettiğimiz gibi biz tasarrufu anlatmak için çok çalışıyoruz, çünkü önemli olan faturamızı azaltmak değil. Aslında bu konuda görünmeyen kısım burası. Elektrik faturasının maddi bedeli değil, tüketimin fazlalığı.

Biz kullanımları mümkün olduğunca azaltmaya çalışıyoruz, Milli servetimiz olan elektriğimiz, suyumuz, azalmakta olan doğal kaynaklarımız gelecek nesillerimize de aktarılsın, bencil olmayalım istiyoruz.

Umarım bir gün tasarrufun gerçek farkındalığı yaşanır ve insanlarımız faturayı bedel değil tüketim olarak değerlendirir.

Bizim aracılığımızla nasıl tasarruf yapılabilir anlatır mısınız?

Bildiğiniz gibi Tasarruf konusu en sık dile getirdiğimiz konulardan birisi. Akedaş Elektrik Perakende Satış A.Ş. olarak her zaman altını çizdiğimiz, paylaşımlarımızda sık sık dile getirdiğimiz ve halkımızın en çok bilinçlenmesini istediğimiz konu “tasarruf”.

Tasarruf nerede yapılır?

Tasarruf her yerde yapılır. Biz halkımıza tasarrufu anlatırken sadece elektrik tasarrufundan bahsetmeyiz. Bütün doğal kaynaklarımızın, bütün milli servetlerimizin, aklınıza gelebilecek her şeyin tasarrufunu anlatırız. Çocuklarımıza, tasarrufu anlatırken bazı kurallarla anlatırız.

Ama halkımızın özellikle son zamanlarda haklı olarak da en çok merak ettiği şey; elektrik tasarrufu. Bu konuda dikkat etmeleri gereken noktalardan  bahsedecek olursak;

Özellikle kadınlarımızın evlerinde en çok kullandıkları elektrikli ev aletleri; süpürge, ütü, kettle, kahve makineleri, bilimum elektrikli aletler. Bu makinelerin kullanımında dikkat etmemiz gerekenler öncelikle kullanmadığımız zaman fişten çekilmeleri, çünkü elektrikli cihazlar fişte takılı kaldıkları süre boyunca açık olmasalar da tüketim kaydediyorlar.

Beyaz eşyaları seçerken özellikle enerji tasarruflu ( A+++) olmalarına çok dikkat etmeleri gerekiyor. Bu eşyalar yıl bazında baktığımızda ciddi elektrik tasarrufu sağlıyor.

Ve kışın kombi, yazın klimaların bakımlarını ihmal etmememiz, mümkün olan en düşük ve en ideal sıcaklıkta mümkünse kapatmadan çalıştırmak gerekiyor. Bu şekilde yüksek enerji sağlayan aletleri açıp kapamak ısınmayı ve soğumayı geciktireceğinden daha yüksek enerji sarfiyatına sebep olmaktadır.

Örneğin, bir tasarruf ampulü, eski ampullere oranla 3 kat daha az enerji harcıyor. Bir saç kurutma makinesi 10 dakika çalışsa bir normal ampulün 3 saat yanmasına eşit oluyor. Özellikle evde yapılacak tasarrufun tüm püf noktalarını periyodik şekilde paylaşarak halkımızı bilinçlendirmeye çalışıyoruz.

Tüketicilerimiz bunun gibi birçok öneriyi bizi takip ederek edinebilirler. Ayrıca tüketicilerimizi Tüketici İşlem Merkezlerimizde de birebir bilgilendiriyoruz. Bize her zaman danışabilecekleri, 7 gün 24 saat ulaşabilecekleri 444 46 02 numaralı Çağrı Merkezimiz de tüketicilerimiz için var ve çalışmaya devam ediyor.

Akedaş sosyal sorumluluk projelerine de imza atıyor. Biraz da bu projelerden bahseder misiniz?

Sosyal sorumluluk şirket olarak çok hassas olduğumuz bir konu. Bu tür projelerde özellikle çocuklarımıza değinmek, gençlerimize yol gösterecek çalışmalara imza atmak bizi yalnızca görünen kısımda değil, içsel olarak da son derece mutlu ediyor. Çocuklarımızın tasarrufu öğrenmelerini, bu bilinçle büyümelerini çok önemsiyoruz. Çünkü her zaman söylediğim gibi “Ağaç yaş iken eğilir” bir çocuk öğrendiği değerle büyür, yaşar ve yaşatır; öğretir çocuk.

Geçtiğimiz yaz, Ramazan ayında Hacivat Karagöz gösterisi ile çocuklarımız bir ay boyunca eğlendirerek onlara tasarrufu öğrettik.

Daha önceki yıllarda yine çocuklarımıza tasarrufu öğreten bir kukla tiyatrosu ile bir ay boyunca ilçe ilçe, köy köy dolaştık. Çocuklarımız bu gösterileri çok sevdi ve bizlere çok güzel geri dönüşler de oldu, çocukların evlerde ebeveynlerini tasarruf konusunda uyarmaları ne kadar önemli bir etkinlik yaptığımızın da habercisi oldu. Bu gelişmelerden kurum olarak çok mutlu olduk.

Gençlerimizle sık sık bir araya geliyoruz. Onların güzel fikirleriyle canlanıyor, kan tazeliyoruz. Bizler de onlara enerji ile ilgili faydalı bilgiler paylaşıyoruz.

Ayrıca Akedaş olarak sporun ve sporcunun her zaman yanında olduğumuzu dile getirecek desteklerimiz devam ediyor.

Yalnızca spor kulüpleri değil, gençleri kötü alışkanlıklardan uzak tutarak spora yönlendirmeyi amaçlayan taraftar gruplarımızın da her yıl destekçisi oluyoruz.

Sosyal sorumluluk projelerimiz 2020 yılında da hız kesmeden devam edecek. Halkımızla buluşmaya, çocuklarımızla bir arada olmaya, gençlerimizi dinlemeye devam edeceğiz.

2019 yılı ekonomik anlamda nasıl geçti, enerji piyasasına nasıl bir etkisi oldu?

Enerji Sektörü de 2019 yılında serbest tüketici kavramını yeniden gündeme getirerek geleceğe yönelik bazı tahminler gerçekleştirilmesine sebep oldu.

Elektrik daha istikrarlı bir yol.

Dijitalleşme, şirketleri farklı sektörlere, toplumlara ve yaşamlara doğru kaydırmaktadır. Bunların hepsi bulunduğumuz çağda artık neredeyse tüm cihazların bağlantılı olmasından, insan-makine etkileşiminden, akıllı sistem ve ürünlerin varlığından kaynaklanmaktadır. Türkiye’de mevcut durumda bulunan arz fazlasının yakın gelecekte de devam etmesi ve üretim kapasitesinin toplam talebin 1,5 katına ulaşması beklenmektedir. Elektrikteki arz fazlalığı pazarlık gücünü tamamen tüketim tarafına vermekte, bu da tedarikçilerin mevcut durumda müşteri odaklı anlayışı benimseyerek geleceğe hazırlıklı olmaları gerektiğini göstermektedir.

Türkiye elektrik arzının 2023 yılı sonu itibarıyla en az %30’luk diliminin yenilenebilir kaynaklardan sağlanabilmesi hedeflenmektedir. Hedefler doğrultusunda 2017 Aralık sonu itibariyle 6.512 MW olan rüzgâr enerjisi kurulu güç kapasitesinin 2023 yılına kadar 20.000 MW’a yükseltilmesi hedeflenirken; 2017 yılı Aralık itibariyle Türkiye’nin 3.421 MW güneş enerjisi kurulu güç kapasitesine sahip olması, 2023 yılı hedefleri arasında gösterilen 5.000 MW güneş enerjisi kurulu güç kapasitesi hedefine güvenli şekilde ilerlediğini göstermektedir.

Tüm bu konvansiyonel elektrik dağıtım anlayışını değiştirici unsurlar bir arada düşünüldüğünde, dağıtım şebekesi içerisinde mikro-şebekelerin önem kazanacağı beklenmektedir. Yenilenebilir enerji tesislerine yönelik, ilgili tesisin kurulmasından itibaren 10 yıl boyunca elektrik alım garantisi sağlamakta olan YEKDEM ile birlikte Türkiye yenilenebilir enerji konusunda oldukça ilerlemiş, toplam yenilenebilir enerji kapasitesi son 10 yılda %250 artmıştır. Yenilenebilir enerjide azalan yatırım maliyetleri ile birlikte sunulan teşvikler yerine piyasa fiyatlarına dayalı yaklaşımlar ön plana çıkmaktadır. Tüm bu gelişmelerle birlikte gelecekteki yenilenebilir enerji yatırımlarının daha çok tüketiciler tarafından yapılması ve “kendi enerjisini üreten tüketici “ kavramının ortaya çıkması beklenmektedir. Dijital teknolojiler, elektrik tedarikçilerinin tüketici ihtiyaçlarını fark etmelerini ve iş modellerini geliştirmelerini sağlayarak önümüzdeki dönemde etkin bir rol oynayacaktır.

Yeni yılda Elektrik Sektöründe tedarikçi kalitesinin artması, tedarikçi ile tüketicinin arasındaki iletişimin son derece anlaşılır ve uygulanabilir olması ve her aşamada sorunsuz ilerlemesi faydalı olacaktır diye düşünüyorum.

Tüketicilerimizin tedarikçi seçebilme özgürlüğünü sınırlarıyla birlikte çok iyi öğrenebilmesi de yine iletişimdeki şeffaflıktan geçiyor diyorum.

Akedaş olarak 2020 yılı hedefleriniz ve beklentileriniz nelerdir?

Akedaş olarak 2020 yılı için hedefimiz; her yıl olduğu gibi müşterimizin memnuniyetlerini sürekli olarak artırmak.

Tasarruf konusunda oluşturmaya başladığımız bilinci geliştirerek yeni projelerde kullanmak.

Çocuklarımızla birlikte gençlerimizle de buluşabileceğimiz güzel etkinlikler gerçekleştirmek.

Ülkemizin sürdürülebilir kalkınma hedeflerini gerçekleştirmeye katkıda bulunmak.

Daha iyi bir yarın için sürekli çalışmaya devam etmek.

Sürdürülebilir bir bakış açısıyla, kurum kimliğimizle, bölgemize katkıda bulunmaya, bölgemizi kalkındırmaya devam etmek.

2020 yılı tedarikçiler için de tüketiciler için de iletişimin daha yoğun olacağı bir yıl olarak geçecek diye düşünüyorum. Akedaş olarak biz de bu gelişime hazırız, tüketicilerimizle iletişimimizin yoğun ve sürdürülebilir olacağı 2020 yılını yine tüketicilerimiz için hiç durmadan çalışmaya devam ederek karşılıyoruz.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER